Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki bir alışveriş merkezinde bulunan restoranın müdürü, tedarikçiye yapılacak 15 bin TL'lik ödemenin kendi banka hesabına aktarılması nedeniyle tazminatsız işten çıkarıldı. İşe iade talebiyle açtığı davayı ilk derece mahkemesinde kazanan müdürün lehine verilen karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından kaldırıldı. İstinaf mahkemesi, işverenin fesih işlemini haklı bularak davanın reddine hükmetti.

Restoran müdürünün tedarikçi değişikliği sırasında şirketin ilgili birimine kendi IBAN bilgisini göndermesiyle başlayan olay, yargıya taşındı. İlk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin farklı kararlar verdiği davada, işçinin işverene karşı doğruluk ve bağlılık yükümlülüğü belirleyici oldu.

Tedarikçiye ödenecek 15 bin TL müdürün hesabına yatırıldı

Olay, Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki bir alışveriş merkezinde faaliyet gösteren restoranda meydana geldi.

Restoran müdürü, çalıştığı şubenin manav tedarikçisini değiştirmek istedi. Şirket merkezi ise yeni tedarikçinin kaşeli unvan bilgilerini ve banka hesap numarasını talep etti.

İddiaya göre müdür, yeni tedarikçiye ilişkin belgelerde banka hesap bilgisi olarak kendi IBAN numarasını bildirdi.

Şirketin finans birimi tarafından yapılan 15 bin TL'lik ödeme, manav tedarikçisi yerine restoran müdürünün hesabına aktarıldı.

Aradan zaman geçmesine rağmen parasını alamayan tedarikçi, şirket merkeziyle iletişime geçti. Ödemenin gerçekleştirildiğini belirten finans birimi, yaptığı kontrolde paranın müdürün şahsi hesabına gönderildiğini tespit etti.

Yaşananların ardından işveren, restoran müdürünün iş sözleşmesini 17 Aralık 2022 tarihli yazılı bildirimle tazminatsız feshetti.

Restoran müdürü: Yanlışlıkla kendi IBAN'ımı gönderdim

Yaklaşık 4 yıldır çalıştığı iş yerinden çıkarılan müdür, Bursa 8. İş Mahkemesinde işe iade davası açtı.

İş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden bulunmadan sona erdirildiğini savunan davacı, tedarikçi değişikliği sırasında yoğunluk nedeniyle yanlışlıkla kendi banka hesap numarasını gönderdiğini ileri sürdü.

Yeni tedarikçinin adını, e-posta adresini ve telefon numarasını doğru bildirdiğini belirten müdür, IBAN bilgisindeki hatanın kasıtlı olmadığını ifade etti.

Davacı ayrıca şirketin muhasebe biriminin de ödeme öncesinde gerekli kontrolleri yapmadığını savundu.

Tedarikçinin unvanı bilinmesine rağmen kendi adına kayıtlı banka hesabına ödeme yapıldığını belirten müdür, olaydan yalnızca kendisinin sorumlu tutulduğunu ileri sürdü.

İşverenin eşit davranma, ölçülülük ve feshin son çare olması ilkelerine aykırı hareket ettiğini iddia eden davacı, mahkemeden işe iadesini istedi.

Müdür ayrıca 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ile 4 aylık brüt ücret tutarında boşta geçen süre ücretine ilişkin talepte bulundu.

İşveren: Güven ilişkisi zedelendi

Davalı şirket ise müdürün savunmasını kabul etmedi.

Şirket avukatı, restoran yöneticisinin satın alma departmanına yeni tedarikçinin bilgilerini ilettiğini, imzalı ve kaşeli evrakla birlikte kendi IBAN numarasını gönderdiğini belirtti.

Sisteme yapılan tanımlamanın ardından 15 bin TL'nin davacının hesabına aktarıldığını ifade eden şirket, bu işlemin işçinin sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu savundu.

İşveren ayrıca müdürün kullandığı bilgisayarın ve e-posta adresinin şirkete ait olduğunu, bu nedenle kişisel banka hesap bilgisinin söz konusu bilgisayarda bulunmasının olağan olmadığını ileri sürdü.

İş ilişkisindeki güvenin ortadan kalktığını belirten şirket, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etti.

İlk mahkeme işe iade kararı verdi

Tarafların iddialarını değerlendiren Bursa 8. İş Mahkemesi, restoran müdürünün açtığı davayı kabul etti.

Mahkeme, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine hükmetti.

Ancak davalı şirket, ilk derece mahkemesinin kararına itiraz ederek dosyayı istinafa taşıdı.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozdu

Dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmadı.

Daire, restoran müdürünün tedarikçiye ait olması gereken banka hesap bilgisi yerine kendi IBAN numarasını bildirmesini değerlendirdi.

İstinaf mahkemesi, bu işlemin amacının tedarikçiye yapılacak ödemenin davacının hesabına aktarılmasını sağlamak olduğu sonucuna vardı.

Kararda, söz konusu davranışın işverenin tedarikçiler karşısındaki güvenilirliğini tartışmalı hale getireceği ve davacının tedarikçiye gönderilmesi gereken parayı geçici süreyle kullanmasına imkân sağlayacağı belirtildi.

“Doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı”

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, restoran müdürünün davranışını işverene karşı doğruluk ve bağlılık yükümlülüğü kapsamında değerlendirdi.

Mahkemenin kararında şu ifadeler yer aldı:

“Davacının bu eylemlerinin işverene karşı doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırılık teşkil ettiği tereddütsüz olup fesih 4857 sayılı yasanın 25/II-e md sine uygun olup mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyecek gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.”

İstinaf mahkemesi, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine hükmederek Bursa 8. İş Mahkemesinin işe iade kararını kaldırdı.

Kararın sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

“Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 8. İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle reddine karar verilmiştir.”

Böylece restoran müdürünün ilk derece mahkemesinde kazandığı işe iade davası, istinaf incelemesinin ardından reddedilmiş oldu.

Kaynak: İHA