Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay yapısının büyük bir kırılmaya dönüşmesini beklemediğini söyledi. Üşümezsoy, Marmara’daki faylara ilişkin dikkat çeken görüşlerini de yineledi.
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 06.20’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremin ardından gözler yeniden aktif fay hatlarına çevrildi. Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, canlı yayında hem Malatya’daki sarsıntıyı hem de Marmara Denizi’ndeki deprem riskini değerlendirdi.
AFAD verilerine göre yerin 15,59 kilometre derinliğinde gerçekleşen deprem; Malatya’nın yanı sıra Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa’da da hissedildi. AFAD, ilk kontrollerde genel hayatı etkileyen olumsuz bir durum bulunmadığını açıkladı.
Malatya’daki deprem 6 Şubat’ın artçısı mı?
Üşümezsoy, Battalgazi merkezli depremin fay mekanizmasının doğrudan ve basit bir yapı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Açıklamasında 2020’de meydana gelen Sivrice depreminin ardından Pütürge çevresinde oluşan stres aktarımına dikkat çekti.
Sivrice’de kırılan fayın Pütürge yakınlarında durduğunu belirten Üşümezsoy, bölgede biriken gerilimin tek ve büyük bir deprem yerine farklı kırıklar üzerinde orta büyüklükte sarsıntılar oluşturabileceğini savundu.
Üşümezsoy, Sincik Fayı’nın bölgedeki hareketi sıkıştırdığını belirterek, bu yapıda 5 ile 6 büyüklüğü arasında birden fazla deprem görülebileceği değerlendirmesinde bulundu.
“Bu yapı büyük depreme dönüşmez”
Bölgede çok sayıda küçük kırık bulunduğunu ifade eden Üşümezsoy, bu kırıkların zaman zaman yeniden hareketlenebileceğini söyledi.
Üşümezsoy, mevcut fay yapısının büyük bir depreme dönüşmesini beklemediğini, ancak 5 ile 6 büyüklüğü arasında sarsıntıların yaşanabileceğini dile getirdi. Bu değerlendirme, Üşümezsoy’un bilimsel görüşünü yansıtıyor.
Marmara depremi için ne söyledi?
Prof. Dr. Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki fayın kesintisiz biçimde uzanan tek bir hat olarak değerlendirilmesine karşı çıktığını belirtti.
Kuzey Anadolu Fayı’nın Adalar yönüne değil, Yalova ve Çınarcık doğrultusunda ilerlediğini savunan Üşümezsoy, Silivri ile Kumburgaz arasındaki bölümün 6 ila 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını söyledi.
Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki alanda aktif bir fay bulunmadığını ileri süren Üşümezsoy, Marmara’daki fay sisteminin iki ayrı bölüm halinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
23 Nisan depremine dikkat çekti
Üşümezsoy, 23 Nisan’da meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremin ardından risk taşıyan bölümlerden birinin kırıldığını savundu.
Silivri Çukuru’nda 5 büyüklüğünde ve 6’nın altında depremler yaşanabileceğini belirten Üşümezsoy, bu sarsıntıların her defasında büyük Marmara depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini söyledi.
Üşümezsoy ayrıca Marmara’daki 1894 ve 1912 depremlerinde bazı fay bölümlerinin enerjisini boşalttığını öne sürerek, yüksek büyüklükteki deprem senaryolarının toplumu gereksiz paniğe sürüklediğini ifade etti.






