İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesinde, verimliliğini kaybeden bir zeytinlikte 13 koyunla başlatılan doğal tarım uygulamasının 15 yıl içerisinde toprağın yapısını ve üretimi olumlu yönde etkilediği öne sürüldü. Koyunların yabani otları tüketmesi ve doğal gübreleriyle toprağı beslemesi üzerine kurulan yöntemde traktör ve kimyasal ot öldürücüler kullanılmadığı belirtildi. Uygulamanın ardından zeytin veriminin komşu arazilere kıyasla yaklaşık iki katına ulaştığı iddia edildi.
Zeytinlikte 13 koyunla doğal tarım uygulaması başladı
Endülüs'teki zeytinlikte geleneksel tarım yöntemlerinin toprağı yıpratması ve kuraklığın su kaynaklarını olumsuz etkilemesi üzerine farklı bir üretim yöntemi denendi.
Arazi sahibi, yabani otlarla mücadele etmek ve toprağın verimliliğini artırmak amacıyla zeytin ağaçlarının bulunduğu alana 13 koyun bıraktı.
Başlangıçta çevredeki çiftçilerin endişeyle yaklaştığı belirtilen uygulamada hayvanların arazide serbestçe dolaşmasına izin verildi. Koyunlar, yabani otları tüketerek bitki örtüsünün kontrol altında tutulmasına katkı sağladı.
Hayvanların dışkıları ise doğal gübre olarak toprağa karıştı. Böylece kimyasal girdilere duyulan ihtiyacın azaltılması hedeflendi.
Traktör ve kimyasal ot öldürücüler kullanılmadı
Uygulamanın temelinde, yabani otların mekanik yöntemlerle veya kimyasal ilaçlarla temizlenmesi yerine koyunlar tarafından tüketilmesi yer aldı.
Bu yöntemle traktör kullanımının azaltıldığı ve kimyasal ot öldürücülere başvurulmadığı aktarıldı.
Koyunların otlanmasıyla bitki örtüsü kontrol altında tutulurken hayvanların bıraktığı doğal gübrenin toprağın organik madde içeriğine katkıda bulunduğu belirtildi.
Uygulama, hayvancılık ile zeytin üretiminin aynı arazide birlikte yürütülmesine dayanan bir tarım yöntemi olarak öne çıktı.
15 yıl içinde toprağın yapısında değişim gözlendiği belirtildi
Aktarılan bilgilere göre 15 yıl boyunca sürdürülen uygulamanın ardından toprakta organik madde miktarı ve mikrobiyolojik canlılık açısından olumlu değişimler gözlendi.
Koyunların doğal gübresiyle beslenen toprağın yapısının zamanla iyileştiği ve zeytin ağaçlarının gelişimini destekleyen koşulların oluştuğu ifade edildi.
Başlangıçta 13 koyundan oluşan sürünün yıllar içerisinde büyüdüğü de belirtildi.
Ancak toprağın organik madde oranındaki değişime veya mikrobiyolojik canlılık düzeyine ilişkin sayısal ölçüm sonuçları paylaşılmadı.
Zeytin veriminin iki katına çıktığı öne sürüldü
Uygulamaya ilişkin aktarılan en dikkat çekici iddialardan biri, zeytin üretimindeki artış oldu.
Doğal tarım yönteminin kullanıldığı araziden elde edilen ürün miktarının, kimyasal girdilerin yoğun şekilde kullanıldığı komşu zeytinliklerin yaklaşık iki katına ulaştığı öne sürüldü.
Bununla birlikte karşılaştırmaya esas alınan üretim miktarları, arazi büyüklükleri ve yıllara göre verim sonuçlarına ilişkin ayrıntılı veriler belirtilmedi.
Dolayısıyla üretimdeki artışın ne kadarının koyunların otlatılmasıyla ilişkili olduğu konusunda kesin bir değerlendirme yapılamıyor.
Yakıt ve gübre giderlerinde azalma sağlandığı aktarıldı
Koyunların yabani otların kontrolünde kullanılmasıyla traktörle yapılan işlemlerin azaltıldığı, bunun da yakıt giderlerini düşürdüğü ifade edildi.
Hayvan gübresinden yararlanılması sayesinde suni gübre ihtiyacının da azaldığı belirtildi.
Uygulamanın ekonomik açıdan üreticiye katkı sağladığı aktarılırken toplam maliyet tasarrufuna ilişkin bir rakam paylaşılmadı.
Arazide yetiştirilen zeytinlerden elde edilen zeytinyağının kalitesinde de olumlu sonuçlar görüldüğü öne sürüldü. Ancak zeytinyağının kalite değerlerine ilişkin laboratuvar sonuçları belirtilmedi.
Kuraklıkla mücadelede hayvancılık ve tarımın birlikte kullanılması
Endülüs'te uygulandığı aktarılan yöntem, kuraklık ve toprak verimliliğindeki azalmayla mücadelede hayvancılığın bitkisel üretimle birlikte kullanılmasını gündeme getirdi.
Koyunların yabani otları tüketmesi, doğal gübre sağlaması ve mekanik müdahale ihtiyacını azaltması, yöntemin temel unsurları arasında yer aldı.
Zeytinliklerde hayvan otlatılması, toprak yönetiminde değerlendirilebilecek alternatif uygulamalardan biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte yöntemin etkileri; iklim koşulları, toprak özellikleri, hayvan sayısı ve otlatma düzenine göre değişebiliyor.
Endülüs'te 13 koyunla başlatıldığı belirtilen 15 yıllık uygulama, doğal tarım yöntemlerine ilişkin dikkat çekici bir örnek olarak aktarılırken verim artışı ve toprak kalitesine yönelik iddiaların bağımsız ölçüm sonuçlarıyla desteklenmesi önem taşıyor.






