Bursa'da Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen "Pembe Kurdelenin Ötesinde: Meme Kanseri ve Yas Çemberi" etkinliği, farklı deneyimlere sahip kadınları bir araya getirdi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi'nde gerçekleştirilen programda meme kanserinin psikolojik ve duygusal etkileri, hastalık sürecinde yaşanan kayıplar ve yasla başa çıkmada dayanışmanın önemi ele alındı.
Etkinliğe meme kanseriyle mücadele eden, tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan, hastalık nedeniyle bir uzvunu kaybeden ve yakınlarını meme kanseri nedeniyle kaybetmiş kadınlar katıldı.
Kadınlar, yaşadıkları süreçleri ve duygularını paylaşarak benzer deneyimlerden geçen diğer katılımcılarla bir araya geldi.
Meme kanserinin duygusal etkileri konuşuldu
Programda meme kanserinin yalnızca fiziksel sağlığı değil, hastaların ve yakınlarının psikolojik durumunu da etkileyen bir süreç olduğu üzerinde duruldu.
Katılımcılar, hastalık döneminde yaşadıkları kayıpları, karşılaştıkları güçlükleri ve bu süreçlerin hayatlarında bıraktığı izleri anlattı.
Yoga ve çigong uygulamalarının da yer aldığı etkinlikte kadınlara duygu ve düşüncelerini ifade edebilecekleri bir ortam sunuldu.
Sevgi Baysal: "Yas, yalnızca ölümle ortaya çıkan bir duygu değil"
Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, etkinliğin meme kanseri farkındalığının psikolojik ve duygusal boyutuna odaklandığını belirtti.
Yas duygusunun yalnızca bir yakının kaybıyla sınırlı olmadığını ifade eden Baysal, hastalık nedeniyle yaşanan bedensel değişimlerin ve geride bırakılan yaşamın da yas sürecinin bir parçası olabileceğine dikkat çekti.
Baysal, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Yas, yalnızca ölümle ortaya çıkan bir duygu değil. Sağlıklı bedenimizin kaybı, sevdiğimiz insanları kaybetmek ya da geride bıraktığımız bir hayatın ardından duyduğumuz özlem de yasın bir parçası."

"İşin ruhsal boyutuna odaklanmak istedik"
Meme kanseri farkındalığı kapsamında ay boyunca hastalığın fizyolojik yönüne ilişkin çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Baysal, bu buluşmada farklı bir konuya dikkat çekmek istediklerini söyledi.
Osmangazi Belediyesi ve Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak kadınların duygularını paylaşabilecekleri bir ortam oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Baysal, katılımcıların birbirlerini dinlediği ve deneyimlerine tanıklık ettiği bir program gerçekleştirdiklerini anlattı.
Baysal, ortak deneyimlerin paylaşılmasının ve kadınların birbirlerine destek olmasının etkinliğin temel amaçları arasında bulunduğunu ifade etti.
Serap Pazarcık: "Yas, topluluk içinde de paylaşılabilen bir süreç"
Etkinlikte yer alan Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yoga Eğitmeni Serap Pazarcık ise yas duygusunun çoğu zaman konuşulmaktan kaçınılan konular arasında bulunduğunu belirtti.
Kadınların yaşadıkları kayıpları ve duyguları paylaşabilmeleri amacıyla bir çember oluşturduklarını anlatan Pazarcık, bu ortamın katılımcıların birbirlerinin deneyimlerine tanıklık etmesine imkân sağladığını söyledi.
Pazarcık, "Çember, birbirimize tanıklık ettiğimiz bir alan. Yas, özellikle konuşmaktan kaçındığımız konuların başında geliyor. İçimizde bir yerlerde hissediyoruz ancak çoğu zaman dile getirmiyoruz" dedi.
Yasın yalnızca bireysel olarak yaşanan bir duygu olmadığını vurgulayan Pazarcık, topluluk içinde paylaşılmasının da mümkün olduğunu ifade etti.
Yoga ve çigong uygulamalarıyla duygularını ifade ettiler
Programda kadınların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine yönelik çalışmalara yoga ve çigong uygulamaları da eşlik etti.
Serap Pazarcık, bu uygulamalarla katılımcıların bedenlerini de paylaşım sürecine dahil ettiklerini belirtti.
Etkinliğin yalnızca sözlü paylaşımlardan oluşmadığını aktaran Pazarcık, kadınların birbirlerini dinleyerek ortak deneyimler etrafında buluştuğunu söyledi.
Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından gerçekleştirilen program, meme kanseriyle mücadelede hastalığın fiziksel boyutunun yanı sıra yaşanan duygusal süreçlerin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.





