Uzmanlar ise bu noktada uyarıyor: Yanlış yorum, hayatı riske atabilir.
Belirtiler Neden Karıştırılıyor?
Panik atak ve kalp krizi birçok ortak belirtiye sahip. Göğüste sıkışma hissi, kalp çarpıntısı, terleme ve nefes darlığı bunların başında geliyor. Bu benzerlik, bazı insanların “geçer” deyip ciddi bir durumu görmezden gelmesine, bazılarının ise gereksiz yere büyük korku yaşamasına neden olabiliyor.
İşin kritik noktası ise bu iki durumun doğru şekilde ayırt edilmesi.

Göğüs Ağrısının Şekli ve Süresi Önemli
Uzmanlara göre en önemli farklardan biri ağrının nasıl başladığı ve ne kadar sürdüğü.
Panik atakta şikâyetler genelde stresli bir anda aniden ortaya çıkıyor. Kişi yoğun kaygı hissediyor ve belirtiler dalga dalga geliyor. Göğüs ağrısı çoğu zaman kısa süreli oluyor ve pozisyon değiştirince hafifleyebiliyor.
Kalp krizinde ise durum biraz daha farklı. Ağrı genellikle baskı, yanma ya da sıkışma şeklinde hissediliyor ve kolay kolay geçmiyor. Özellikle 5-10 dakikadan uzun süren ve sol kola, çeneye ya da sırta yayılan ağrılar ciddi bir uyarı olarak kabul ediliyor.
Hangi Durumda Alarm Zilleri Çalıyor?
Bazı belirtiler var ki, beklemeden harekete geçmek gerekiyor:
* Uzun süren ve şiddetli göğüs ağrısı
* Ağrının kola, çeneye veya sırta yayılması
* Soğuk terleme ve mide bulantısı
* Ani ve şiddetli nefes darlığı
* Dudaklarda morarma
Bu tür durumlarda zaman kaybetmeden acil yardım çağırmak hayati önem taşıyor.

Risk Faktörleri Göz Ardı Edilmemeli
Her göğüs ağrısı kalp krizi değildir ama herkes için risk aynı da değildir. Özellikle şu durumlar varsa daha dikkatli olunmalı:
* Sigara kullanımı
* Yüksek tansiyon
* Diyabet
* Ailede kalp hastalığı öyküsü
* 40 yaş ve üzeri olmak
Bu faktörler, kalp krizi ihtimalini artırabiliyor.
İlk Kez Yaşanıyorsa Dikkat
Daha önce panik atak geçirmemiş birinin ilk kez bu belirtileri yaşaması da önemli bir uyarı kabul ediliyor. Çünkü bu durum, kalp kaynaklı bir problemin habercisi olabilir.
Aynı şekilde alışılmadık derecede şiddetli ataklar da mutlaka kontrol gerektiriyor.

Doğru Tanı Hayat Kurtarır
Uzmanlar, bu tür belirtilerin “sadece stres” diyerek geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor. İlk değerlendirme mutlaka bir doktor tarafından yapılmalı. Gerekirse hem kalp hem de psikolojik açıdan detaylı inceleme yapılmalı.




