Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, New York’ta Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (KSK) 70’inci oturumu kapsamında düzenlenen yan etkinliklere katıldı.
“Adaletin Geleceği: Kadınların Adalete Erişimini Güçlendiren Teknolojik Yaklaşımlar” başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, kadınların adalete erişimi söz konusu olduğunda teknolojik kapasite ile hak temelli yaklaşımın birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Filistin’de yaşanan gelişmeler nedeniyle kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkının ağır şekilde ihlal edildiğini belirten Göktaş, çatışmalar, insani krizler, iklimle bağlantılı afetler ve zorunlu yerinden edilmelerin kadınlar ile kız çocuklarını orantısız biçimde etkilediğini söyledi.
“Adalet, teknolojik değişime uyum sağlayabilmelidir”
Küresel ölçekte yaşanan çok boyutlu krizlerin kadınlara yönelik eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurgulayan Göktaş, bu durumun adalete erişimi daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti.
Adalet sistemlerinin değişen şartlara uyum sağlaması gerektiğini belirten Göktaş, “Adalet toplumsal krizlerin yaşandığı, teknolojik dönüşümün hızlandığı ve eşitsizliklerin derinleştiği dönemlerde de erişilebilir olmalıdır. Kadına yönelik şiddet söz konusu olduğunda adalet mekanizmalarına erişimde yaşanan her gecikme kadınların güvenliği açısından ağır sonuçlar doğurabilmektedir” dedi.
Türkiye’nin bu alanı temel politika öncelikleri arasında gördüğünü belirten Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede önleme, koruma, destek ve güçlendirme başlıklarının birlikte ele alındığını ifade etti.
Göktaş, 6284 sayılı Kanun kapsamında kadınların koruyucu ve önleyici tedbirlere ücretsiz şekilde ve delil şartı aranmadan ulaşabildiğini belirterek, şiddete maruz kalan ya da risk altında bulunan kadınlar için uzaklaştırma, geçici koruma, barınma, maddi destek, sağlık hizmeti ve psikososyal destek gibi tedbirlerin hızlı şekilde uygulanabildiğini söyledi.
“Kadınların adalete erişimini güçlendirmeye kararlıyız”
Dijital dönüşümün kadınların adalete erişiminde yaşanan gecikmeleri azalttığını ifade eden Göktaş, kurumlar arası koordinasyonun da bu süreçte güçlendiğini belirtti.
Teknolojinin doğru yönlendirilmesi halinde kadınlar için daha kapsayıcı bir adalet sistemi oluşturulabileceğini vurgulayan Göktaş, “Türkiye olarak güçlü siyasi irade, sahada aktif çalışan sosyal hizmet yapımız ve teknolojinin sorumlu kullanımıyla kadınların adalete erişimini güçlendirmeye kararlıyız” dedi.
“Bakım, aile refahını güçlendiren ortak bir sorumluluktur”
Bakan Göktaş, “Erkeklikler, Aile Refahı ve Şiddetin Önlenmesi: Daha Adil Topluluklar İçin Toplumsal Normların Yeniden Düşünülmesi” başlıklı yan etkinlikte yaptığı konuşmada ise şiddetin önlenmesi ve aile refahının güçlendirilmesinin küresel ölçekte ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Ailenin adalet duygusunun ve birlikte yaşama iradesinin şekillendiği en temel toplumsal yapı olduğunu belirten Göktaş, erkeklik anlayışının güç ve tahakküm üzerinden değil sorumluluk, empati ve karşılıklı saygı çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Şiddetin kalıcı şekilde önlenmesinin sosyal normlarda köklü bir zihniyet dönüşümüyle mümkün olduğunu belirten Göktaş, “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu doğrultusunda aile içi sorumlulukların daha dengeli paylaşıldığı bir toplumsal yapı hedeflediklerini ifade etti.
“Kadınların liderlik kapasitesini güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz”
Temasları kapsamında NEYAD-Nil Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen tezhip sergisini de ziyaret eden Bakan Göktaş, daha sonra “Kadınların Güçlenmesine Yönelik Eğitsel Yollar: Liderlik ve Katılım” başlıklı etkinlikte konuştu.
Kadınların eğitime erişiminin ekonomik hayata ve karar alma süreçlerine katılımı güçlendirdiğini belirten Göktaş, kız çocuklarının ve kadınların özellikle STEM alanlarında daha güçlü biçimde yer almasının stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi kapsamında bugüne kadar bin 864 kadın mühendislik öğrencisine destek verildiğini belirten Göktaş, genç kadınların eğitimlerini sürdürmelerine ve mesleki hayata hazırlanmalarına katkı sağlandığını söyledi.
Yapay zeka ve veri bilimi alanlarında kadınları destekleyen programların geleceğin liderlik alanlarına yapılan önemli yatırımlar olduğunu belirten Göktaş, dijital ve ekonomik uçurumların kapatılmasının kadınların güçlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.





