Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü öğretim görevlisi Yrd.Doç.Dr. Deniz Akpınar Çitli Maden Suyu konulu araştırmasında konuyu şöyle özetler:

GELİR KALEMİ OLDU
Osmanlı Devleti’nde maden sularının önemi ve değeri 1850’li yıllardan sonra anlaşılmaya başladı. Anadolu’da zengin maden suyu kaynakları olduğu keşfedilmeye başladı. Özelikle Bursa ve çevresi bu tabi zenginlikler bakımından önemli bir yerdi. Bu bölgede kaynağı keşf edildikten sonra İnegöl’e 10 km uzaklıktaki Çitli köyündeki "Çitli Maden Suları" öne çıkmaya başladı. Ahmed Vefik Paşa Anadolu Sağ Kol Müfettişliği görevini yürüttüğü sırada 1863’te Çitli Maden Sularını satın alarak kamulaştırdı. Bursa Guraba Hastahanesi’ne gelir kalemlerinden biri olarak uzun süre kamuya faydalı oldu.

İLK MADEN SUYU İŞLETMESİNE ÖRNEK
Bursa, İnegöl "Çitli Maden Suları" ülkemizin en eski ve özellikle kamu yararına yap işlet modeliyle işletilen ilk maden suyu işletmeleri örneği oldu. Kısa bir süre sonra Çitli Maden Suyu’na müteşebbisler ilgi duymaya başladı. Angelos tarafından maden suyunun iktisadi olarak değerlendirilmesinin bölge ve ülke için önemi ortaya koyuldu. Çitli suyu imtiyazı 26 Haziran 1867 tarihinde 12 sene müddetle Kirkor ile Angelosa verildi. Daha sonra, İnegöl kasabasında bulunan Çitli Maden Suları kaynaklarını işletme imtiyazı 9 Ocak 1872 tarihinde Della Sude Faik Paşa’ya verildi. Bu tarihten sonra adı gecen maden sularının 1902’ye kadar Faik Paşa işletmesini yaptı. Bu işletmeden elde edilen Çitli Maden Suları ülke içinde en fazla satılan maden sularından biri oldu. Özellikle İstanbul eczanelerinde aranan bir marka haline geldi. Sergilerde de ülkemizi madalya ile temsil etti. İşletmenin bulunduğu alana sosyal tesisler inşaa edildi. İnegöl ve çevresi bir cazibe merkezi oldu.

SAVAŞLAR ETKİLEDİ
Çitli Maden Suyu işletilmesi, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve iktisadi durumlardan dolayı özellikle Balkan Savaşları, Cihan Harbi ve Milli Mücadele savaşları nedeniyle, pek mümkün olamadı. Çitli maden pınarı Yunanlılar tarafından tahrip edildi. Bu tahribat ve bakımsızlıktan dolayı su azaldı ve kıymeti olmayan suların karışması ile Çitli Maden Suları değerini kaybetmeye başladı. İnegöl önemli bir iktisadi kaynaktan mahrum oldu. Şuan atıl bir durumdadır

ÇİTLİ OTELİ’NİN HİKAYESİ
İnegöllü tarihçi yazar Sinan Çuluk, Çitli Maden Suyu’nun yanına yapılan Çitli Oteli’nin yok oluş hikayesini şöyle derledi:
Çitli Maden Suyu işletmecisi Della Sudda Faik Paşa’nın büyük ümitlerle inşa ettirdiği Çitli Oteli’nin görünümüdür. İnegöl’ün modern yaklaşıma sahip ilk turistik otelidir. 16 metre yüksekliği, 35 metre ön cephe uzunluğu, 40 yataklı ve dört katlı ahşap otel devrine göre oldukça fazla sermayeye mal olmuş bir yatırımdır.

Faik Paşa’nın oteline çok özendiği ve önem verdiği bellidir. O devirde odalarında yorgan-döşek bulunan hanlarda konaklanır, birçok otelde bile yer yataklarında yatılırdı. Sadece büyük şehirlerde çok az otelde görülebilen “karyola” tabir edilir yatakları Avrupa’dan ithal etmiş, çarşaf, yorgan ve yatak takımı gibi tefrişat malzemelerini özel olarak imal ettirmişti.
Çitli Maden Suyu imtiyaz sözleşmesinin tadilinden sonra bu otelin inşa edilmesi işletmeciye zorunlu olarak kabul ettirilmiştir. Ayrıca bir de hamam inşaatı mecbur tutulmuşsa da işletmeci tarafından inşaatına başlanılmamıştır. Buna karşılık müşteri ve turist gelmesini sağlayacak Mudanya-Bursa demiryolu hattının Çitli’ye kadar uzatılması da hükümet tarafından taahhüt edilmiştir. Yapılması tasarlanan demiryolu sayesinde hem maden suyu kolaylıkla ve ucuza nakledilecek, hem de otel müşterileri için seri ulaşım sağlanacaktı.

İstanbul’un Bursa kaplıca ve içmelerine meraklı yerli turistlerinin, şöhretini zaten bildikleri ancak ulaşım imkânsızlıkları yüzünden gidemedikleri Çitli’de sağlık kürlerine rağbet göstermeleri kesindi. Kısa bir mesafe olmasına rağmen Bursa-Çitli arası demiryolu tasarıları bir türlü gerçekleşemedi. Müşterisi olmayan otel zamanla işçi pansiyonu ve şişe deposu haline dönüştü.
Kurtuluş Savaşı sonunda bozgun halinde ricat eden Yunan ordusu tarafından bomba ile patlatıldı ve yakıldı. Bir daha yerine yenisi yapılamadı.

Editör Hakkında