Bursa'nın Yıldırım ilçesinde kahvehane çıkışında iki arkadaşa yönelik düzenlenen, İbrahim Çelik'in hayatını kaybettiği ve Zekeriya Ç.'nin ağır yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin davada sanıklar hâkim karşısına çıktı. Bursa 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar birbirlerini suçlarken, Fatih K., Hakan N.'nin kendisine "Bu işi yapmam gerekiyordu. Para verdim bu işe" dediğini iddia etti. Mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve firari iki sanığın yakalanması için müzekkere yazılmasına karar verdi.

Duruşmaya tutuklu sanıklar Müjdat D., Batuhan Ö., Hakan N. ve Fatih K. ile saldırıdan yaralı kurtulan Zekeriya Ç., hayatını kaybeden İbrahim Çelik'in babası Süleyman Ç., eşi Hilal Ç. ve taraf avukatları katıldı.

Kahvehane çıkışında silahlı saldırı: İbrahim Çelik hayatını kaybetti

Olay, 6 Şubat 2026 tarihinde saat 22.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi'nde meydana geldi.

Kahvehaneden ayrılarak araçlarına doğru yürüyen İbrahim Çelik ve Zekeriya Ç.'ye bir otomobilden art arda ateş açıldı. Saldırıda iki arkadaş ağır yaralanırken, saldırganlar olay yerinden kaçtı.

Hastaneye kaldırılan İbrahim Çelik, 6 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Zekeriya Ç. ise saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.

Silahlı saldırı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Bursa'daki Kahvehane Cinayeti Davasında Sanıklar Birbirini Suçladı! Bu Işe Para Verdim (1)

Polis 280 saatlik kamera kaydını inceledi

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırganların tespit edilmesi amacıyla farklı güvenlik kameralarına ait toplam 280 saatlik görüntüyü incelemeye aldı.

Yapılan çalışmalarda şüphelilerin, "ikiz plaka" olarak bilinen plakaları kullandıkları 3 farklı araçla olay yerine geldikleri ve saldırının ardından araç değiştirerek İstanbul'a kaçtıkları belirlendi.

Bursa ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerden E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Müjdat D., Batuhan Ö., Hakan N. ve Fatih K. ise tutuklandı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, firari sanık Adnan A.'nın saldırıyı azmettirdiği, Taner A.'nın ise İbrahim Çelik ve Zekeriya Ç.'yi takip ederek kahvehaneden çıktıkları sırada diğer sanıklara telefonla haber verdiği öne sürüldü.

Dört tutuklu sanığın "Kasten öldürme" ve "Kasten öldürmeye teşebbüs" suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı.

Sanık Batuhan Ö.: "Silah seslerini duydum, nereden geldiğini bilmiyorum"

Duruşmada savunma yapan Batuhan Ö., olay sırasında otomobili kullandığını ancak saldırıyı görmediğini ileri sürdü.

Yiğitler Mahallesi'ne Fatih K.'yi almak için gittiklerini anlatan Batuhan Ö., navigasyonla ilerlediği sırada Müjdat D.'nin yönlendirmesi üzerine sağa döndüğünü söyledi.

Batuhan Ö., "Sağa döndüğümde 6-7 el silah sesi geldi. Seslerin nereden geldiğini bilmiyorum. Müjdat D. 'Aracı sür' diye seslendi. Çok korktum, bize ateş açıldı diye seslendim. Yolda giderken vurulup vurulmadığımı kontrol ettim" dedi.

Saldırının ardından Fatih K.'nin lüks bir araçla yanlarına geldiğini belirten Batuhan Ö., yolculuk sırasında Fatih K.'nin araçtan bazı eşyalar alarak kanala attığını gördüğünü ancak bunların ne olduğunu bilmediğini iddia etti.

Kendisini iyi hissetmediği için uyuduğunu söyleyen sanık, uyandığında İstanbul'da olduklarını öne sürdü.

Bursa'daki Kahvehane Cinayeti Davasında Sanıklar Birbirini Suçladı! Bu Işe Para Verdim (2)

Mahkeme başkanından sanığa sert tepki

Batuhan Ö.'nün saldırıyı görmediğini ve olayın ayrıntılarını ancak ertesi gün sorduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı savunmadaki çelişkilere dikkat çekti.

