Uzmanlara göre arzın gerilemesi ve maliyetlerin yüksek seyretmesi sektörü kısa vadede zorlayabilir. Ancak uzun vadede konutun hâlâ güçlü bir yatırım aracı olduğu vurgulanıyor.
'SAVAŞ YATIRIM VE ÜRETİM KARARLARINI ETKİLİYOR'
NTV'ye konuşan; İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli "Gayrimenkul sektörü açısından savaşın etkisi doğrudan cephe hattından değil, ekonomiye yansıyan belirsizlik ve maliyet baskısı üzerinden ortaya çıkıyor. Türkiye gibi enerji ithalatına duyarlı bir ülkede petrol fiyatları yükseldiğinde bunun etkisini çok hızlı görüyoruz. Lojistik maliyetlerinden demir-çeliğe, üretim giderlerinden genel inşaat maliyetlerine kadar geniş bir zincir bundan etkileniyor. İşin bir de finansman tarafı var. Jeopolitik gerilim arttığında merkez bankaları daha temkinli davranıyor ve faiz indirimleri gecikebiliyor. Bu da konut kredilerinin pahalı kalması anlamına geliyor. Dolayısıyla savaşın sektöre en büyük etkisi talebin tamamen ortadan kalkması değil; belirsizlik nedeniyle yatırım ve üretim kararlarının ertelenmesi oluyor" dedi.

'KISA VADEDE FİYATLARDA DRAMATİK DÜŞÜŞ BEKLEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL'
Keçeli "Kısa vadede konut fiyatlarında dramatik bir düşüş beklemek bana çok gerçekçi gelmiyor. Çünkü konut fiyatlarını belirleyen tek unsur kredi faizi değil. Arsa maliyetleri, inşaat girdileri, işçilik ve kur hareketleri hâlâ ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor. Öte yandan Türkiye’de son yıllarda yeni konut üretiminin de yavaşladığını görüyoruz. Bu da arz tarafını sınırlayan önemli bir faktör. Bu nedenle bazı segmentlerde piyasada bir durgunluk olsa da özellikle doğru lokasyonlarda ve nitelikli projelerde fiyatların güçlü kaldığını görüyoruz. Bugün piyasada aslında şöyle bir tablo var: talep tamamen ortadan kalkmış değil ama erişilebilir finansman olmadığı için talep erteleniyor." ifadesini kullandı.
KONUT ALMAYI DÜŞÜNENLERE ÖNEMLİ TAVSİYELER
Konutun uzun vadeli yatırım olduğunu ifade eden Keçeli" Bugün yatırımcı açısından karar verirken geçmişe göre çok daha seçici olmak gerekiyor. Çünkü bir tarafta yüksek mevduat getirisi var, diğer tarafta kiralama ve tahliye süreçlerinde ciddi hukuki riskler bulunuyor. Bu yüzden konuta sadece kısa vadeli bir finansal ürün gibi bakmak doğru değil. Ama uzun vadeli düşündüğümüzde Türkiye’de konut hâlâ güçlü bir reel varlık. Yüksek kira seviyeleri ve nüfus artışı konuta olan ihtiyacı ortadan kaldırmıyor.
Ben bugün yatırım için konut alacak olsam üç şeye özellikle dikkat ederim: lokasyon, metrekare verimliliği ve doğru kiracı profili. Doğru seçilmiş bir konut hâlâ uzun vadede güçlü bir yatırım olmaya devam ediyor." dedi.

'UZUN VADEDE GÜÇLÜ KALMAYA DEVAM EDECEK'
AS Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sert "Jeopolitik gelişmeler kısa vadede piyasalarda temkinli bir bekleme dönemine yol açabilir. Böyle dönemlerde bazı yatırım kararlarının ertelendiğini görmek normaldir. Ancak Türkiye’de konut ihtiyacı yapısal ve sürekli bir ihtiyaç. Bu nedenle bu tür gelişmeler sektörde kalıcı bir daralmadan çok geçici bir yavaşlama yaratır. Türkiye’de konuta olan talebin orta ve uzun vadede güçlü kalmaya devam edeceğini düşünüyorum." dedi.

