Amasya Deprem Bölgesi Mi?

Amasya, Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre orta riskli iller arasında yer alıyor. İl genelinde ağırlıklı olarak 3. ve yer yer 2. derece deprem riski bulunuyor. Bunun temel nedeni, Amasya’nın Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakın bir konumda olması. Bu fay hattı, Türkiye’nin en aktif ve en büyük deprem üreten faylarından biri olarak biliniyor.
Geçmişte Amasya ve çevresinde hissedilen depremler, bölgenin tamamen risksiz olmadığını açıkça gösteriyor.

Amasya Deprem Bölgesi Mi Amasya’da Deprem Riski Yüksek Olan Yerler Nereler (1)

Amasya’da Deprem Riski Yüksek Olan Yerler Nereler?

Amasya’da deprem riski ilçelere göre değişiklik gösteriyor. Fay hatlarına daha yakın olan bölgelerde risk biraz daha artıyor.
Deprem açısından görece daha riskli kabul edilen yerler şunlar:
* Merzifon
* Suluova
* Gümüşhacıköy
* Amasya Merkez’in bazı kesimleri
Bu bölgeler, Kuzey Anadolu Fayı’na yakınlıkları nedeniyle zaman zaman yaşanan orta büyüklükte depremlerden daha fazla etkilenebiliyor.

Bakan Göktaş: “Sosyal Risk Haritalarıyla Erken Uyarı Dönemi Başladı”
Bakan Göktaş: “Sosyal Risk Haritalarıyla Erken Uyarı Dönemi Başladı”
İçeriği Görüntüle

Amasya Deprem Bölgesi Mi Amasya’da Deprem Riski Yüksek Olan Yerler Nereler (1)-1

Amasya’da Deprem Riski Düşük Olan Yerler Nereler?

Amasya’nın fay hatlarına daha uzak ve zemin yapısı görece daha sağlam olan bazı ilçelerinde deprem riski daha düşüktür. Ancak bu durum, tamamen risksiz oldukları anlamına gelmez.
Deprem riski daha düşük olan bölgeler:
* Taşova
* Hamamözü
* Göynücek
Bu ilçelerde büyük ve yıkıcı deprem geçmişi daha sınırlıdır ve sismik hareketlilik diğer bölgelere göre daha azdır.

Amasya Deprem Bölgesi Mi Amasya’da Deprem Riski Yüksek Olan Yerler Nereler (2)

2026 Amasya Deprem Riski Nedir?

2026 yılına yönelik değerlendirmelerde Amasya için kesin bir büyük deprem beklentisi bulunmuyor. Ancak Kuzey Anadolu Fayı gibi aktif bir sistemin yakınında yer alması nedeniyle küçük ve orta ölçekli depremler her zaman ihtimal dahilindedir.
Uzmanlar, Amasya’da deprem riskini artıran en önemli unsurun eski yapı stoğu olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle 1999 öncesi yapılan binaların dayanıklılığı büyük önem taşıyor. Yeni yönetmeliklere uygun, sağlam zemin üzerine inşa edilmiş yapılar ise riski ciddi oranda azaltıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