Bursa’nın Nilüfer ilçesinde akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve vatandaşlar, Kayapa’da kurulması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi’ne karşı basın açıklaması yaptı. Katılımcılar, bölgenin artan nüfusu ile çevre ve halk sağlığı koşulları dikkate alındığında tesis için uygun olmadığını savundu.
Nilüfer Kent Konseyi ile Nilüfer’de Çöplüğe Hayır Platformu tarafından 30 Ağustos Zafer Mahallesi’nde düzenlenen toplantıda, projenin yeniden değerlendirilmesi istendi.
Bölge halkı toplantıya yoğun katılım gösterdi
Programa Nilüfer Belediye Başkan Vekili Aslıhan Ceyhan, belediye başkan yardımcıları, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın katıldı.
Belediye meclis üyeleri, muhtarlar, akademik odalar, kadın dernekleri ve çok sayıda bölge sakini de toplantıda yer aldı. Trabzon’un Araklı ilçesinden gelen gazeteci Ahmet Sungur ise benzer bir tesisin ardından bölgede yaşandığını belirttiği sorunları anlattı.
“Raporların güncellenmesi gerekiyor”
Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, proje hakkındaki raporların jeoloji ve çevre mühendisleri, hekimler ile akademisyenlerden oluşan bir çalışma grubu tarafından incelendiğini söyledi.
Kayapa’nın yalnızca 2014-2015 dönemindeki yer araştırmalarında değerlendirildiğini belirten Aydın, bölgenin 2019 ve 2020’de açıklanan alternatif alanlar arasında bulunmadığını ifade etti.
Aradan geçen sürede nüfusun önemli ölçüde arttığına dikkat çeken Aydın, konunun siyasi tartışmaların dışında tutularak bilimsel veriler ve yurttaşların demokratik hakları çerçevesinde yeniden ele alınmasını istedi.
Muhtarlardan projeye ortak itiraz
Kayapa Mahallesi Muhtarı Ali İhsan Dengiz, geçmiş yıllarda da benzer girişimlerin halkın tepkisiyle durdurulduğunu söyledi. Bölgenin konut yatırımlarıyla geliştiğini belirten Dengiz, tesisin yapılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
30 Ağustos Zafer Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban ise son 10 yılda bölge nüfusunun hızla arttığını belirtti. Özçoban, olası etkilerin yalnızca yakın mahallelerle sınırlı kalmayacağını, çevredeki birçok yerleşimi kapsayabileceğini savundu.
Üçpınar Mahallesi Muhtarı Adnan Uçar, hâkim rüzgârların koku ve hava kirliliğini çevre mahallelere taşıyabileceğini ileri sürdü. Uçar, bölgedeki su kaynakları ve arıtma tesisleri açısından da risk değerlendirmesi yapılması gerektiğini söyledi.
Taş ocakları ve tarım alanları gündeme geldi
Kuruçeşme Mahallesi Muhtarı Engin Özdemir, mahalle çevresinde faaliyet gösteren taş ocakları nedeniyle toz ve hava kirliliği yaşandığını belirtti. Yeni tesisin hayvancılık alanlarını ve yaşam çevresini daha fazla daraltacağını savundu.
Güngören Mahallesi Muhtarı Mesut Engin de daha önce iptal edildiği belirtilen projenin neden yeniden gündeme getirildiğinin açıklanmasını istedi. Engin, Nilüfer’in atık depolama alanına dönüştürülmesine karşı olduklarını dile getirdi.
“Çocuklarımıza verimli topraklar bırakmak istiyoruz”
Nilüfer’deki mahalle kadın dernekleri adına konuşan Hasanağa Kadın Derneği Başkanı Neşe Özçelik, bölgenin tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekti.
Coğrafi işaretli Hasanağa enginarının bölgede yetiştirildiğini hatırlatan Özçelik, toprağın, suyun ve havanın korunmasını istediklerini söyledi. Özçelik, “Çocuklarımıza çöplük değil, verimli topraklar bırakmak istiyoruz” dedi.
Halk sağlığı ve yer altı suları için uyarı
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, tesisin yer altı suları ve hava kalitesi üzerindeki muhtemel etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
Tesis faaliyetleri ve yoğun kamyon trafiğinin hava kirliliğini artırabileceğini söyleyen Türkkan, bunun yalnızca Nilüfer’i değil Bursa genelindeki halk sağlığını etkileyebileceğini savundu.
Türkkan, ilgili bakanlığın Bursa’daki depolama alanlarına ilişkin öncelik sıralamasında Kayapa’nın yer almadığını ileri sürerek, projedeki ısrarın gerekçesinin açıklanmasını istedi.
ÇED raporu ve zemin yapısı tartışıldı
Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin, projeye ait güncel bir Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunun bulunmadığını öne sürdü.
İnsan sağlığı, tarım ve doğal çevre üzerindeki etkiler değerlendirilmeden projeye onay verilemeyeceğini belirten Uluşahin, atığın kaynağında azaltılması ve ayrıştırılması konularının öncelikle ele alınması gerektiğini söyledi.
Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi temsilcisi Murat Yaşar ise 2016’da yapılan jeoteknik çalışmanın geniş bir alanda yalnızca beş sondajla sınırlı kaldığını ifade etti.
Bölgenin çatlaklı ve geçirgen bir zemin yapısına sahip olduğunu savunan Yaşar, incelemelerin güncel mevzuat ve bilimsel yöntemler doğrultusunda yenilenmesini istedi.
Uluabat Gölü ve fay hattı vurgusu
DOĞADER Başkanı Murat Demir, aynı projenin 2016 yılında bölge halkının tepkisi üzerine gündemden kaldırıldığını hatırlattı.
Tesisin fay hattı üzerinde planlandığını ileri süren Demir, başta Uluabat Gölü olmak üzere bölgedeki su varlıklarının korunması gerektiğini söyledi.
Gazeteci Ahmet Sungur da Trabzon’un Araklı ilçesinde kurulan benzer bir tesisin ardından yaşandığını belirttiği çevre sorunlarını katılımcılarla paylaştı.
“Fiilî ve hukuki olarak halkın yanında olacağız”
Toplantının kapanışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, projenin orman alanları, akarsu, fay hattı ve ulaşım koşulları bakımından yanlış bir noktada planlandığını savundu.
Her gün yüzlerce kamyonun bölgedeki dar yolları kullanmasının yeni sorunlara yol açabileceğini belirten Karagöz, tesisin modern ve çevreye zarar vermeyen bir yapıda olduğu iddia ediliyorsa Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Karagöz, Nilüfer Belediyesinin projeye karşı hem sahada hem de hukuki süreçte bölge halkının yanında yer alacağını ifade etti. Toplantıda, toplanacak imzaların Bursa Büyükşehir Belediyesine teslim edilerek itirazların resmî kayda geçirilmesinin planlandığı bildirildi.






