Vedat Baykay
vedaybaykay@yandex.com

REDDETMEDEN BULAMAZSIN

23 Mart 2018 / Cuma 12:52:54 | YAZARLAR | Vedat Baykay

Hani Hz. İbrahim Rabbini ararken önce güneşe meyletti. Rabbim bu olsa gerek dedi. Güneş batınca anladı ki bu Rab olamaz. Sonra ay’a meyletti ay batınca anladı ki, ay’da Rabbi değilmiş. Yıldızlara meyletti.. Hayır.. Onlarda battı.. “Batan şeyler benim Rabbim olamaz.” dedi. Sonra onların bir yaratıcısı olduğunu düşündü ve işte “Rabbim O’dur” diyerek O’ndan başka tüm ilahları reddedip Allah’a ulaştı. Çünkü biliyordu ki reddetmeden bulamam..

Peki günümüz modern insanının güneşleri, ayları, yıldızları yok mu!? Bunları reddetmeden Allah’a nasıl ulaşacak!?

Modern insan parayı gördü. Dedi ki, her istediğimizi alabiliyoruz, konforumuzu sağlıyor, işimizi yaptırıyoruz. Olsa olsa Rab paradır. Kimimiz parasını kaybedince, iflas edince işlerini yaptıramamaya, konforunu kaybetmeye ve her istediğini alamamaya başladı.

Sonra dedi ki “Bu Rab olamaz!” Bu da zamanı gelince batanlardanmış”

Modern insan kadını/erkeği gördü. Dedi ki, şehvet, aşk, sevgi bunda. Bu olsa olsa Rab olur. Baktı ki şehvet kısa sürdü, aşk bitti, sevgi dumura uğradı, zedelendi. Doyurmadı.

Sonra dedi ki “Bu Rab olamaz!” Bu da zamanı gelince batanlardanmış”

Modern insan mevki ve makamı gördü. Diğer tüm Rab sandıklarının üzerinde bir gücü vardı. Parayı da, kadını da, bu olunca elde etmek daha kolay oldu. Dedi ki “Olsa olsa Rab bu olmalı.” Mevki ve makama tanzimde bulundu. Tam onun Rabliğine inanmıştı ki, işleri sarpa sardı, mevkice daha üstündekinin ona olan güveni sarsıldı, istemedi artık. Baktı daha üstündekinin oluru olmadan ben bir hiçim. Anladı.

Sonra dedi ki “Bu Rab olamaz!” Bu da zamanı gelince batanlardanmış”

Modern insan çocuğunu gördü. Çok sevdi. Üzerine titredi. Tüm dünyanın merkezinde çocuğu olduğunu varsaydı. Onun için çalıştı, çabaladı. O üzülmesin diye aldı, tıktı, tıkıştırdı. Aman canı yanmasın diye endişelere gark oldu. Baktı çocuk büyüdü, asi oldu, kahretti. Baktı çocuk büyümedi, hak vaki oldu, toprağa verdi. Hüzünle doldu. Kahroldu.

Sonra dedi ki “Bu Rab olamaz!” Bu da zamanı gelince batanlardanmış”

Modern insan “Ben” dedi. Benlik denizinde tuzlu su içmeye mahkum etti kendini. İçtikçe susatan, susattıkça içiren.. İçti susadı, susadıkça içti.  Baktı “ben”de tatmin etmedi. Doyurmadı..

Modern insan kamil insana doğru evrilme sürecinde, yazarında söylediği gibi fark etti ki, her bağlılığın beraberinde bir ayrılığı getirdiği ilkesine ulaşması gerekir: Çocuk sahibi olma lezzeti, beraberinde çocuğun hastalığı acısını, bozulması acısını, ölmesi acısını getirir. Maşuka kavuşma lezzeti, beraberinde ondan ayrılma acısını getirir. Servet lezzeti, beraberinde kaybetme korkusunu ve fakirlik acısını getirir. Ev sahibi olma lezzeti, beraberinde evi koruma kaygısını ve onu kaybetme acısını getirir. Gençliğe ihtiyaç bağı, beraberinde yaşlılık acısını getirir. Sağlık lezzeti, beraberinde hastalık acısını getirir...

Ve hidayete tabi olan insan anladı ki, bunları reddetmeden Allah’a ulaşamıyorum. Reddetti. La süpürgesiyle tüm ilahları süpürdü. İllallah eşiğinden geçip hakikat güneşinin sıcaklığında O’na ulaştı. Rabbini buldu. Allah dedi..

 

 

Tüm Yorumları Göster (0)