Hakkari’deki Cilo-Sat Dağları’nda zirve tırmanışı yaparken irtibatın kesildiği 61 yaşındaki emekli astsubay ve dağcı Yüksel Işık, cansız bedenine ulaşılmasının ardından memleketi Bursa’da düzenlenen askeri törenle toprağa verildi.
Türk bayrağına sarılı naaşı askerlerin omuzlarında taşınan Işık’ın cenaze törenine ailesi, asker arkadaşları, dağcılık camiasından isimler ve arama kurtarma ekiplerinin temsilcileri katıldı.

Zirveye tek başına devam etti
BUDAK Dağcılık Kulübü üyesi olan, yaklaşık 30 yıldır lisanslı dağcılık ve rehberlik yaptığı belirtilen Yüksel Işık, dağcı arkadaşı Sedat Türe ile 13 Temmuz Pazartesi günü Cilo-Sat Dağları’na gitti.
İki dağcı, saat 13.00 sıralarında Cennet Cehennem Vadisi’ndeki Bala Süpha Dürek Zirvesi’ne doğru tırmanışa başladı. Yaklaşık 3 bin metreye kadar birlikte ilerleyen ikiliden Türe, yorulduğunu belirterek tırmanışa devam edemeyeceğini söyledi.
Işık ise tırmanma ipini yanına alarak zirveye tek başına çıkmayı sürdürdü. Yaklaşık iki saat sonra zirveye ulaştığı belirtilen Işık, saat 15.05’te WhatsApp üzerinden ailesini görüntülü aradı.

Son görüşmesinde buzulları gösterdi
Yüksel Işık’ın görüntülü görüşme sırasında ailesine zirvedeki buzulları ve çevredeki dağları gösterdiği aktarıldı.
Arkadaşı Sedat Türe’nin aşağıda kendisini beklediğini söyleyen Işık’ın, hava kararmadan geri dönmesi gerektiğini belirttiği öğrenildi. Vadide telefonun çekmediğini ifade ederek ailesinden endişelenmemelerini isteyen Işık’tan bu görüşmenin ardından haber alınamadı.
Işık’ın dönüşünü bekleyen Sedat Türe, uzun süre sonuç alamayınca kamp alanına geçti. Arkadaşının kamp alanına da dönmediğini gören Türe, yaklaşık 7 saatlik yürüyüşün ardından bölgeden inerek güvenlik güçlerine kayıp ihbarında bulundu.

Arama çalışması başlatıldı
İhbarın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne iletilmesi üzerine bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekipler, zorlu arazi ve hava koşullarında Işık’a ulaşmak amacıyla geniş çaplı arama kurtarma çalışması yürüttü.

Tırmanma ipi bir hafta sonra bulundu
Aramaların birinci haftasında köy korucuları tarafından buzula saplanmış ve gergin halde bir tırmanma ipi bulundu. Yapılan incelemede ipin Yüksel Işık’a ait olduğu belirlendi.
Korucular, Işık’ın çapanın saplı olduğu noktadan yaklaşık 61 metre aşağıda bulunduğunu tespit etti. Ancak gerekli teknik ekipman olmadığı için bölgeye inilemedi.
Daha sonra olay yerine ulaşan AFAD ve jandarma ekipleri ile Bursa’dan arama çalışmalarına katılmak üzere giden dağcılar, Işık’ın bulunduğu noktaya indi. Yapılan kontrolde deneyimli dağcının hayatını kaybettiği belirlendi.
Yoğun çalışmaların ardından Işık’ın cansız bedeni bulunduğu yerden alınarak aşağıya indirildi.

Evinden helallik alındı
Hakkari’de düzenlenen askeri törenin ardından Bursa’ya getirilen Yüksel Işık’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, askerler eşliğinde Ataevler Mahallesi Ata Caddesi’ndeki evine götürüldü.
Burada dualar okunarak ailesi ve yakınlarından helallik alındı. Işık’ın naaşı daha sonra askerlerin omuzlarında Fatih Sultan Mehmet Camii’ne taşındı.

Aile kabristanına defnedildi
Yüksel Işık için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Işık’ın cenazesi, tören sonrasında Fethiye Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi.
Törende güçlükle ayakta duran eşi Müzeyyen Işık ile kızı Asya Işık’ı yakınları teselli etti.
Eşinin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılan Müzeyyen Işık, “Hakkım sana helal olsun. Sen bana masal gibi bir hayat yaşattın. Sana veda etmiyorum, çünkü her gün ziyaretine geleceğim.” sözleriyle gözyaşı döktü.
Cenaze törenine askeri erkânın yanı sıra Yüksel Işık’ın aynı dönemden asker arkadaşları ile arama kurtarma ekiplerinin yöneticileri de katıldı.





