Haberimiz Genç Gazete Arşivinden
Tarih: 19 Aralık 2008
O tarihte alınan kararlar, İnegöl'de tütüncülüğün geleceğini bir anda belirsizliğe sürüklee.
İşte arşivden haberimiz!

İnegöl’de tütün üretimi durduruldu
Bugün mobilya sanayisiyle anılan İnegöl, geçmişte Türkiye’nin önemli tütün üretim merkezlerinden biriydi. 1940’lı yıllardan itibaren onlarca köyde ekilen tütün, binlerce kişinin doğrudan veya dolaylı geçim kaynağı haline gelmişti. Ancak 2008 yılına gelindiğinde alınan kararlar, ilçedeki tütüncülüğün geleceğini bir anda belirsizliğe sürükledi.

İnegöl’de tütün üreticilerini sarsan karar
Hükümetin tütün ekim alanlarını sınırlandırmasının ardından, aralarında İnegöl’ün de bulunduğu birçok yerleşim yerinde 2008 yılında TEKEL tarafından tütün ekimi yaptırılmayacağı yönünde bilgiler gelmeye başladı. Aynı dönemde tüccarların da İnegöl’de tütün alımından çekilmesi, geçimini bu üründen sağlayan köylülerde büyük endişeye yol açtı.
Çaresiz kalan üreticiler, Muhtarlar Derneği öncülüğünde konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşımaya karar verdi.

2005’te üretim yeniden canlanmıştı
2005 yılında Devlet Bakanlığı tarafından tütün ve tütün mamulleri üretimine ilişkin yapılan değişikliklerin ardından İnegöl, üretim sahası olarak gösterilen 181 ilçe arasında yer almıştı.
Geçmiş yıllarda uygulanan 200 kilogramlık kota nedeniyle üretim düşerken, 2005’te kotanın 1000 kilograma çıkarılması ilçede tütüncülüğü yeniden hareketlendirmişti.
Bu gelişmenin ardından İnegöl’de tütün üretimiyle uğraşan kişi sayısı 65’ten 498’e yükselmişti.
Yüzlerce çiftçi tüccara ve TEKEL’e üretim yapıyordu
2006-2007 yıllarında İnegöl’de 300 çiftçi tüccarlara yaklaşık 300 ton tütün sağlarken, 198 çiftçi de TEKEL’e yıllık yaklaşık 80 ton ürün veriyordu.
Ancak eski düzenlemenin süresinin dolması ve yeni düzenlemenin çıkmaması nedeniyle tütün üretimi yeniden belirsizliğe girdi.
Üreticiler, yeni dönemde tütün ekimine izin verilip verilmeyeceğini beklemeye başladı.
Köyden şehre göç yeniden gündeme geldi
İnegöl tütününün tüm sigara harmanlarında kullanılması zorunlu olan bir ürün olduğu ifade edilirken, üretimin durdurulması ihtimali özellikle kırsal bölgelerde büyük hayal kırıklığı oluşturdu.
Ekonomik sıkıntılar nedeniyle daha önce köylerden şehirlere göç eden bazı çiftçiler, verilen destekler sonrasında yeniden köylerine dönmüş ve geleceklerini tütün üretimine bağlamıştı.
Yeni karar ise bu üreticileri yeniden göç ihtimaliyle karşı karşıya bıraktı.

Kararı bekleyen köyler
Çavuşköy, Akhisar, Aşağıballık, Dipsizgöl, Dömez, Halhalca, Deydinler, Karagölet, Maden, Sungurpaşa, Şipali, Şehitler, Tekke, Bayramşah ve Soğukdere’de yaşayan üreticiler süreci yakından takip ediyordu.
Çavuşköy’de yılda 150 ton tütün üretiliyordu
Tütün üretiminin en yoğun olduğu yerlerden biri Çavuşköy’dü. Dönemin Çavuşköy Muhtarı Mustafa Ünal, köyde yılda yaklaşık 150 ton tütün üretildiğini açıklamıştı.

Ünal, 2005 yılında TEKEL’e tütün eken çiftçilere, ürettikleri miktar kadar 2006 ve 2007 yıllarında yeniden ekim izni verildiğini söyledi.
“İnegöl’de TEKEL’e tütün ekmek isteyip de ekemeyenler tüccara ekim yaptı. Şimdi tüccarın da alımdan çekilmesi üzerine ekiciler ortada kaldı.”

