İnegöl Belediyesi ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, kamu yöneticileri, belediye başkanları, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla İnegöl’de gerçekleştirildi.
Konferansta iklim değişikliğinin kentler, üretim, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınırken, yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi.
Konferansa geniş katılım sağlandı
Programa İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile davetliler katıldı.
Gün boyunca panel ve çalıştayların düzenleneceği konferans kapsamında, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği encümen toplantısının da İnegöl’de gerçekleştirilmesi planlandı.

“İklim değişikliği bugünün gerçeği”
Programda konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin geleceğe ait bir sorun olmaktan çıkarak günümüzün en önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini söyledi.
Kuraklık, orman yangınları, seller ve azalan su kaynaklarının iklim krizinin etkilerini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Taban, sorunun yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve kalkınmaya ilişkin boyutlarının da bulunduğunu ifade etti.
Taban, iklim değişikliğiyle mücadelenin tek bir kurum tarafından yürütülemeyeceğini vurgulayarak yerel yönetimler, merkezi idare, üniversiteler, sanayi kuruluşları, özel sektör ve sivil toplumun ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
“Çözüm çoğu zaman yerelde başlıyor”
İklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğunu ancak çözümün büyük ölçüde yerel düzeyde başladığını dile getiren Taban, COP İnegöl’ün ortak akıl ve ortak sorumluluk oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan COP31 Zirvesi’ne de değinen Taban, bu organizasyonun iklim mücadelesindeki küresel platformlardan biri olacağını belirtti.

İnegöl’ün üretim yapısına dikkat çekti
İnegöl’ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Taban, iklim değişikliğinin üretimin geleceğini de doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti.
Sürdürülebilir olmayan bir üretim modeliyle kalıcı bir gelecek kurulamayacağını belirten Taban, kentlerin başarısının artık yalnızca ekonomik büyüklükle değerlendirilmediğini söyledi.
Taban; karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alan, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesinin de ekonomik göstergeler kadar önemli hale geldiğini kaydetti.
Kaymakam Akpay: Ortak sorumlulukla hareket edilmeli
İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise konferansın yalnızca bir toplantı olmadığını, şehirlerin geleceği ile çocuklara bırakılacak çevrenin ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının ele alındığı önemli bir buluşma olduğunu söyledi.
Kuraklık, aşırı hava olayları, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulmasının kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluğunda bulunduğunu belirtti.

“İnegöl’de düzenlenmesi anlamlı”
Kapsamlı organizasyonun İnegöl’de yapılmasını önemli bulduğunu ifade eden Akpay, ilçenin sanayi, mobilya, tarım ve girişimcilik alanlarında Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğunu kaydetti.
Bu ekonomik yapının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla desteklenmesinin gelecek açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Tugay: Ortak bir yaklaşım oluşturulmalı
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yerel buluşmanın temel amacının iklim krizi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmek olduğunu söyledi.
Kamu kuruluşları başta olmak üzere iklim değişikliğiyle bağlantılı bütün kurumların ve yöneticilerin soruna aynı çerçeveden bakması gerektiğini belirten Tugay, uygulanacak politikalar konusunda görüş birliği oluşturulmasının önemine işaret etti.
İklim krizinin etkilerini sıraladı
İklim değişikliğinin 1970’li yıllardan bu yana tartışıldığını hatırlatan Tugay, küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte aşırı hava olayları, kuraklık, orman yangınları, su kaynaklarındaki azalma ve düzensiz yağışların daha görünür hale geldiğini anlattı.
Sorunun etkileri belirginleştikçe uluslararası toplumun iklim krizini daha ciddi biçimde değerlendirmeye başladığını belirten Tugay, Birleşmiş Milletler çatısı altında düzenlenen COP toplantılarında bilim insanları ve kamu kurumlarının verilerinin ele alındığını aktardı.
Tarım ve insan sağlığı da etkileniyor
İklim krizinin yalnızca hava sıcaklıklarını değil; tarımsal üretimi, insan sağlığını ve günlük yaşamı da etkilediğini belirten Tugay, ani yağışlar, fırtınalar, kuraklık ve aşırı sıcakların doğrudan veya dolaylı sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Tarımsal üretimde verim ve kalite kayıpları yaşanabildiğini ifade eden Tugay, iklim kaynaklı sorunların çalışanların sağlık durumunu ve iş performansını da olumsuz etkileyebildiğini dile getirdi.

Fosil yakıt ve karbon emisyonu vurgusu
Sanayi Devrimi ile birlikte fosil yakıt kullanımının, enerji tüketiminin ve atık üretiminin hızla arttığını anlatan Tugay, petrol, kömür ve doğal gaz kullanımının karbon emisyonlarına neden olduğunu söyledi.
Atmosferdeki sera gazı birikiminin iklim dengesini bozduğunu ifade eden Tugay, sanayileşmenin sağladığı refah ve konforun yanında çevresel maliyetlerin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Su stresi ve orman yangınları gündemde
Türkiye’nin farklı bölgelerinde su stresinin giderek daha fazla hissedildiğini belirten Tugay, geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında su kaynaklarında yaşanan değişimin daha net görüldüğünü söyledi.
Orman yangınları, tarımsal verim kayıpları, ürün hastalıkları, sel ve aşırı sıcaklıkların iklim krizinin günlük hayata yansıyan sonuçları arasında bulunduğunu ifade etti.
Konferansın panel ve çalıştaylarla devam edeceği, yapılacak değerlendirmelerle kentlerin iklim değişikliğiyle mücadele sürecine ilişkin yerel çözüm önerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiği bildirildi.





