Yunan kuvvetlerinin Kütahya'ya ilerleyişi sırasında oğlunu İnegöl'e gönderen Domaniçli Habibe Ana, yaşadığı acı olayla Milli Mücadele tarihinin unutulmaz kadın kahramanları arasında yer aldı.

Milli Mücadele yıllarında Anadolu'nun dört bir yanında vatan savunması için mücadele eden kadınlar, yalnızca cephe gerisinde değil, gerektiğinde silahlarıyla da direnişin içerisinde yer aldı. Domaniç'te yaşayan Habibe Ana'nın hikâyesi ise vatan sevgisi ve fedakârlığın en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Yunan kuvvetlerinin Domaniç üzerinden Kütahya'ya doğru ilerlediği dönemde bölge halkı düşmana karşı koymak için hazırlık yaparken, Habibe Ana da vatan sevgisini aşıladığı oğlunu silahlandırarak İnegöl'e gönderdi.
Ancak iddialara göre Habibe Ana'nın oğlu, vatana ihanet eden bir jandarma onbaşının sözlerine kanarak düşmana bilgi taşımaya başladı.
Oğlunun casusluk yaptığını öğrenince yola çıktı
Bir süre sonra oğlunun düşmana casusluk yaptığı haberini alan Habibe Ana, hiç tereddüt etmeden silahlarını kuşanarak atına bindi ve oğlunun bulunduğu yere gitti.
Oğlunu görmek istediğini söyleyerek yanına çağıran Habibe Ana, annesinin elini öpmek için yaklaşan oğluna sarılmak yerine, kara feracesinin yeninde sakladığı silahını çıkardı.
Anlatılanlara göre Habibe Ana, tek kurşunla oğlunu vurarak oradan ayrıldı. Ardına bakmadan uzaklaşan Habibe Ana'nın bu davranışı, vatan sevgisini her şeyin üzerinde tutan Anadolu kadınının fedakârlığını simgeleyen çarpıcı bir hikâye olarak anlatıldı.
Domaniç ve çevresinde Milli Mücadele dönemine dair anlatılan bu hikâye, kadınların Kurtuluş Savaşı sırasında üstlendiği rolün yalnızca cephe gerisindeki destekle sınırlı olmadığını da gözler önüne seriyor.

Kaynak: Şükufe Nihal, Domaniç Dağları'nın Yolcusu