Mustafa Ünal, kararın Çavuşköy’de yaşayan üreticileri ciddi biçimde etkilediğini belirtti.
“Maalesef bu karar bizleri çok fazla üzmüştür. Köyümüzde insanlarımız geçimini tütüncülükle sağlıyordu. TEKEL’in tütün ekimi yaptırmamasıyla insanlarımız artık ne yapacaklar? Diğer tarım ürünlerinde köyümüzde verim alınamadığı için yine birçok köylümüz evine ekmek götürebilmek için şehre göç etmek zorunda kalacak.”
İnegöllü muhtarlar TBMM’nin yolunu tuttu
Muhtarlar Derneği İnegöl Şubesi Başkanı Zeki Bal, Bakanlığın aldığı kararın yeniden değerlendirilmesini istedi.
Bal, İnegöl’e bağlı 17 köyün mağduriyetinin giderilmesi amacıyla girişimde bulunacaklarını açıkladı.
9 Aralık 2008 tarihinde TBMM’ye giderek Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı ile görüşeceklerini belirten Bal, yapılacak yeni düzenlemede Bursa ve İnegöl’ün mutlaka yer alması gerektiğini savundu.

Bursa için 600 ton kota talebi
Zeki Bal, Bursa ili için 600 tonluk kota talep edeceklerini de açıkladı.
Bal’a göre, yalnızca bir önceki yıl TEKEL’e verilen ürün miktarına göre ekim hakkı tanınması halinde, tüccara tütün satan üreticiler ciddi mağduriyet yaşayacaktı.
“İl kotası verilmeyip ‘Bir önceki yıl tütün ekenler son ektiği sözleşme kilosu kadar tütün ekme hakkına sahiptir’ şeklinde önceki yıllarda olduğu gibi kanun çıktığında, tüccara tütün satışı yapan ekiciler ortada kalacaktır. Bu nedenle TEKEL’in alımının devam etmesini istiyoruz.”

Bal, tütüncülüğün özellikle maddi imkânları sınırlı köylüler için önemli bir geçim kapısı olduğuna dikkat çekti.
“Bugün tütün üretimini fakir köylülerimiz yapıyor. Maliyeti az olan tütüncülük 2005 yılında kota artırımıyla cazip hale getirilmişti. Ancak bugün aynı şeyi söylemek mümkün değil. 1940’lı yıllardan itibaren Türkiye’nin önemli tütün ekim alanlarından biri olarak gösterilen İnegöl’de bu yasağın uygulanması tütüncülüğü tamamen bitirecektir.”
İki yıl önce üretici tütün ekmeye teşvik edilmişti
2005, 2006 ve 2007 yıllarında İnegöl’de tütün üretiminin yeniden canlanması, dönemin Ziraat Odası Başkanı Niyazi Özbil’i de umutlandırmıştı.
Özbil, 16 Mart 2006 tarihinde TEKEL İşletmeleri’ne yaptığı ziyarette, tütün kotasının artırılmasının özellikle kırsal bölgelerde yaşayan üreticiler için önemli olduğunu söylemişti.
“Kotaların kalkmasını istiyoruz” demişti
Niyazi Özbil, Marmara Bölgesi’nde üretilen tütünün şark tipi tütün olduğunu ve tüm sigara harmanlarında kullanılması zorunlu bir ürün olarak değerlendirildiğini ifade etmişti.

“Bu tütün tüm sigara harmanlarında kullanılması zorunlu bir tütün. Bu nedenden dolayı Marmara Bölgesi’nde tütüncülük daha verimli hale gelecektir. Bizim istediğimiz kotaların kalkması ve tütüncülüğün yeniden canlandırılması. Bunu yavaş yavaş görmek güzel bir şey. Kırsal alandaki köylerimizde çiftçileri maliyeti düşük olan tütünü üretmeye davet ediyorum.”
İki yıl önce kota artışı nedeniyle tütün üretiminin teşvik edildiği İnegöl’de, 2008 yılının ilk günlerinde bu kez üretimin tamamen durup durmayacağı tartışılıyordu.
Belirlenen alan dışında tütün ekene hapis cezası gündemdeydi
Dönemin kanun tasarısında, belirlenen üretim alanlarının dışında tütün ekenlere 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyordu.
Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün yeniden yapılandırılmasına ilişkin tasarıda, tütün üretimine yönelik kurallara aykırı hareket edenler için çeşitli yaptırımlar yer alıyordu.

