Dinimiz, "Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar" (Bakara, 2/286) ilkesi gereği, sağlık sorunları nedeniyle abdestini koruyamayan kişilere özel kolaylıklar tanımıştır.

Özür Sahipleri İçin İbadet ve Temizlik Rehberi
1. Kimler Özür Sahibi Sayılır?
Bir kimsenin fıkhen "özür sahibi" sayılabilmesi için, abdesti bozan bir durumun (idrar kaçırma, sürekli kanama, gaz, kolostomi vb.) tam bir namaz vakti boyunca, abdest alıp namaz kılacak kadar bile kesilmemesi gerekir. Bu durum gerçekleştikten sonra, her namaz vaktinde en az bir kez tekrarlanması özür hâlinin devamı için yeterlidir.

2. Elbise ve Bedene Bulaşan Necasetin Hükmü
Özürlü kişinin çamaşırına veya bedenine özür mahallinden bulaşan kan, idrar, cerahat veya dışkı gibi maddeler —normalde namaza engel olacak miktarı aşsa bile— namaza engel değildir.
Temizlik Şartı: Eğer bu maddeler temizlendikten sonra namaz bitene kadar tekrar bulaşmayacaksa (yani bir süreliğine kesiliyorsa), temizlenmesi gerekir. Ancak temizlense bile hemen tekrar bulaşacağı biliniyorsa, temizleme zorunluluğu kalkar.

3. Mezheplere Göre Abdest Hükümleri
Farklı mezhepler, özürlünün abdesti konusunda farklı metodolojiler izlemiştir:
| Mezhep | Abdestin Bozulma Şartı | Uygulama Detayı |
| Hanefî | Vaktin çıkmasıyla bozulur. | Her namaz vakti için yeni abdest alınır. Vakit içinde her türlü ibadet yapılabilir. |
| Şâfiî | Her farz namaz için bozulur. | Her farz namaz (veya kaza) için ayrı abdest gerekir. Bir abdestle birden çok nafile kılınabilir. |
| Mâlikî | Sadece özür dışı sebeple bozulur. | Vaktin girmesi/çıkması abdesti bozmaz. Kişi ciddi zorluk yaşıyorsa bu görüşle amel edebilir. |
4. Tıbbi Durumlar ve Özel Hükümler
-
Kolostomi ve İdrar Torbası: Karın duvarına bağlanan torbalar (kolostomi/ürostomi) sürekli bir boşaltım sistemi olduğu için bu hastalar doğrudan özür sahibi sayılır. Torba doluluğu veya sızıntısı özür kapsamında değerlendirilir.
-
Hemoroid (Basur): İç basurdan gelen kanama tüm mezheplerde abdesti bozarken; dış basurdan gelen kanama Şâfiîlerde (vücut dışı kanama sayıldığı için) abdesti bozmaz. Hanefîlerde ise kanın dağılması abdesti bozar, sürekli ise özür hükmüne girer.
5. Farklı Bir Sebeple Abdestin Bozulması
Özür sahibi kişinin abdesti, sadece kendi "özrü" ile bozulmaz. Ancak özrü dışında abdesti bozan başka bir durum (örneğin idrar kaçıran birinin burnunun kanaması veya yellenmesi) meydana gelirse abdesti bozulur.
6. Psikolojik Boyut ve Vesvese
Modern fıkhi araştırmalar, özellikle kalıcı hastalığı olan bireylerde "temizlik vesvesesinin" ibadetten soğumaya yol açabildiğine dikkat çeker.
-
Ruhsatı Kullanmak: İslam hukukunda "Zaruretler yasakları mübah kılar" kaidesi vardır. Kişinin ibadet aşkını koruması, %100 hijyen sağlamaya çalışırken kendini hırpalamasından daha evladır.
-
Modern Tıbbi Ürünler: Günümüzde emici pedler ve sızdırmaz torbalar necasetin yayılmasını büyük oranda engellemektedir. Bu imkanlar varken kullanılması, "tedbir alma" yükümlülüğü açısından tavsiye edilir.

