Son günlerde pek çok kişi aynı şeyi söylüyor: “Eskisi gibi yiyorum ama şiştim, kilo veremiyorum.” Özellikle yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesindeki şişkinlik dikkat çekiyor. Üstelik bu durum sadece fazla yemekle de açıklanamıyor. Uzmanlara göre işin içinde lodos olabilir.
Evet, yanlış duymadınız. Lodos gibi güçlü hava olayları, vücudun sıvı dengesini bozarak ödemi artırabiliyor. Hava basıncındaki ani değişimler, artan nem ve sıcaklık dalgalanmaları vücudun su tutmasına neden olabiliyor. Bu da tartıda kilo artışı gibi görünen ama aslında geçici ödem olan bir tabloya yol açıyor.
Lodos Vücudu Neden Şişiriyor?
Lodos, sadece ruh halini değil bedeni de etkileyen bir rüzgâr türü. Bu rüzgârla birlikte:
- Hava basıncı düşüyor
- Nem oranı yükseliyor
- Vücut sıvı dengesini korumakta zorlanıyor
Sonuç olarak hücreler daha fazla su tutuyor. Bu durum özellikle yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik olarak kendini gösteriyor. Aynı zamanda halsizlik, baş ağrısı, huzursuzluk ve ağırlık hissi de sık görülüyor.

Lodos Günlerinde Ödem Neden Artıyor?
Bu günlerde yapılan bazı alışkanlıklar ödemi daha da belirgin hale getirebiliyor:
- Yetersiz su içmek
- Tuzlu ve paketli gıdalara yönelmek
- Uzun süre hareketsiz kalmak
- Öğün atlamak
Vücut susuz kaldığını düşündüğünde savunmaya geçiyor ve daha fazla su tutmaya başlıyor. Bu da “kilo aldım” hissini güçlendiriyor.
Potasyumdan Zengin Besinler Neden Önemli?
Potasyum, vücuttaki fazla sodyumun ve suyun atılmasına yardımcı olan en önemli minerallerden biri. Lodoslu günlerde potasyumdan zengin besinler tüketmek ödemle mücadelede büyük fark yaratabiliyor.
Beslenmenize şunları ekleyebilirsiniz:
- Muz
- Avokado
- Ispanak
- Kabak
- Kuru kayısı
- Mercimek
Buna karşılık tuzlu, salamura ve işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyor. Maden suyu içilecekse de sodyum oranı düşük olanlar tercih edilmeli.
Lodos İştahı Gerçekten Artırır Mı?
Birçok kişi lodoslu günlerde daha çabuk acıktığını fark eder. Bunun nedeni hormonal dalgalanmalar ve stres düzeyindeki artıştır. Ancak öğün atlamak, durumu daha da kötüleştirir.
Uzmanlar bu günlerde:
- Öğün atlanmamasını
- Sebze ağırlıklı, liften zengin beslenmeyi
- Beyaz ekmek, hamur işi ve tatlıların sınırlandırılmasını
öneriyor. Ani açlık krizleri için yanınızda badem, ceviz, yoğurt, meyve veya tam tahıllı kraker gibi sağlıklı atıştırmalıklar bulundurmak da işe yarayabilir.
Bitki Çayları Gerçekten İşe Yarıyor Mu?
Doğru şekilde ve ölçülü tüketildiğinde bazı bitki çayları ödemin azalmasına destek olabilir. Özellikle:
- Maydanoz
- Kiraz sapı
- Zencefil
- Adaçayı
- Yeşil çay
günde 1-2 fincanı geçmeyecek şekilde tüketilebilir. Ancak kronik hastalığı olanların ya da düzenli ilaç kullananların mutlaka dikkatli olması gerekir. Sabahları aç karnına içilen bir bardak ılık limonlu su da dolaşımı destekleyebilir.

Hareketsizlik Ödemi Katlıyor
Lodoslu günlerde isteksizlik ve yorgunluk artsa da hareketsiz kalmak ödemi daha da artırır. Gün içinde:
- En az 20-30 dakika yürüyüş yapmak
- Uzun süre oturmaktan kaçınmak
- Her 45 dakikada bir kısa hareket molası vermek
kan dolaşımını rahatlatır. Bacaklarda şişlik varsa gün içinde birkaç kez bacakları kalp seviyesinin üzerine kaldırarak dinlenmek de fayda sağlar.
Tartıdaki artış her zaman yağlanma anlamına gelmez. Lodoslu günlerde yaşanan şişkinliklerin büyük bölümü ödem kaynaklıdır ve geçicidir. Doğru beslenme, yeterli su tüketimi ve küçük yaşam tarzı düzenlemeleriyle bu dönem çok daha rahat atlatılabilir.