Fideler sökülecek, tütünlere el konulacaktı
Tütün tarımının serbest olduğu ilçeler dışında veya belirlenmiş üretim alanlarının dışında yapılan ekimlerde tütün fidelerinin sökülerek yok edilmesi öngörülüyordu.
Bu üretimi yapanlara 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve para cezası verilmesi gündemdeydi.
Tütünlerin toplanmış olması halinde ürünlere el konulması, ayrıca yine hapis ve para cezası uygulanması öngörülüyordu.
Ekim belgesi almadan üretim yapanların, belge aldığı halde izin verilen miktardan fazla tütün ekenlerin veya kayıtlı alan dışında üretim yapanların ürünlerine de el konulması planlanıyordu.

İnegöl’de tütüncülüğün kökleri 1940’lı yıllara uzanıyor
İnegöl’de tütün üretiminin geçmişi 1940’lı ve 1950’li yıllara kadar dayanıyor.
O yıllarda ilçeden dışarıya satılan başlıca ürünler arasında tütün, tahıl, kereste, koza, yaş sebze ve kuru meyve bulunuyordu.
Tütün üretiminin yaklaşık 45 köye yayılması üzerine 1967 yılında Gümrük ve Tekel Bakanlığı bünyesinde TEKEL Yaprak Tütün ve İşletme Atölyesi kuruldu.
Cerrah yolu üzerindeki TEKEL tesislerinin hikâyesi
Cerrah yolu üzerindeki TEKEL’e ait tütün depolarının bulunduğu alanda, 1990’lı yılların başında TEKEL’e bağlı Kibrit Fabrikası faaliyete geçirildi.
Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü ile Kibrit Fabrikası bir dönem birlikte faaliyet gösterdi.
1999 yılında Kibrit Fabrikası kapatıldı ve tesisleri Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğüne devredildi.
Bu tesisler 2004 yılı sonunda Uludağ Üniversitesine devredildi.
TEKEL Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü ise kendi eski yerinde faaliyetini sürdürerek İnegöl köylerinde tütün ekimi yaptırmaya devam etti.
Neden Bursa için 600 ton kota isteniyordu?
Üreticilerin Bursa için 600 tonluk kota istemesinin en önemli gerekçelerinden biri, il genelindeki tütün üretiminin önemli bölümünün İnegöl’de yapılıyor olmasıydı.
2005 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre üreticiler, bir önceki yıl teslim ettikleri tütün kadar üretim yapabiliyordu.
Tüccara ürün satanlar sistem dışında kalabilirdi
Yeni düzenlemenin de aynı esaslarla çıkması halinde yalnızca TEKEL’e ürün veren çiftçilerin üretim hakkı devam edecekti.
Tüccara tütün satan üreticiler ile yeni tütün ekmek isteyenler ise bu haktan yararlanamayacaktı.
Bazı üreticiler aynı anda hem TEKEL’e hem de tüccara ürün veriyordu. Örneğin TEKEL’e 300 kilogram, tüccara ise 600 kilogram ürün satan bir çiftçi, önceki sisteme göre yalnızca 300 kilogramlık üretim hakkı elde edebilecekti.
Üreticiler bu nedenle Bursa’ya 600 tonluk kota verilmesini, kotanın TEKEL tarafından dağıtılmasını ve önemli bölümünün İnegöl’deki çiftçilere ayrılmasını istiyordu.
İnegöl tütüncülüğünde bir dönemin sonuna doğru
Bir dönem yaklaşık 45 köye yayılan, 1967’de özel işletme atölyesinin kurulmasına neden olacak kadar büyüyen ve yüzlerce çiftçinin geçimini sağlayan İnegöl tütüncülüğü, 2008 yılına gelindiğinde tarihi bir kırılmayla karşı karşıya kalmıştı.
2005 yılında kota artışıyla yeniden canlanan ve üretici sayısı 65’ten 498’e çıkan sektör, yalnızca birkaç yıl sonra üretimin devam edip etmeyeceğinin tartışıldığı bir noktaya gelmişti.
O günlerde İnegöllü üreticilerin gözü TBMM’de yapılacak görüşmelere ve çıkacak yeni düzenlemeye çevrilmişti.

ARŞİVDEN HABER TARİH: 19.12.2008

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!













