Bilim dünyası, adı pek duyulmayan ama sonuçları son derece ağır olabilen bir mikroorganizma için alarm veriyor. Halk arasında “beyin yiyen amip” olarak bilinen Naegleria fowleri, nadir görülmesine rağmen yakalandığında neredeyse her zaman ölümle sonuçlanan bir enfeksiyona yol açabiliyor. Uzmanlara göre iklim değişikliği, bu tehlikeyi önümüzdeki yıllarda daha görünür hale getirebilir.

Toprakta Da Var Suda Da Var

Naegleria fowleri, “serbest yaşayan amipler” grubunda yer alıyor. Yani yaşamak için insan ya da hayvan vücuduna ihtiyaç duymuyor. Göller, nehirler, sıcak su kaynakları, durgun su birikintileri ve hatta toprak bu amiplerin doğal yaşam alanı. Tek hücreli olmalarına rağmen çevre koşullarına çok hızlı uyum sağlayabiliyor, şekil değiştirerek hareket edebiliyorlar.

Bilim İnsanlarından Uyarı! “Beyin Yiyen Amip” Sessiz Ama Son Derece Ölümcül, Risk İklimle Birlikte Artıyor (1)

“Beyin Yiyen Amip” Ne Kadar Tehlikeli?

Bu amibi asıl korkutucu yapan şey, burundan girerek beyne ulaşması. Enfeksiyon genellikle yüzme ya da dalma sırasında, amipli suyun burun yoluyla içeri girmesiyle başlıyor. Amip, sinir yollarını takip ederek beyne ulaşıyor ve burada ciddi doku hasarına neden oluyor. Ortaya çıkan hastalık çok hızlı ilerliyor ve ölüm oranı yüzde 95 ila 99 arasında değişiyor.

Önemli bir nokta şu:

  • Bu amip su içilerek bulaşmıyor.
  • İnsandan insana geçmiyor.

Ancak nadir de olsa yeterince klorlanmamış musluk sularında tespit edildiği biliniyor. Özellikle burun yıkama işlemlerinde musluk suyu kullanılması geçmişte vakalara yol açmış durumda. Bu yüzden uzmanlar, burun temizliğinde mutlaka steril, damıtılmış ya da kaynatılıp soğutulmuş su kullanılmasını öneriyor.

Yok Edilmesi Neden Zor?

Her Gün Duş Almak Sandığınız Kadar Masum Değil! İleri Yaşlarda Cildiniz Alarm Veriyor
Her Gün Duş Almak Sandığınız Kadar Masum Değil! İleri Yaşlarda Cildiniz Alarm Veriyor
İçeriği Görüntüle

Naegleria fowleri uygun klorlama ile etkisiz hale getirilebiliyor. Ancak iş uygulamaya gelince durum o kadar kolay değil. Çünkü bu amipler, su tesisatlarının içinde oluşan ve “biyofilm” denilen kaygan tabakalara tutunabiliyor. Bu tabakalar, klor gibi dezenfektanların amibe ulaşmasını zorlaştırıyor.

Ayrıca sıcaklık arttığında amipler kendilerini “kist” adı verilen sert bir kabuk içine alarak uzun süre hayatta kalabiliyor. Bu da onları çevresel koşullara karşı daha dayanıklı hale getiriyor.

Sadece Kendisi Değil, Taşıdıkları Da Tehlikeli

Serbest yaşayan amipler yalnızca kendileriyle değil, adeta bir “taşıyıcı” gibi davrandıkları mikroplarla da risk oluşturuyor. Bazı bakteriler ve virüsler bu amiplerin içinde saklanabiliyor. Bu durum, mikropların çevrede daha uzun süre canlı kalmasına ve hatta tedaviye direnç kazanmasına zemin hazırlayabiliyor.

Bilim İnsanlarından Uyarı! “Beyin Yiyen Amip” Sessiz Ama Son Derece Ölümcül, Risk İklimle Birlikte Artıyor (2)

İklim Değişikliği Tehlikeyi Nasıl Büyütüyor?

Uzmanlara göre küresel ısınma, Naegleria fowleri için adeta yeni yaşam alanları açıyor. Suların ısınmasıyla birlikte bu amip, daha önce görülmediği bölgelerde ortaya çıkabiliyor. Ilık ve sıcak tatlı su alanlarının genişlemesi, riskin coğrafi olarak yayılmasına neden oluyor.

Bir diğer sorun ise şu: Çoğu ülkede su sistemleri bu tür amipler açısından düzenli olarak test edilmiyor. Çünkü hem çok nadir görülüyorlar hem de tespitleri özel ve maliyetli analizler gerektiriyor.

Risk Nasıl Azaltılabilir?

Uzmanların önerileri net ve basit:

  • Sıcak havalarda göl, nehir ve durgun tatlı sularda başı suya sokmamaya çalışın.
  • Yüzme sırasında burun klipsi kullanın.
  • Burun yıkama işlemlerinde kesinlikle güvenli su tercih edin.
  • Bakımı düzenli yapılan havuzları kullanın.
  • Kontakt lens hijyenine dikkat edin.
  • Evlerde sıcak su tesisatlarının bakımını ihmal etmeyin.

Tatlı suyla temas sonrası şiddetli baş ağrısı, ateş, mide bulantısı, ense sertliği gibi belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