Abdülvasih Duran

NE PARALEL NE MERİDYEN

12 Aralık 2018 / Çarşamba 18:17:52 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

Sanırım hepiniz şu deve örneğini duymuşsunuz.Malum deveye sormuşlar “inişi mi seversin yoksa yokuşu mu?”.Deve  şöyle cevap vermiş:”Benim önüme  neden iki zorluk çıkarıyorsunuz.Düz yola ne olmuş ki!”

       Bilindiği gibi ülkemiz iki taraftan sıkıştırılmaya çalışılıyor.

-Biri Paralelciler:Yani FETÖ ve taraftarları.Bu hain çete 40 yıl boyunca bu ülkenin altını oymuş,en zeki gençleri ellerine geçirip beyinlerini yıkamış ve sonunda kendi insanına kurşun sıktırmıştı.

-İkincisi de Meridyenciler:Bunlar da  ülkeye kan kusturmuş ,inançlı insanların inançlarıyla yıllarca alay etmiş ve her türlü  baskıyı uygulamış guruplardır.        

      Paralelcilerden önce meridyenciler vardı. Bu taife bu ülkede defalarca darbe yapmış 1960 darbesinde Başbakan (Adnan MENDERES) ve bakanları idam etmiş hainlerdir.Bu taife 28 Şubat Post modern darbesi yapmış İmam-Hatip okullarının ve Kur’an kurslarının büyük ölçüde kapanmasına sebep olmuşlardı.Bu kapatma işini yaparken de  bilinçli yapmış çünkü kapanan İmam-Hatip okulları ve Kur’an Kurslarının yerine insanlar FETÖ’nun okullarına yönelmişlerdi.

      Paralelciler ile Meridyenciler ,tıpkı harita üzerinde ki gibi çok sık ve kısa aralıklarla kesişip buluşuyorlar.İkisinin de hedefi ve gayesi aynıdır.İkisi de hain,ikisi de eski Türkiye özlemini çekerler.İkisi de ülkenin kalkınmasını istemezler.İkisi de “İSTEMEZÜK”çüdürler.

       Paralelciler ve Meridyenciler fırsat buldukça sokak hareketleriyle ,onda başarılı olmazlarsa ,kanunları kullanarak,onda da başarılı olmazlarsa darbe yaparak,onda da başarılı olmazlarsa seçimlerle tekrar kaybettiklere yere gelmek isteyecekler.

        Paralelciler ve Meridyenciler hala canlı ve ayakta olduklarını ispat etmek için Başörtüsünün iptali için mahkemeye başvurma cesaretini gösterebiliyorlar.Bunların savcı ve hakimleri gerektiğinde kendilerini feda ederek devleti ve milleti zora sokacak kararlar alabiliyorlar.Yabancı ülkelerden suçluları almak için yazılması gereken isteme evrakını bile kasten eksik ve yanlış yazabiliyorlar.

        Bunlar “Biz buradayız,Biz hala ayaktayız” diyorlarsa devletini ve milletini seven bizlerin bunlara karşı “Biz daha çok buradayız ve biz var oldukça siz hiçbir zaman burada olamayacaksınız” demeliyiz.

        Bu karşı duruş sadece söz ile olmamalıdır.Meşru yönetime ve devlete destek olmamız gerekir.Herkes biliyor ki bu sefer ki seçimler sıradan bir mahalli seçimler değildir.Allah korusun bu seçimler kaybedildiği günün ertesi günü 15 Temmuz da yapamadıklarının zafer günleri olacaktır.O zaman artık ah vah etmenin faydası olmayacaktır.

      Sevgili Peygamberimiz (sav) “Mü’minin ferasetinden sakınınız çünkü o Allah’ın nuruyla bakar” buyurmaktadır.Yani:

-Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min kinini dininin önüne geçirmez.

- Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min ucuz bir dünyalık için İslam karşıtı insanlarla bir araya gelmez.

- Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min milletini geleceğini düşünür.Kundaktaki bebeğin geleceğini karartmaz.

- Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min eski Türkiye kalıntılarıyla,darbecilerle,örtü düşmanlarıyla,camileri ahıra çevirenlerle omuz omuza veremez dirsek teması kuramaz.

- Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min Allah’ın rızasını ön plana alır.Geçmişte çektikleri sıkıntıları unutmaz.

-Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min nerdeyse bir asır sonra  kavuştukları  haklarının yok olmasını istemez.

-Ve Resulullah’ın (sav) tasvir ettiği mü’min “NE PARALEL NE MERİDYEN” diyerek şu ayetlere kulak verip Din karşıtlarıyla dost olmaz.

 “Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”(Furkan-28)  ve

-“O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.”(Zuhruf-67).

      Bizden hatırlatılması.

Tüm Yorumları Göster (0)