Özer Yılmaz

Ahi Evran Ruhu

18 Mart 2020 / Çarşamba 15:04:55 | YAZARLAR | Özer Yılmaz

Çin'in Wuhan kentinde Aralık 2019'da bir canlı hayvan pazarından çıktığı düşünülen Covid-19 (Corona virüsü), küresel ölçekte son yılların en büyük sağlık krizine dönüşmüş durumda. Dünya genelinde her gün yeni hasta sayısı ve yeni ölüm sayısı açıklanıyor.

Covid-19'a karşı Türkiye'de de birçok tedbir alındı. Alınan bu tedbir sayesinde Türkiye’de ilk vaka 11 Mart’ta görüldü. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 Mart’ta Avrupa üzerinden Türkiye’ye gelen bir hastada corona virüsü tespit edildiğini duyurdu.

Bugüne dek Türkiye’nin kara komşuları İran, Irak, Ermenistan, Gürcistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Azerbaycan’da Covid-19vakası tespit edilmişti.

WHO'nun 44 bin hastaya dayandırdığı araştırma verilere göre virüsün bulaştığı kişilerin:

%81'i hafif atlatıyor

%14'ü ciddi geçiriyor

%5'i ağır hastalanıyor

Covid-19'dan ölenlerin oranı ise %1 ila %2 arasında. Hastalığın 9 yaşın altındaki çocuklarda pek görülmediği 80 yaş üzerinde ve solunum yolları hastalıkları olanlarda ise ölümcüllük oranının çok yükseldiği anlaşılıyor.

Covid-19 bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Sağlık açısından devletlerin kendi sosyal ve psikolojik yapıları gereği tedbirler alması çok doğal ve bu devletlerin birinci asli görevi. Sağlık yönünden alınan tedbirleri vatandaş olarak uymak durumundayız. Virüsün yayılımını engellemek için vatandaş olarak devletin aldığı kararlara destek olmalıyız. Bu vatandaş olmanın bir gereğidir.

11 Martta Ülkemizde Covid-19’un olduğu açıklandıktan sonra gerek sosyal medyadan gerekse yakın çevremde ki eş, dost ve arkadaşlarımdan aldığım duyumlardan marketlerde kuyruk olduğunu, rafların boşaldığını okudum, duydum. Bu duyuma pek itibar etmedim. Dedikodudur diyerek, yapılan asılsız yayınları da içimden kınadım. Benim açımdan hayat devam ediyordu, panik olmaya gerek yoktu. 14 Mart cumartesi günü ekmek ve peynir almak üzere evimin yanındaki bir markete uğramam gerekiyordu, bu vesileyle de ortaya atılmış iddiaların dedikodu olup olmadığına kendim şahit olacaktım. Markette şöyle bir tur attım, raflara baktım özellikle bazı ürünlerin yerlerinde yellerin estiğini gördüm. Bu durum duygularımda bir kırılmaya neden oldu aynı zamanda da içimden hayıflandım.

Hani biz Müslümandık

‘Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildi.’

Hani biz Türk’tük.

‘Çanakkale Savaşında su isteyip de, uzağında ki arkadaşının su istediğini duyan yaralının: ‘Suyu ona ver.’ Diyerek, arkadaşının susuzluğunu kendi susuzluğundan önce tutan o manevi, insani ve milli duygu.

Hani biz hem Müslüman hem de Türk’tük

Sabah dükkânını açıp da ilk siftahını yaptıktan sonra ikinci müşterisini geri çeviren ‘Ben sabah siftahımı yaptım, git komşumdan al diyen’ Ahi Evran ruhu

Ey kahraman, titre ve kendine gel kimse bu dünyadan 9 metre bezden fazlasını götürmüyor.

Tüm Yorumları Göster (0)