Bugün benzin, motorin, LPG fiyatları ne kadar? 30 Eylül Akaryakıt fiyatları
Bugün benzin, motorin, LPG fiyatları ne kadar? 30 Eylül Akaryakıt fiyatları
İçeriği Görüntüle

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175’inci maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Resmî Gazete’de yayımlanan karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası ise tamamen kaldırılmadı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi.

AYM’nin 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156 ve K.2026/131 sayılı gerekçeli kararı, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptal kararı oy çokluğuyla alındı.

Süreç Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusuyla başladı

Karara konu süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurmasıyla başladı.

AYM, yaptığı incelemede söz konusu ibareyi Anayasa’nın 2, 5 ve 17’nci maddelerine aykırı bularak iptal etti.

Karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek

Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin hemen yürürlükten kaldırılmasının oluşturabileceği hukuki boşluğu dikkate aldı.

Bu nedenle iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

Buna göre “süresiz olarak” ibaresine yönelik iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu tarihe kadar mevcut hüküm yürürlükte kalacak. Karar ayrıca mevcut nafaka yükümlülüklerinin 30 Eylül 2026 itibarıyla kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.

AYM'den süre ve ölçülülük vurgusu

Anayasa Mahkemesi gerekçesinde, boşanma nedeniyle geçimini sağlayamayacak duruma düşen eşin ekonomik olarak korunmasını meşru bir amaç olarak değerlendirdi.

Bununla birlikte nafaka yükümlülüğünün herhangi bir ölçüt belirlenmeden süresiz biçimde öngörülmesinin, nafaka yükümlüsü açısından ağır bir külfete dönüşebileceğine dikkat çekildi.

Mahkeme, mevcut düzenlemenin hâkime somut olayın özelliklerini ve haklı nedenleri dikkate alarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlandırma konusunda yeterli imkân vermediğini değerlendirdi.

AYM'ye göre kanunda bazı durumlarda nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasına, özel koşullarda ise daha uzun süreli veya yaşam boyunca devam etmesine imkân verecek açık ve öngörülebilir ölçütlerin bulunması gerekiyor.

Nafaka süresi belirlenirken hangi kriterler dikkate alınabilir?

Gerekçeli kararda nafakanın süresinin belirlenmesinde somut olayın koşullarının dikkate alınmasına olanak veren bir sistem oluşturulması gerektiğine işaret edildi.

Bu kapsamda evliliğin süresi, tarafların yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile nafaka alacaklısının ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi kriterlerin değerlendirilebileceği belirtildi.

Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmadı

AYM kararı, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin tamamını ortadan kaldırmıyor.

İptal edilen bölüm yalnızca maddenin birinci fıkrasında bulunan “süresiz olarak” ibaresi.

Dolayısıyla boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilmesine ilişkin hukuki düzenleme varlığını sürdürüyor.

Karar ayrıca nafakanın bundan sonra kaç yıl ödeneceğine ilişkin doğrudan bir süre de belirlemiyor. Yeni sistemin ayrıntıları yapılacak yasal düzenlemelerle şekillenecek.

TBMM'nin yeni düzenleme yapması bekleniyor

İptal kararının yürürlüğe girmesi için tanınan dokuz aylık dönem, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir hukuki çerçeve oluşturulmasına imkân tanıyor.

Bu süreçte nafakanın hangi şartlarda süreli olacağı, hangi durumlarda daha uzun süre devam edebileceği ve mevcut nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği gibi konular yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecek.

Yoksulluk nafakası nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebiliyor.

Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise şart olarak aranmıyor.

Yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara tanınan bir hak değil. Kanunda belirtilen şartları taşıyan erkekler de yoksulluk nafakası talebinde bulunabiliyor.

Mevcut düzenlemede nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde irat biçimindeki nafaka kendiliğinden sona eriyor. Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması mümkün bulunuyor.

Süresiz nafaka düzenlemesi ne zaman geldi?

Yoksulluk nafakasındaki süre sınırı, 1988 yılında yapılan kanun değişikliğiyle kaldırıldı.

2001 yılında kabul edilen ve 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda da boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın gerekli şartları taşıması hâlinde “süresiz olarak” nafaka isteyebileceğine ilişkin düzenleme korundu.

AYM’nin son kararıyla birlikte bu ifadeye ilişkin mevcut sistem 30 Haziran 2027 itibarıyla değişecek.

Kaynak: www.ntv.com.tr