EV ALACAKLARA KRİTİK TAVSİYELER: DOĞRU LOKASYON DOĞRU FİYAT
Faizlerin yeniden yükseldiği dönemde kısa vadeli olarak mevduatın iyi bir yatırım aracı olduğunu ancak konutun uzun vadede kazandırdığını ifade eden Sert sözlerine şöyle devam etti:
"Mevduat kısa vadede cazip bir alternatif gibi görünebilir. Ancak gayrimenkul yatırımı doğası gereği orta ve uzun vadeli düşünülmesi gereken bir yatırım aracıdır. Türkiye’de konut, enflasyona karşı koruma sağlayan, orta ve uzun vadede değer artışı potansiyeli taşıyan güçlü bir yatırım olmaya devam ediyor. Doğru lokasyon ve doğru fiyatla yapılan yatırımların yatırımcısına her zaman önemli avantajlar sağladığını görüyoruz."

'TÜRKİYE GÜVEN VE İSTİKRARIN YÜKSELEN YILDIZI'
Lüks konut uzmanı Merve Marangozoğlu "Türkiye'nin nüfusunda son yıllarda trend gerilemesi görülse de sosyolojik etkiler konuta olan talebi her daim canlı tutuyor. Savaş geçici bir durum. Daha önce de bölgemizde çok savaşlar yaşandı. Türkiye ve Türk halkı bu durumlar karşısında nasıl duruş sergileyeceğini, neye yatırım yapacağını çok iyi biliyor. Türkiye bu bölgedeki en güvenli alan olarak yer alıyor. Son 15-20 yıldır etrafımızdaki ülkelere bakıldığında savaş nedeniyle nelerin olduğunu görüyoruz. Türkiye güven ve istikrarın yükselen yıldızı olarak ithalata bağlı ürünler nedeniyle geçici ve sınırlı etkileri olan yükselişlerden kısa süreli etkilenmiştir. Konut sektörü dengesini yeniden sağlayacaktır. Türkiye'de doğum, üniversite, atama, boşanma, ailesinden başka evde yaşama, expat, göçmen gibi kişilerin konut talepleri her geçen gün artıyor." dedi.
'DUBAİ'DE FİYATLAR DİBE VURDU'
İran'ın füzelerine maruz kalan Dubai'de konut fiyatlarının düşüşe geçtiğini belirten Marangozoğlu "İran'a coğrafi olarak cephesi bulunan Dubai'ye füzeler düştü. En lüks otellerinin bulunduğu yerler füzelerle vuruldu. Otellerde gecelik fiyatlamalar bir şişe su fiyatına geriledi. Bölge bilindiği üzere lüks ve finansın merkezi konumuna yükselmişken büyük güven kaybı yaşadı. İnsanlar Dubai'den çıkmak için her yolu denese de uçuşların kapanması ve karayoluyla güvenli bir alana geçilememesi kaosa neden oldu. Ülke yönetimi influencer'ları güven tazelemeleri için Dubai'ye taşıdı. Bu gibi durumlar Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu, bölgenin parlayan yıldızı olduğunun ispatı haline geldi. Türkiye ekonomisi dezenflasyon sürecinin son evresinde ve bundan sonra genele yayılması beklenen refahı destekleyici politikalarla daha da yükselişe geçecek" açıklamasında bulundu.
'YENİDEN ALTIN YILLARINI YAŞAYACAK'
Konut satışlarının hızlanmasına yönelik olarak Marangozoğlu "Faizler düşüşe geçerse konut satışlarının hızlanacağı gerçeği önümüze çıkıyor. Ancak bu ortamda devletin otoritelerinin harekete geçerek fahiş fiyat uygulamaya başlayan, değerinin çok üzerinde fiyatlarda satış yapmaya çalışan konut sahiplerine yönelik yaptırımları ortaya koyması gerekiyor. Faiz düşüşünün ardından oluşacak talep de arzı tetikleyecek ve sektör yeniden geçmişteki altın yıllarını yaşayacak." değerlendirmesini yaptı.
'OTURULACAK EVİ ALMAK DAHA MANTIKLI'
Konut almak isteyenlere tavsiyede bulunan Marangozoğlu "Oturulacak evi almak şu an için en mantıklı seçenek. Yatırım amaçlı olarak peşin parayla alınan konutta paranın zaman değerinin kısa vadede yerine gelmemesi hüsrana neden olabilir. Ayrıca son dönemde kiracılarla ilgili yaşanan zam ve tahliye sorunları da yatırım amaçlı konut alımlarını frenlemeye başladı. Kredi faizlerindeki yükseklik ve ikinci konutlara çıkan düşük krediler de yatırım amaçlı konut tercihlerini öteliyor. Bundan dolayı oturulacak evi almak uzun vadede kazanç sağlayacaktır." sözlerini söyledi.



