Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı, Bursa Ulu Camii’nin yerli ve yabancı turistlere tanıtılma biçimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bazı turist rehberlerinin tarihî camiyi bir hat müzesi olarak nitelendirmesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Şanlı, Ulu Camii’nin her şeyden önce ibadet edilen bir mabet olduğunu hatırlattı.

Hat sanatının Ulu Camii’nin önemli kültürel değerlerinden biri olduğunu belirten Şanlı, bu eserlerin caminin tarihî ve manevi kimliğinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Şanlı, "Hat sanatımız elbette bu eşsiz mabedin duvarlarını süsleyen, ecdadımızın sanatını ve Kur’an-ı Kerim’e duyduğu hürmeti yansıtan kıymetli bir mirastır. Ancak Ulu Camii’ni yalnızca hat eserleriyle tanıtmak, onun tarihini, manevi kimliğini ve asıl işlevini eksik anlatmaktır" ifadelerini kullandı.

“Lütfen Bursa Ulu Camii’ni bir müze gibi tanıtmayın”

Turist rehberlerine çağrıda bulunan Hilmi Şanlı, ziyaretçilere yapılan bilgilendirmelerde caminin ibadet işlevinin geri planda bırakılmamasını istedi.

Şanlı, "Buradan bütün turist rehberlerimize açık ve samimi bir çağrıda bulunuyorum. Lütfen Bursa Ulu Camii’ni bir müze gibi tanıtmayın. Bu mübarek mabedin ruhunu, manevi kimliğini ve ibadet mekânı oluşunu gölgede bırakmayın" dedi.

Bursa Ulu Camii Için Turist Rehberlerine Çağrı “Bir Hat Müzesi Değildir” (2)

Ulu Camii’nin tarihî ve manevi önemini hatırlattı

Bursa Ulu Camii’nin Niğbolu Zaferi’nin ardından Yıldırım Bayezid Han tarafından yaptırıldığını hatırlatan Şanlı, yapının İslam medeniyetinin önemli eserlerinden biri olduğunu belirtti.

Caminin asırlardır ibadet amacıyla kullanıldığını vurgulayan Şanlı, "Bu kubbelerin altında yalnızca sanatın izleri değil, nesiller boyunca yaşatılmış bir iman ve kulluk geleneği vardır" diye konuştu.

Turist rehberlerinin sorumluluğuna dikkat çekti

Rehberliğin yalnızca tarihî yapıların mimarisini ve sanat eserlerini anlatmakla sınırlı olmadığını ifade eden Şanlı, ziyaretçilere bu eserlerin taşıdığı kültürel ve manevi değerlerin de aktarılması gerektiğini söyledi.

Şanlı, "Rehberlik, yalnızca görüneni tarif etmek değil, görünenden daha derin olan anlamı da doğru biçimde anlatmaktır. Bir rehber, Ulu Camii’nin hat levhalarını göstermekle yetinmemeli; bu levhaların hangi inanç dünyasının içinde anlam kazandığını da anlatmalıdır" ifadelerini kullandı.

Turist rehberlerinin tarihî ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Şanlı, kullanılan ifadelerin ziyaretçilerin Bursa ve kentin tarihi hakkındaki değerlendirmelerini etkilediğini dile getirdi.

Şanlı, camiyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere doğru bilgi verilmesinin yanı sıra mekânın kutsiyetine ve ibadet işlevine saygılı bir tanıtım yapılmasının da önemli olduğunu kaydetti.

Bursa Ulu Camii Için Turist Rehberlerine Çağrı “Bir Hat Müzesi Değildir” (3)

“Bursa Ulu Camii bir hat müzesi değildir”

Açıklamasının sonunda Bursa Ulu Camii’nin mimari özellikleri ve hat eserleriyle önemli bir tarihî miras olduğunu ancak öncelikle ibadet mekânı olarak değerlendirilmesi gerektiğini yineleyen Hilmi Şanlı, şu ifadeleri kullandı:

"Bursa Ulu Camii bir hat müzesi değildir. Hat eserleriyle bezeli, tarihî ve mimari bakımdan eşsiz; fakat her şeyden önce ibadet edilen, dualarla yaşayan, manevi değeri asırları aşan bir mabettir. Gelin, bu aziz eseri bütün yönleriyle tanıtalım. Tarihini doğru aktaralım, sanatını takdir edelim, manevi kimliğini koruyalım."

Şanlı, Ulu Camii’nin tarihî, kültürel ve manevi değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.

Kaynak: İHA