Son yıllarda organ bağışıyla ilgili farkındalık artsa da “donör” kelimesinin tam olarak ne anlama geldiği hâlâ birçok kişi için net değil. Oysa bir donör, bir başkasına hayat olabilecek en büyük iyiliklerden birini yapan kişidir. Peki donör ne demek, donör nasıl olunur ve bu süreç nasıl işler?

Donör Nedir, Ne Anlama Gelir?

Donör; organ, doku, kan ya da hücrelerini kendi isteğiyle başka bir kişiye bağışlayan kişiye denir. Bu bağış sayesinde hayati bir organı görevini yapamayan hastalar yeniden yaşama tutunabilir. Günümüzde organ nakli, birçok hasta için artık son çare değil, doğrudan yaşam umudu anlamına geliyor.

Donörler iki şekilde olabilir:

  • Canlı donörler

  • Beyin ölümü gerçekleşmiş (kadavra) donörler

Her iki durumda da süreç, yasal kurallar ve etik ilkeler çerçevesinde yürütülür.

Donör Ne Demek Donör Nasıl Olunur, Kimler Donör Olabilir

Donör Türleri Nelerdir?

Donörlük, bağışın türüne göre farklı başlıklar altında değerlendirilir:

Canlı Donör:
Sağlıklı bir kişinin, kendi hayatını riske atmadan bir organını ya da organının bir bölümünü bağışlamasıdır. Genellikle akrabalık bağı aranır ancak özel durumlarda etik kurul onayıyla akraba dışı bağış da mümkündür.

Kadavra Donör:
Beyin ölümü gerçekleşmiş, ancak organları tıbbi olarak kullanılabilir durumda olan kişilerin, hayattayken verdikleri izin ya da aile onayıyla bağışçı olmasıdır.

Bunların dışında;

  • Kan donörü

  • Kök hücre (ilik) donörü

  • Böbrek, karaciğer, kornea gibi organ donörleri de bulunur.

Donör Nasıl Olunur?

Donör olmak sanıldığı kadar zor bir süreç değildir. Ancak her aşama titizlikle yürütülür.

1. Bilinçli Karar
İlk ve en önemli adım, bağış kararının tamamen gönüllü verilmesidir.

2. Sağlık Kontrolleri
Donör adayına detaylı sağlık taraması yapılır. Kan testleri, doku uyumu, enfeksiyon taramaları ve gerekirse psikolojik değerlendirme bu aşamada devreye girer.

3. Uyum Testleri
Alıcı ile donör arasında kan grubu ve doku uyumu araştırılır. Bu, naklin başarısı için hayati öneme sahiptir.

4. Resmi Onay ve Planlama
Tüm testler olumluysa ve gerekli onaylar alınmışsa süreç resmileşir ve nakil planlanır.

Organ bağışçısı olmak isteyenler, devlet hastaneleri veya organ nakli merkezlerinden Organ Bağış Kartı alabilir.

Donör Ne Demek Donör Nasıl Olunur, Kimler Donör Olabilir D

Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?

Modern tıpta birçok organ ve doku başarıyla nakledilebiliyor:

Böbrek Bağışı
En sık yapılan organ naklidir. Bir kişi tek böbrekle sağlıklı bir hayat sürdürebilir. Günümüzde ameliyatlar çoğunlukla kapalı yöntemle yapıldığı için iyileşme süreci oldukça kısadır.

Karaciğer Bağışı
Karaciğer kendini yenileyebilen nadir organlardan biridir. Canlı donörden alınan parça, hem donörde hem alıcıda kısa sürede eski fonksiyonuna kavuşur.

Akciğer Bağışı
Genellikle kadavradan yapılır. Çok özel durumlarda canlı donörlerden parça alınması mümkündür ancak bu nadiren uygulanır.

Kemik İliği ve Kök Hücre Bağışı
Günümüzde çoğunlukla ameliyatsız yöntemle yapılır. Kan bağışına benzer şekilde kök hücreler ayrıştırılır ve vücut kısa sürede kendini yeniler.

Donör Olma Süreci Nasıl İşler?

Donörlük sadece ameliyatla sınırlı değildir. Nakil sonrası süreç de yakından takip edilir. Donörün hem fiziksel hem psikolojik sağlığı uzun süre gözlemlenir. Sağlık ekipleri, bağışçının hayatını riske sokacak hiçbir duruma izin vermez.

Donörde Aranan Şartlar Nelerdir?

  • Genellikle 18–65 yaş arası olmak

  • Bulaşıcı hastalığa sahip olmamak

  • Ciddi kronik hastalıkların bulunmaması

  • Tamamen gönüllü olmak

  • Alıcıyla uyumlu kan ve doku yapısına sahip olmak

Kimler Donör Olamaz?

Kemik İliği Naklinde Yeni Dönem! Artık Sadece Kardeşten Nakil Şartı Yok
Kemik İliği Naklinde Yeni Dönem! Artık Sadece Kardeşten Nakil Şartı Yok
İçeriği Görüntüle
  • Aktif kanser hastaları

  • Kontrolsüz diyabet veya ağır kalp hastalığı olanlar

  • Ciddi böbrek ya da karaciğer yetmezliği bulunanlar

  • Bulaşıcı hastalık taşıyanlar

  • 18 yaş altı bireyler

Kesin karar, detaylı tıbbi incelemeler sonucunda hekimler tarafından verilir.

Donör Olmanın Zararı Var mı?

Her tıbbi işlemde olduğu gibi donörlükte de bazı riskler vardır ancak modern tıpta bu riskler oldukça düşüktür. Uzun vadede donörlerin yaşam kalitesinde kalıcı bir düşüş beklenmez. Donör sağlığı, her aşamada önceliklidir.

Kaynak: Haber Merkezi