Yeni nesil güneş penceresi, klasik panellerden farklı olarak yalnızca güneşe bağımlı değil. Gündüz dışarıdan gelen doğal ışık, gece ise ev ve ofislerde kullanılan yapay aydınlatma enerjiye dönüştürülüyor. Bu sayede hava kapalı olsa bile ya da gece saatlerinde de sistem çalışmaya devam ediyor. Araştırmacılar, bu özelliğin özellikle şehirlerde ve yüksek binalarda büyük avantaj sağlayacağını vurguluyor.

Şeffaf Ama Verimli Bir Yapı
Şeffaf güneş teknolojilerinin en büyük sorunu bugüne kadar ya camın kararması ya da renkleri bozmasıydı. Bu yeni sistemde ise camdan bakıldığında neredeyse normal bir pencere hissi korunuyor. Görünür ışığın büyük bölümü içeri girerken, insan gözünün fark etmediği ışık dalgaları elektrik üretiminde kullanılıyor. Böylece hem ferah ortam korunuyor hem de enerji elde ediliyor.
Teknolojinin Arkasındaki Akıllı Sistem
Geliştirilen pencerede özel bir optik yapı ile çift taraflı silikon güneş hücreleri birlikte çalışıyor. Bu yapı, görünmeyen ışınları seçerek enerji üretimine yönlendiriyor. Yapılan testlerde pencerenin ışık geçirgenliğinin oldukça yüksek olduğu, renklerin ise doğal haliyle algılandığı belirtiliyor. Bu da sistemi konutlar, ofisler ve hatta araç camları için uygun hale getiriyor.

Gelecekte Nerelerde Kullanılabilir?
Uzmanlara göre bu teknoloji özellikle enerji verimli binalarda önemli bir rol oynayabilir. Apartmanlar, plazalar, alışveriş merkezleri ve elektrikli araçlar için ciddi bir potansiyel taşıyor. Pencerelerin hem ışık alıp hem de elektrik üretmesi, ilerleyen yıllarda binaların kendi enerjisini kısmen ya da tamamen karşılamasının önünü açabilir.




