Abdülvasih Duran

Dört Temel Hadis

24 Ekim 2019 / Perşembe 16:58:29 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

   İslam alimleri dört hadis için “Dinin Temelini Özetleyen” hadis demişlerdir.Gerçekten incelendiğinde bu hadisler İslam Ahlakının özeti şeklindedir.Sözünü ettiğimiz Hadis-i şerifler şunlardır:

1-“Din Nasihattır/Samimiyettir”.   İmanda, amelde ve ahlaki davranışlarımızda samimiyet olmalıdır. İmanımız taklitten, amelimiz gösterişten ve ahlaki davranışlarımız da yapmacıklıktan uzak olmalıdır. Yaptığımız her şeyin hesap gününde Allah´a arz edileceği bilinciyle, işlerimizi samimiyetle Allah için yapmalıyız. Yüce Allah şöyle buyuruyor:“Hâlbuki onlar, dini sadece Allah´a has kılarak ve birleyerek ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Ve namazı kılmakla, zekâtı vermekle emrolunmuşlardı.İşte bu dosdoğru dindir “(Beyyine,5 ).Müslüman her an Allah´ın gözetiminde olduğunu bilir. Bundan dolayı söz ve davranışlarına dikkat eder.

2-“Ameller ancak niyetlere göredir.Kişinin niyeti ne ise eline geçecek olan da odur”. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu hususu adeta şu  hadisiyle açıklığa kavuşturuyor: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır. Münafığın ameli ise niyetinden hayırlıdır. Herkes kendi niyetine göre amel işler. Mü’min hayır ve iyilik niyetiyle bir amel işlediğinde kalbinde bir nûr ve feyiz bulur.”  İkinci Hadisi şerif ise “Ameller sonuçlarıyla değerlendirilir”.Bu Hadisi şerif, bizlere yaptığımız işlerimizi gözden geçirmemizi, ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve zaman zaman kontrol etmemizi istemektedir.Bildiğiniz gibi gelirini giderini hesap etmeyen, hangi malın  çok satıldığına,hangisinin satılmadığına dikkat etmeyen bir esnaf kısa zamanda iflas eder.Tedavi gören bir insan da zaman zaman tahliller yaparak durumunu öğrenmeye çalışır.

3-“Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır.”  Kendisini doğrudan ilgilendirmeyen söz ve işlerle meşgul olmamak, müslümanın bilinçli olduğuna ve imanının olgunluğuna işarettir. İnsan, dünya ve ahireti için gerekli ve lüzumlu olan işlerle meşgul olmalıdır. İyi müslüman olabilmek için her şeyden önce kendisini ilgilendirmeyen fuzulî işlerle meşgul olmamak gerektiğine dikkat çekmektedir. Çünkü ömür kısadır ve hızla geçmektedir.

4-“Sizden biri, kendisi için sevdiğini (istediğini,din) kardeşi için de sevmedikçe (istemedikçe) gerçek îmâna eremez.” Bu hadis, gerçek bir mü’minin bencillikten, dünyalık toplama hırsından ve sadece kendini düşünmekten ne denli uzak, buna karşılık din kardeşleri başta olmak üzere, başka insanlara karşı ne ölçüde fedâkâr, yardımsever, şefkat  ve merhamet hisleriyle dolu olması gerektiğini ortaya koyucu niteliktedir. Bir insanın kendi öz nefsi için sevdiği ve istediği bir şeyi mü’min kardeşleri için de istemesi, bir sevgi toplumu oluşturmanın temel şartıdır. Bunun bir diğer şartı da müminlerin birbirlerini sevmeleridir.Nitekim Peygamberimiz Birbirinizi sevmedikçe gerçek mânada iman etmiş sayılmazsınız”   buyurarak bu gerçeği bir kez daha dile getirmiştir.

   Bu hadis-i şerif, bir müslümanın bencil, cimri olamayacağını ortaya koyuyor. Çünkü bencillik birlik olmayı engelleyen bir hastalıktır. Sadece kendini düşünen insan, başkaları ile paylaşmayı bilmediği için küçük kalmaya ve yalnızlığa mahkumdur. İslam, insanları işte  duygulardan kurtarıp, yüceltmek ve yükseltmek için; “Kendi nefsi için istenilen şey”in diğer insanlar için de istenmesi prensibini getirmiştir.

                                                                            Abdulvasih  DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)