Mahkeme başkanı, "Dönüş güzergahında olduğu için görüş açında. Nasıl görmedin? Hadi görmedin, 24 saat sonra İstanbul'da ne olduğunu soruyorsun. Aklı başında insan 5 dakika sonra sorar, şehir değiştiriyorsun sorgulamıyorsun. Sanki 6 yaşında bir insanın elinden tutuyorlar da götürüyorlar" ifadelerini kullandı.

Fatih K.'den dikkat çeken iddia: "Zayıfı niye vurdun?"

Sanık Fatih K. ise saldırıyla ilgisinin bulunmadığını savunarak Batuhan Ö. ve Müjdat D.'nin olayın ardından yanına geldiklerini iddia etti.

Silah atışı yapmak amacıyla gittiği tarlada bulunduğu sırada Batuhan Ö.'nün maskeli şekilde otomobille geldiğini öne süren Fatih K., araçta Müjdat D.'nin de olduğunu söyledi.

Batuhan Ö.'nün otomobilin plakasını söktüğünü belirten sanık, iki kişinin kendi aracına bindiğini ve diğer otomobili tarlada bıraktıklarını anlattı.

Fatih K., yolculuk sırasında iki sanığın kendisine silah uzatarak araçta koyabilecekleri bir yer olup olmadığını sorduklarını ileri sürdü.

Bu sırada Batuhan Ö.'nün Müjdat D.'ye "Zayıfı niye vurdun? Şişkoyu vuracaktın" dediğini iddia eden Fatih K., silahlardan korktuğu için soru soramadığını savundu.

Sanık, Müjdat D.'nin kendisini götürmeye zorladığını, yolda polis kontrolüyle karşılaşması halinde polise sığınmayı düşündüğünü söyledi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, gişelerde polis noktası bulunduğunu hatırlatarak neden böyle bir girişimde bulunmadığını sordu.

Fatih K.'nin o gün polis bulunmadığını söylemesi üzerine mahkeme başkanı, "Her gişede polis noktası var" diyerek tepki gösterdi.

Bursa'daki Kahvehane Cinayeti Davasında Sanıklar Birbirini Suçladı! Bu Işe Para Verdim (3)

"Bu işi yapmam gerekiyordu, para verdim"

Fatih K., savunmasının devamında Batuhan Ö.'nün doğruyu söylemediğini öne sürdü.

Olayın ertesi günü dönüş yolunda Batuhan Ö.'nün Hakan N. ile telefonla görüştüğünü belirten Fatih K., görüşmenin ardından İznik'e gittiklerini anlattı.

Fatih K., Hakan N.'ye kendisini neden bu olayın içine soktuğunu sorduğunu belirterek şu iddiada bulundu:

"Ben Hakan'a 'Beni niye böyle bir işin içine soktun' dediğimde 'Boş ver kardeşim böyle oldu. Bu işi yapmam gerekiyordu. Para verdim bu işe' dedi. Beni bu işte kullandılar."

Hakan N. suçlamaları kabul etmedi

Duruşmada savunma yapan Hakan N. ise saldırıyla ilgisinin olmadığını belirterek olayı sosyal medyadan öğrendiğini ileri sürdü.

Ehliyetinin daimi olarak iptal edildiğini, bu nedenle Batuhan Ö. ile İstanbul'a gittiklerini anlatan Hakan N., burada Müjdat D.'yi aldıklarını ve Bursa'ya döndüklerini söyledi.

Olaydan bir gün sonra ailesiyle birlikte İznik'te bungalov evlerde tatil yaptığını belirten Hakan N., Fatih K.'nin kendisini araması üzerine araç teslimi için konum gönderdiğini ifade etti.

Hakan N., "Olayı yakalanmadan önce duydum. Ama kimin yaptığını bilmiyordum. Doğruyu bilen yalnız Allah, herkes bir şey diyor. 10 aydır tutukluyum. Şirketim iflas etti. Aile düzenim bozuldu. Tahliyemi, olmazsa adli kontrol şartıyla serbest bırakılmamı talep ediyorum" dedi.

