Sağlık Bakanlığı, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni bir düzenlemeyi kamuoyuyla paylaştı. "Sağlıklı Hayata Katkı Fonu" adını taşıyan 25 maddelik kanun teklifi taslağı, sigara içenlerden atıştırmalık tüketenlere kadar geniş bir kesimi doğrudan ilgilendiriyor. Taslağa göre sigara paketlerinden 20 TL, şekerli içeceklerden 100 mililitre başına 5 TL'ye kadar, cips gibi atıştırmalıklardan ise satış fiyatının yüzde 20'si oranında kesinti yapılacak. Peki bu fon tam olarak ne anlama geliyor ve hayatımızı nasıl etkileyecek?
BAKANLIK 25 MADDELİK TASLAK HAZIRLADI
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan kanun teklifi taslağı, koruyucu sağlık hizmetlerinin finansmanı için kalıcı bir kaynak oluşturmayı hedefliyor. Kamu tüzel kişiliğine sahip olacak fon, doğrudan bakanlık bünyesinde faaliyet gösterecek.
Taslak, AK Parti grubundaki teknik incelemelerin ardından Ekim veya Kasım 2026'da TBMM gündemine sunulacak. Yani henüz yürürlükte değil, ancak Meclis'e gitmesi an meselesi.
HANGİ ÜRÜNLERDEN NE KADAR KESİNTİ YAPILACAK?
Düzenlemenin en çok merak edilen kısmı elbette rakamlar. İşte ürün gruplarına göre planlanan katkı payı tutarları:
Tütün ürünlerinde paketli sigara ve benzeri ürünlerden paket başına 20 TL alınacak. Paketsiz yani kıyılmış tütünden ise kilogram başına 100 TL kesilecek. Türkiye'de yılda yaklaşık 5,5 milyar paket sigara tüketildiği düşünüldüğünde, sadece bu kalemden fona yıllık 110 milyar TL gelir aktarılması hedefleniyor.
Şekerli içeceklerde durum biraz daha karmaşık. İçerilen şeker oranına göre 100 mililitre başına 1 TL ile 5 TL arasında değişen tutarlar uygulanacak. Nişasta bazlı şeker içeren içeceklerde bu rakam 10 TL'ye kadar çıkabilecek. Yani bir litre gazlı içeceğin fiyatına 10 TL ile 100 TL arasında ek maliyet binebilecek.
Atıştırmalıklarda ise satış fiyatının yüzde 20'si oranında katkı payı kesilmesi planlanıyor. Nişasta bazlı şeker içeren ürünlerde bu oran yüzde 40'a kadar yükseliyor. Cips, çikolata, gofret gibi ürünler bu kategoride yer alacak.
Bu katkı payları doğrudan tüketiciden değil, üretici ve ithalatçı firmalardan tahsil edilecek. Ancak herkesin bildiği gibi, üreticiye yansıyan maliyet er ya da geç raflardaki fiyatlara yansıyor.
TOPLANAN PARA NEREYE HARCANACAK?
Bakanlığın açıklamasına göre fon gelirleri tamamen koruyucu ve geliştirici sağlık projelerine aktarılacak. Taslakta yer alan öncelikli harcama kalemleri şöyle sıralanıyor:
Okul beslenme programları ve çocukluk çağı obezitesiyle mücadele çalışmaları fondan pay alacak ilk kalem olarak öne çıkıyor. Okul kantinlerinin sağlıklı gıda standartlarına kavuşturulması da bu kapsamda değerlendirilecek.
Sigara bırakma polikliniklerinin kapasitesinin artırılması ve nikotin tedavilerinin desteklenmesi için de kaynak ayrılacak. Akciğer kanseri ile KOAH gibi tütüne bağlı hastalıklarda erken teşhis ve tarama programları genişletilecek.
Diş sağlığı taramaları, spor altyapı yatırımları, park ve yürüyüş yollarının modernizasyonu gibi projeler de fonun kullanım alanları arasında. Bunların yanı sıra toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik farkındalık kampanyaları düzenlenecek.
FONU KİM YÖNETECEK?
Sağlıklı Hayata Katkı Fonu'nun yönetimi 7 kişilik bir kurula bırakılacak. Bu kurulda Sağlık, Tarım ve Orman, Gençlik ve Spor, Hazine ve Maliye, Ticaret, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Milli Eğitim bakanlıklarının bakan yardımcıları yer alacak.
Fonun kurumlar vergisinden muaf tutulması ve elde edilen gelirlerin gelir vergisi istisnasına tabi olması da taslakta yer alan düzenlemeler arasında.
VATANDAŞIN TEPKİSİ NE YÖNDE?
Düzenleme henüz taslak aşamasında olmasına rağmen sosyal medyada yoğun tartışma başlattı. Eleştirilerin büyük bölümü "fon" isminin aslında yeni bir vergi olduğu yönünde. Özellikle ekonomik zorlukların had safhada yaşandığı bir dönemde, çözümün yine vatandaşın cebinden çıkmasına itirazlar var.
Geçmişte fon adı altında yapılan uygulamaların toplum hafızasında bıraktığı izler de güvensizliği artıran bir etken. "Sağlıksız" tanımının ileride genişletilip genişletilmeyeceği, yani başka gıdalara da benzer kesintilerin uygulanıp uygulanmayacağı da vatandaşların sıkça dile getirdiği endişeler arasında.
Öte yandan sağlık alanında çalışan bazı uzmanlar, obezite ve tütün bağımlılığıyla mücadelede bu tür fonların dünyada yaygın olarak kullanıldığını, Türkiye'nin de bu adımı atmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
DÜZENLEME NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?
Şu an için ortada kesinleşmiş bir tarih yok. Taslak, AK Parti grubu içindeki teknik incelemelerin ardından TBMM İhtisas Komisyonları'na sevk edilecek. Komisyon görüşmelerinin ardından Genel Kurul'a gelecek olan teklif, onaylanması halinde yürürlüğe girecek.
En iyimser senaryoyla Ekim sonu veya Kasım ayı içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Ancak komisyon süreçleri ve olası itirazlar düşünüldüğünde, yasanın yürürlüğe girmesinin 2026 yılı sonunu bulması da ihtimal dahilinde.
Kesin olan bir şey var: Bu düzenleme yasalaşırsa sigara tiryakileri, gazlı içecek tutkunları ve atıştırmalık severlerin alışveriş sepetindeki toplam tutar gözle görülür biçimde artacak.





