Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran’da insan haklarına saygılı bir yönetim dönüşümünü arzu ettiklerini ancak bunun askeri yollarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söyledi. Wadephul, “Bu, kısa vadede olacak bir şey değil. Ancak askeri müdahalelerle böyle bir değişim sağlanamaz” dedi.
Berlin’de Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile bir araya gelen Wadephul, görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında İran’daki gelişmeler başta olmak üzere Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Askeri müdahaleler çözüm getirmedi”
İran’da olası bir rejim değişikliğine ilişkin konuşan Wadephul, Irak ve Libya örneklerine dikkat çekerek, askeri müdahalelerin kalıcı ve demokratik bir düzen oluşturmadığını vurguladı. Wadephul, “Deneyimlerimiz, askeri yollarla gerçekleştirilen müdahalelerin istikrarlı bir yönetim ortaya koymadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Gıda ve göç krizi uyarısı
Orta Doğu’daki gerilimin küresel etkilerine dikkat çeken Wadephul, çatışmaların tırmanmasının dünya genelinde ciddi krizlere yol açabileceğini belirtti. Özellikle gübre ve enerji tedarikinin kesintiye uğraması halinde Afrika başta olmak üzere birçok bölgede gıda krizinin yaşanabileceğini ifade etti.
Wadephul, bu durumun aynı zamanda yeni göç dalgalarını tetikleyebileceğine işaret ederek, gerilimin düşürülmesinin önemine vurgu yaptı.
Hürmüz Boğazı için güvenlik vurgusu
Hürmüz Boğazı’ndaki risklere de değinen Alman Bakan, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Wadephul, Almanya ve Fransa’nın bu konuda ortak bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
Avrupa’dan ortak hareket mesajı
Wadephul, Avrupa’nın güvenlik politikalarında daha güçlü bir iş birliği hedeflediklerini belirterek, Fransa ile koordinasyonun artırılacağını söyledi. Ukrayna’ya verilen desteğin süreceğini de vurgulayan Wadephul, Avrupa’nın bu süreçte aktif rol alması gerektiğini kaydetti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise Orta Doğu’daki gelişmelerden duydukları endişeyi dile getirerek, çatışmaların sona ermesi ve siyasi çözüm için taraflara çağrıda bulundu.