Özür Kaynaklı Necaset Namaza Engel mi?
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 12.07.2017 tarihli açıklamasına göre, özür sahibi kimsenin çamaşırına veya bedenine özür yerinden çıkarak bulaşan kan, irin, idrar, dışkı ve cerahat gibi necis maddeler, özür hâli devam ettiği sürece namaza engel teşkil etmiyor.
Fıkıh kaynaklarında da bu husus açık şekilde ifade ediliyor. Reddü’l-muhtâr adlı eserde, özür devam ettiği müddetçe bundan kaçınmanın mümkün olmadığı vurgulanıyor.
Ancak söz konusu necasetin alınan tedbirlerle tekrar bulaşmasının önüne geçilebiliyorsa, bu durumda temizlenmesi gerektiği belirtiliyor.
İdrar Torbası Kullananlar Özür Sahibi Sayılır mı?
İdrarını tutamama veya başka rahatsızlıklar nedeniyle idrar torbası kullanmak zorunda kalan kimseler özür sahibi kabul ediliyor.
Hanefî Mezhebine Göre
Bedâ’i ve el-Hidâye gibi klasik fıkıh eserlerine göre Hanefî mezhebinde özür sahibi olan kimse, her namaz vakti için ayrı bir abdest alıyor. Bu abdestle vakit içinde dilediği kadar farz ve nâfile namaz kılabiliyor.
Ancak namaz vakti çıkınca abdest bozulmuş sayılıyor ve yeni vakitte yeniden abdest alınması gerekiyor.
Mâlikî Mezhebine Göre
Bidâyetü’l-müctehid ve Hâşiye kaynaklarında ise farklı bir hüküm yer alıyor. Mâlikî mezhebine göre özür sahibinin abdesti, vakit giriş ve çıkışıyla değil; özür dışında abdesti bozan bir durum meydana gelirse bozuluyor.
Kişinin ciddi sıkıntı yaşaması ve abdest alma konusunda zorluk çekmesi hâlinde bu görüşle amel edilebileceği ifade ediliyor.
Kalın Bağırsak Ameliyatı ve Kolostomi Durumu
Kalın bağırsak ameliyatı sonrası sürekli dışkı çıkışı yaşayan kişiler de özür sahibi sayılıyor. Bu durumda olan kimseler Hanefî mezhebine göre her namaz vakti için abdest alarak ibadetlerini yerine getiriyor.
Kolostomi hastalarında dışkı, karın duvarına yapıştırılan torbaya kontrolsüz şekilde boşalıyor. Bu hastalar da özür sahibi kapsamında değerlendiriliyor.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) özür sahibi bir kadına her vakit için abdest almasını bildirdiği rivayet ediliyor:
“Özür sahibi her namaz vakti için abdest alır.”
Hanefî mezhebine göre özür sahibi, vakit içinde aldığı abdestle farz, vacip, sünnet, kaza, cuma ve bayram namazlarını kılabiliyor; Kâbe’yi tavaf edebiliyor ve Mushaf’a dokunabiliyor. Ancak vakit çıkınca abdest sona eriyor.
Şâfiî mezhebine göre ise özürlü kimsenin, bir namaz vakti içinde kılacağı her farz namaz için ayrı ayrı abdest alması gerekiyor. Bu görüş Muğni’l-muhtâc’ta yer alıyor.
Hemoroid (Basur) Kanaması Abdesti Bozar mı?
Hemoroid hastalığına bağlı kanamalarla ilgili mezhepler arasında farklı görüşler bulunuyor:
-
Hanefî mezhebine göre: Çıktığı yerin dışına taşan kan abdesti bozar. Süreklilik hâlinde kişi özür sahibi olur. Bu hüküm el-İhtiyâr’da yer alıyor.
-
Şâfiî mezhebine göre: Ön ve arkadan çıkan kan abdesti bozar. Dış basurdan gelen kan abdesti bozmazken, iç basurdan gelen kan bozar. Bu görüş el-Hâvî’ta geçiyor.
-
Mâlikî mezhebine göre: Özür dışındaki kanamalar abdesti bozmaz. Bu hüküm Bidâyetü’l-müctehid’ta yer alıyor.
Basur hastalığının kişiyi ileri derecede sıkıntıya sokması ve abdest alma konusunda ciddi zorluk yaşanması hâlinde Mâlikî mezhebinin görüşüyle amel edilebileceği belirtiliyor.
Özür Devam Ettiği Sürece Kolaylık Var
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 12.07.2017 ve 30.11.2022 tarihli açıklamalarına göre; özür sahibinin elbise veya bedenine özür yerinden bulaşan necaset, özür hâli sürdüğü müddetçe namaza engel teşkil etmiyor.
Necasetin az ya da çok olması hükmü değiştirmiyor. Ancak bulaşmanın önüne geçilebiliyorsa temizlenmesi gerekiyor.
Farklı mezheplerin görüşleri doğrultusunda, kişinin karşılaştığı zorluk derecesine göre amel edilebileceği ifade ediliyor. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!











