İnegöl’de kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ederken, sektör temsilcilerinden sürece dair dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Belediye tarafından hazırlanan Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanması, ilçede dönüşüm adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.
İmder Başkanı Sabri Şen; "Bildiğimiz üzere belediyemiz Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ni hazırladı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na onaylattı. Bu adımı bölgemizde atan az sayıda belediyeden biri olmayı başarmıştır. Kentsel dönüşüm uygulamalarında, tabii ki yaşadığımız kentin dokusuna, kültürüne, hatta tarihine ve köklerine sahip çıkmalıyız. Bu çerçevenin dışına çıkarsak değişimi ve yeniliği istemiş oluruz. Ancak yine de geçmişle bağımızı koruyarak değişimde kent vizyonumuzu, geleceği, sonrasını ve yarınları tanımlayabilecek planlama kapasitesine ve birikime sahip olmalıyız.
Kentsel dönüşümler, Sayın Bakanımız Murat Kurum’un geçen hafta da ifade ettiği gibi belediyelerce ranta dönüştürülmemelidir. “Biz bu konuda belediyenin partisine bakmayız” dedi. Belediyeler kendi kazanımlarını öncelememelidir. Yasadan verilen olağanüstü yetkiler, işin özü ve ruhu gereği insanların, mülk sahiplerinin deprem güvenli yapılarda yaşamlarını sürdürmeleri prensibini hedeflemelidir. Aksi halde ticari bir şirkete dönüşür, kamu görevi ve tanımı dışına çıkılır. Sayın Bakanımızın bu paylaşımını çok yerinde ve doğru buluyorum.
Şehrimizde öncelik verilen kent merkezindeki Turgutalp Mahallesi kentsel dönüşüm uygulaması tüm hızıyla devam ediyor. Müteahhidin yerel bir firma olması ve derneğimizin üyesi olması nedeniyle Pera Mimari’nin de elinden geleni yaptığını belirtmek isterim. Riskli alan ilan edilen Alanyurt Konutlar bölgesinde ise matematiksel modellemeler üzerine çalışmalar yürütülmektedir. Bu bölgede umarım çok katlı yapılar planlanmaz ve şehrin dokusuna sadık kalınır. Bu bölgede işlerin yerel firmalarla yürütülmesi gerekliliğini bir kez daha buradan vurgulamak istiyorum.
Şunu çok iyi biliyoruz ki inşaat tamamen insan emeğine dayalı bir sektördür ve hataya, kusura açık bir üretimdir. Bizim işimizde CNC, robot vb. çalışmalar şimdilik mümkün görünmüyor. Dolayısıyla yerel firmalarla işler yürütülürse, inşaat sürecinde yaşanabilecek sorunlarda vatandaşların mağduriyeti azalacaktır. Bizler İnegöl’deki firmalar olarak bu yetkinliğe sahip olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Ben burada başka bir bölgeye dikkat çekmek istiyorum. Eski belediye ek hizmet binasının bulunduğu alanda yıkım sonrası yeni bir çalışma planlandığını basından duyuyoruz. Buradaki mevcut bina, Cemal Arık başkanımız döneminde İller Bankası kontrolünde yapımına başlanmış, merhum Belediye Başkanı Hikmet Şahin döneminde 1998 yılında kullanıma açılmış, 3 katlı, bodrumlu, perde betonlu sağlam bir yapıdır. Bu bina mimarisi itibarıyla kent merkezinde sıcak bir dokuya sahipti. Ancak sonradan alt katların ticari alanlara dönüştürülüp satılması nedeniyle tabela karmaşası oluşmuş ve yapı mimari kimliğini kaybetmiştir.
Belediyemiz burada yıkıp yenisini mi yapacak yoksa kentsel dönüşüm mü uygulayacak, bunu tam olarak beyan etmedi. Sadece yeni bir yapı yapılacaksa Kamu İhale Kanunu’nun yapım işleri kapsamında mı değerlendirilecek, bunu zamanla göreceğiz. Aslında derneğimiz, bu bölge için Akman Pasajı’nın bulunduğu ada, Royal Otel karşısı ve belediye ek hizmet binası adalarını kapsayan toplam üç ada için bir vizyon çalışmasını belediyemize önermiştir. Şehrin merkezi bir bölgesinde, bu tür kamusal alanlarda kentsel dönüşümle birlikte çöküntü alanların iyileştirilmesi gerektiğini belirtmek isterim. Sayın başkanımızın bu ihtiyacı gördüğüne inanıyorum. Bizler derneğimiz olarak kendisine destek olmaya hazırız. “Ev sizin, dükkân sizin, can sizin, mal sizin” deyip çekip gitmek en kolayıdır. Belediyecilik bu değildir.
Bu bölgedeki mülk sahipleri de şunu çok iyi anlamalıdır: Bedel ödemeden deprem güvenli, sıfır binalara sahip olmaları mümkün değildir. İnşaat metrekare maliyetlerinin 25.000 TL/m² olduğu bir ortamda, mülk sahipleri ya kendi metrekareleri kadar alanın bedelini ödemeli ya da mülklerinin bir kısmından feragat etmelidir. Aksi halde bu maliyetler ortadayken belediyeden beklenti içine girmek çözümsüzlüğe yol açacaktır.
Zaten ada bazlı kentsel dönüşüm uygulamaları, gerek Bursa Büyükşehir Belediyesi plan notları gerekse 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası ile emsal ve kat artışıyla desteklenmektedir.
Özetle, bu bölgedeki mülk sahiplerinin bu işi bedeliyle yaptırma azmini ve iradesini göstermesi gerekiyor. Ceplerinden ödeyecekleri bedel, işin sonunda ciddi bir varlığa dönüşecektir. Ayrıca kentsel dönüşüm yasasında, yapım sürecinde mülk sahiplerine vadeli geri ödeme yöntemleriyle destek de sunulmaktadır.
Diğer bir husus ise belediyemizin, kentsel dönüşümdeki yasal yetkilerini kullanarak buradaki mülk sahiplerini ikna etmesi; ikna olmayanlar için de 50+1 yetkisini kullanarak süreci çözüme kavuşturmasıdır. Bu, tarihi ve vicdani bir sorumluluktur. Şehrin en merkezi bölgesi için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirirse, biliyoruz ki süreç tamamlandığında tüm taraflar kazanacaktır. En büyük kazanan ise İnegöl olacaktır.
Şehirlerin merkezleri, o şehrin kimliğini temsil eden en önemli alanlardır. Bu konuda derneğimiz her türlü desteği vermeye hazırdır."




