DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya'da ForumX platformu üyeleriyle buluşmasında Bursa ve İnegöl sanayisindeki işten çıkarmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen hafta Bursa'da sanayi sektöründe 10 bin kişinin işten çıkarıldığını öne süren Babacan, İnegöl'deki mobilya fabrikalarında da istihdam kayıpları yaşandığını söyledi.
Türkiye'de yüksek faiz ve baskılanmış döviz kuru politikalarının üretim sektörünü olumsuz etkilediğini savunan Babacan, fabrikaların kapanmaya devam edebileceği uyarısında bulundu.
"Geçen hafta sadece Bursa'da 10 bin kişi işten çıkarıldı"
Antalya'daki toplantıda sanayinin karşı karşıya olduğu sorunlara değinen Ali Babacan, Bursa'daki istihdam kayıplarını gündeme taşıdı.
Bursa'da geçen hafta 10 bin sanayi çalışanının işten çıkarıldığını iddia eden Babacan, uluslararası bir yatırımcının tek fabrikasında da 1.800 kişinin işten çıkarıldığını ileri sürdü.
Babacan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Geçen hafta sadece Bursa'da 10 bin kişi işten çıkarıldı sanayide. Bir uluslararası yatırım ki dünyanın en büyük örneklerinden birisi. Tek bir fabrikadan 1800 kişi çıkarıldı. İnegöl'de mobilya fabrikalarından çıkarılanlar... Gerçekten sanayi kan ağlıyor şu anda."
Babacan'ın dile getirdiği işten çıkarma sayılarına ilişkin açıklamada herhangi bir şirket veya fabrika adı paylaşılmadı.
İnegöl mobilya sektöründeki işten çıkarmalara dikkat çekti
Bursa sanayisine ilişkin değerlendirmelerinde İnegöl'ü de gündeme getiren Babacan, mobilya fabrikalarında işten çıkarmalar yaşandığını belirtti.
Yüksek faiz ve döviz kuru politikalarının üretim üzerindeki etkilerini eleştiren Babacan, mevcut uygulamaların sürmesi halinde sanayi kuruluşlarının kapanmaya devam edebileceğini savundu.
Babacan, "Türkiye'nin dört bir yanında yılların, on yılların fabrikaları teker teker kapanıyor. Eğer bu yüksek faiz, bastırılmış kur politikası devam ederse bir süre sonra bakacaksınız, açık gördüğünüz bazı fabrikalar da, o fabrikaların bir kısmı da böyle her ay, her ay maalesef herhalde kapanmaya devam edecek" dedi.
"Her gün meyve tüketenlerin oranı yüzde 28'e düştü"
Ali Babacan, ekonomik koşullara ilişkin açıklamasında Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) araştırma verilerine de değindi.
Babacan'ın aktardığı verilere göre, her gün sebze veya salata tükettiğini belirten vatandaşların oranı 2010 yılında yüzde 69 iken 2025 yılında yüzde 32'ye geriledi.
Aynı dönemde günlük taze meyve tüketenlerin oranının da yüzde 57'den yüzde 28'e düştüğünü belirtti.
Babacan, "Bakın her gün sebze veya salata tüketen vatandaşlarımızın oranı 2010 yılında yüzde 69 iken 2025'te yüzde 32'ye düşmüş. Meyvede durum daha kötü. Meyve yüzde 57'den inmiş yüzde 28'e" ifadelerini kullandı.
"Gençlerin yüzde 78'i her gün meyve tüketmiyor"
Araştırma verilerinin gençler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Babacan, 15-24 yaş grubundaki günlük meyve tüketim oranına dikkat çekti.
Babacan'ın paylaştığı verilere göre, bu yaş grubundaki gençlerin yalnızca yüzde 22'si her gün meyve tüketiyor.
Babacan, "Gençlerde günde meyve tüketimi yüzde 22'ye düşmüş. Yüz gencimizin 78'i 'Hayır' diyor, sadece 22'si 'Evet' diyor. Tüketimdeki durum bu" dedi.
Tarıma 180 milyar, faize 2 trilyon 825 milyar lira ayrıldığını söyledi
Türkiye'de gıda enflasyonunun talep değil, üretim maliyetlerinden kaynaklandığını savunan Babacan, faiz artırımlarının tek başına çözüm olmayacağını ifade etti.
Tarıma ayrılan bütçenin 180 milyar lira, faiz giderlerinin ise 2 trilyon 825 milyar lira olduğunu belirten Babacan, faiz giderlerine tarımsal desteklerin yaklaşık 16 katı kaynak ayrıldığını söyledi.
Babacan, "Mesele gıda enflasyonuysa Türkiye'de gıda enflasyonu faizleri artırarak düşmez. Çünkü Türkiye'de enflasyon maliyet kaynaklı bir enflasyon. Talep kaynaklı değil" ifadelerini kullandı.
"Gübre ve yem maliyetlerinin yarısını devlet karşılamalı"
Gıda fiyatlarındaki artışın önlenmesi için tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini savunan Babacan, çiftçilere verilen desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
Sulama yatırımlarının tamamlanmasını isteyen Babacan, bitkisel üretimde gübre, hayvancılıkta ise yem maliyetlerinin yarısının devlet tarafından karşılanmasını önerdi.
Babacan, "Enflasyonu düşürmenin yolu maliyeti aşağıya çekmek. Çiftçiye daha çok destek vermek, sulama yatırımlarını tamamlamak. Hayvancılıkta yemin yarısını mutlaka devlet ödeyecek. Bitkisel üretimde gübrenin yarısını mutlaka devlet ödeyecek" dedi.
Türkiye'nin mevcut ekonomik sorunlarının yanlış politika tercihlerinden kaynaklandığını savunan Babacan, tarımsal üretimin desteklenmesi ve sanayide yaşanan istihdam kayıplarının önlenmesi gerektiğini ifade etti.





