Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), kiralık taşınmazların ardından satılık konut ve arsa ilanlarını da kapsayacak şekilde genişletiliyor. Şubat ayı itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamayla birlikte, mülk sahipleri e-Devlet üzerinden yetki vermeden internet sitelerinde satılık ilan yayımlayamayacak.

Satılık İlanlara Yetki Şartı Geliyor
Emlak sektöründe şeffaflığı artırmak ve kayıt dışılığı önlemek amacıyla hayata geçirilen EİDS kapsamında, satılık taşınmaz ilanlarında da yetkilendirme zorunlu hale geliyor. Buna göre tapu sahibi, e-Devlet üzerinden taşınmazını seçecek ve çalışmak istediği emlak işletmesini yetkilendirecek. Bu işlem tamamlanmadan hiçbir dijital platformda satılık ilanı yayımlanamayacak.
Uygulamanın temel hedefleri arasında fiyat manipülasyonlarının önlenmesi, kayıt dışı aracıların sistem dışına çıkarılması ve tüketici mağduriyetlerinin azaltılması yer alıyor.

Uygulama Takvimi Açıklandı
EİDS, teknik uyum sürecinin sağlıklı ilerlemesi için kademeli olarak devreye alınacak. Belirlenen takvime göre:
-
1 Şubat 2025 itibarıyla pilot uygulama başlayacak. Bu aşamada İzmir, Antalya ve Sivas’taki satılık ilanlar için e-Devlet onayı zorunlu olacak.
-
15 Şubat 2025 tarihinden itibaren ise sistem tüm Türkiye genelinde geçerli hale gelecek. Yetki doğrulaması yapılmayan ilanlar sistem dışı kalacak ve özel ibareye sahip olmayacak.
Mülk Sahipleri İçin 3 Önemli Detay
-
e-Devlet üzerinden verilen yetkilendirme süresi en az 3 ay olacak. Süre uzatılabilecek veya iptal edilebilecek.
-
İlan platformlarındaki mülkiyet bilgileri, tapu kayıtlarıyla birebir eşleştirilecek. Böylece başkasına ait taşınmaz üzerinden ilan verilmesinin önüne geçilecek.
-
Doğrulaması yapılan ilanlarda “EİDS Yetki Doğrulaması Yapılmıştır” ibaresi yer alacak ve alıcılar bu logoya sahip ilanları tercih edebilecek.
“Kayıt Dışılık Bitecek”
Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu Başkanı Hacı Ali Taylan, uygulamanın sektörde önemli bir dönüşüm sağlayacağını belirterek, sistem sayesinde kaçak emlakçılığın sona ereceğini, sahte ilan karmaşasının ortadan kalkacağını ve hem fiyat istikrarının hem de tüketici güvenliğinin sağlanacağını ifade etti.