Tutuklu sanıklardan Müjdat D. ise duruşmada susma hakkını kullandı.

Saldırıdan yaralı kurtulan Zekeriya Ç.: "Ateş eden Müjdat'tı"

Mahkemede söz alan Zekeriya Ç., hayatını kaybeden İbrahim Çelik ile firari sanık Adnan A. arasında daha önceden anlaşmazlık bulunduğunu anlattı.

Zekeriya Ç., İbrahim Çelik'ten öğrendiği kadarıyla, Çelik'in tanıdığı bir kişi ile Adnan A. arasında arazi anlaşmazlığı yaşandığını, Çelik'in arabuluculuk yapmak için gittiği görüşmede kafe devriyle ilgili alacağını da gündeme getirdiğini söyledi.

Bu görüşmede tartışma çıktığını ve silahların çekildiğini öne süren Zekeriya Ç., İbrahim Çelik'in telefonuna kurşun isabet ettiğini aktardı.

Saldırı anını da anlatan Zekeriya Ç., şu ifadeleri kullandı:

"Kahvehaneden çıktığımız sırada ben İbrahim ağabey ile arkadan geliyordum. O sırada silahlar ateşlendi. Ben ayağımdan ve kalçamdan yaralandım, İbrahim ağabey vefat etti. Ateş eden Müjdat'tı, şikayetçiyim."

Bursa'daki Kahvehane Cinayeti Davasında Sanıklar Birbirini Suçladı! Bu Işe Para Verdim (4)

Acılı babadan 10 milyon liralık alacak iddiası

Hayatını kaybeden İbrahim Çelik'in babası Süleyman Ç. de duruşmada oğlunun ölümünden önce kendisine bazı isimler verdiğini iddia etti.

Sanıkların hiçbirini tanımadığını belirten baba, oğlu ile Adnan A. arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir alacak meselesi bulunduğunu ileri sürdü.

Süleyman Ç., "Oğlumun Adnan'dan yaklaşık 10 milyon lira civarında alacağı vardı. Birlikte bir kafe işletiyorlardı. Devir sırasında Adnan oğluma, 'Ben alacağımı alayım, senin paranı sonra hallederiz' demiş. Adnan'ın borcu buradan geliyor" dedi.

Oğlunun hastanede kendisiyle konuştuğunu öne süren Süleyman Ç., açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Refakat sırasında oğlum bana kendini vurduranın Adnan olduğunu, organize edenin de Hakan olduğunu söyledi. Hakan'ın Adnan'a 15 milyon lira borcu varmış. Adnan da borcuna karşılık bu işi yapmasını teklif etmiş. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim."

"Kahvehanede bizi gözetlediklerini fark ettik"

Duruşmada dinlenen tanıklardan Muhammet Mustafa Ç. de olay günü ağabeyi İbrahim Çelik ile kahvehanede bulunduğunu söyledi.

Kahvehanede oturdukları sırada bazı kişilerin kendilerini izlediğini fark ettiklerini anlatan tanık, şunları kaydetti:

"Kahvehanede otururken, köşe masada bizi gözetlediklerini fark ettik. Rahatsız olduk. Ağabeyimin arkadaşının şantiyesine gidip, orada oturmaya karar verdik. Kahvehaneden çıkarken olay gerçekleşti."

Firari iki sanık için yakalama çalışması yapılacak

Duruşmada mahkeme başkanı, iddianamede yer alan olay öncesi takip iddialarına da değindi.

İddianamede Taner A.'nın İbrahim Çelik ile Zekeriya Ç.'yi takip ettiği ve kahvehaneden çıktıkları sırada diğer sanıklara telefonla haber verdiğinin öne sürüldüğü belirtildi.

Mahkeme heyeti, saldırıyı azmettirdiği iddia edilen firari sanık Adnan A. ile mağdurları takip ettiği öne sürülen Taner A.'nın yakalanması amacıyla müzekkere yazılmasına karar verdi.

Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: İHA