Bursa’da klasik otobüslere duyulan ilgi, yıllar içinde kapsamlı bir koleksiyon ve müze projesine dönüştü. Yaklaşık 4-5 yıl önce Bilal Acar’ın satın aldığı bir otobüsü restorasyon için Ahmet Canbaz’a getirmesiyle başlayan çalışmalarda araç sayısı 16’ya ulaştı.
1950 ve 1960’lı yıllarda kullanılan otobüsleri yeniden ayağa kaldıran Acar ve Canbaz, amaçlarının yalnızca eski araçları korumak değil, Türkiye’nin toplu taşıma tarihini gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirtti.
Tek otobüsle başlayan koleksiyon büyüdü
Bilal Acar’ın ilk aracı satın almasının ardından farklı dönemlere ait otobüsler de koleksiyona dahil edilmeye başlandı.
Başlangıçta tek bir aracın restorasyonu için yola çıktıklarını anlatan Acar, zaman içerisinde “Bunu da alalım, şunu da alalım” diyerek koleksiyonu genişlettiklerini ve 16 otobüse ulaştıklarını söyledi.
Araç sayısının artması üzerine koleksiyonun müzeye dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı.

Orijinal parçalar yurt içi ve yurt dışından bulunuyor
Klasik otobüslerin restorasyonundaki en büyük zorluklardan birini, üretimi yıllar önce sona eren orijinal parçaların bulunması oluşturuyor.
Restorasyon ustası Ahmet Canbaz ile Bilal Acar, araçları mümkün olduğunca üretildikleri dönemdeki özelliklerine uygun hale getirmek için Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da parça arıyor.
Bazı parçalar Almanya’dan temin edilirken, uzun yıllar depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanmış parçalar da araştırılarak araçlara kazandırılıyor.
Nadir parçaların bulunması kimi zaman yıllar sürebiliyor.
Parçalar adeta yapboz gibi birleştiriliyor
Restorasyonu yapılan araçlar arasında 1966 model Mercedes-Benz otobüs de bulunuyor. Aracın orijinal Hella stop lambaları ile Mercedes 321 modeline ait orijinal far ve stop parçalarının araştırmalar sonucunda bulunduğu belirtildi.
Bazı parçaların ise restorasyon çalışmalarının başlamasından yıllar önce satın alınarak saklandığı aktarıldı.
Bulunan her orijinal parça, yıllar sonra adeta bir yapbozun eksik parçası gibi ait olduğu araçla yeniden buluşturuluyor.

Bir otobüsün restorasyonu 2 yılı bulabiliyor
Tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirilen restorasyonlarda tek bir otobüsün tamamlanması yaklaşık 1-2 yıl sürebiliyor.
Araçların üretimlerinin üzerinden onlarca yıl geçmiş olması nedeniyle bulunamayan parçalar restorasyon süresini daha da uzatabiliyor.
Çalışmalarda temel hedef, her otobüsü mümkün olduğunca kendi döneminin teknik ve görsel özelliklerine uygun şekilde yeniden hayata geçirmek.
“Geçmişi göstermemiz lazım”
Bilal Acar, kurulması planlanan müzeyle geçmişteki ulaşım şartlarını yeni nesillere göstermek istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kendimiz de toplu taşımacılığın nereden nereye geldiğini bizden sonraki nesillere göstermemiz lazım. İnsanlar 1950’li yıllarda bulunan otobüslerle Doğu’dan, Karadeniz’den İstanbul’a iki günde, üç günde gelmiş. Bunları yaşatmamız lazım. Bizden sonraki nesillerin bunları görmeleri lazım.”

16 otobüs için müze hazırlığı
Koleksiyonun daha geniş ve düzenli bir alanda sergilenmesi amacıyla İzmit’te yaklaşık 3 dönümlük bir alan üzerinde proje çalışması yürütülüyor.
Gerekli onayların alınmasının ardından alanda ofis, restorasyon atölyesi ve klasik otobüslerin korunacağı kapalı bölümler oluşturulması planlanıyor.
Projenin hayata geçirilmesiyle ziyaretçilerin yalnızca tarihi otobüsleri görmesi değil, Türkiye’de toplu taşımanın yıllar içerisinde geçirdiği değişimi de yakından incelemesi hedefleniyor.
Acar ve Canbaz, “Geçmişe sahip olmak güzel bir şey. Geçmişi unutmadan ilerlemek daha da güzel bir şey” anlayışıyla klasik otobüsleri gelecek nesillere ulaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor.




