Nurettin Yıldız
nurettin@yildiz.com

Hasta olduk, ne yapalım? (1)

21 Şubat 2020 / Cuma 17:43:01 | YAZARLAR | Nurettin Yıldız

Hasta olan bir mü’minin ilk işi uzman bir doktora başvurmaktır. Kocakarı ilaçlarıyla veya başka hastalara verilmiş reçeteleri uygulayarak tedaviye kalkışmak doğru değildir. Vaktinin olmadığını ileri sürerek ya da masraftan kaçınarak tedavi yollarını kullanmayan Müslüman vebal altında kalır. Bedenlerimiz bize emanettir. Emaneti korumak ve kollamak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. Peygamber aleyhisselam efendimiz buyurdular ki: “Her hastalığın bir ilacı vardır. İlaçta isabet edildiğinde Allah’ın izni ile iyileşme olur.”

Tedavi sürecinin tamamlandığını uzman doktoru bildirmedikçe, hafif iyileşmelerle kenara çekilmeyiz. Sabır ve sebatla devam ederiz. Doktoru, eczacıyı, hemşireyi hepsini Allah’ın lütfedeceği şifanın vasıtaları olarak görür, biliriz. Haram olan şeylerden şifa beklemeyiz.

Hastalığın şiddeti ne olursa olsun, umutsuzluğa kapılmamız caiz değildir. Ölümü istemek gibi bir hakkımız hiç yoktur.Hastanın hastalık günlerinde TV izleyerek veya mübah olmayan şeylerle vakit geçirmesi hiç doğru olmaz. Duanın kabul olma ihtimali yüksek olan anlarda gafletten uzak durarak, zikir ve duayla, bereketli yazılar okuyarak vakit geçirilmelidir.

DUA İLE, OKUMA İLE İYİ OLUNUR MU? Dua ve okuma dirinin de ölünün de ihtiyacıdır. Hastanın elbette en önemli ihtiyaçlarındandır.Ancak hastalığın okuma ile tedavisinin caiz olabilmesi için kurallar vardır. Okuma ile tedavide Birinci Kural:Tıbbın ilgi alanında olan ve ilaçla veya benzeri bir yolla tedavisi yapılabilen hastalıklarda okuma, sadece Allah’a sığınmanın tezahürü içindir. Moral takviyesidir. Okumaya güvenip tedaviden kaçınmak doğru olmaz.

İkinci Kural:Organik olmayan ruhi hastalıklarda okuma ile şifa haktır, denenmiştir. Hem Peygamber aleyhisselam efendimiz hem de ashabı kiram hastaları okumuşlardır.

Ancak hem okuyanda hem de okunan şeylerde aranan şartlar vardır. Sadece “okumak” değildir yapılan. Kur’an’ın bereketinden hastanın iyileşmesi için yararlanmaktır. Kur’an ise, ne abdestsiz tutulabilen bir kitaptır ne de her okuyanına kendisini veren bir kitap… Mesele, iman meselesidir.En güzeli ihtiyacı olanın kendisinin okumasıdır. Başkasına da okutabilir.

Üçüncü Kural:Hastayı okuyan kimse “salih” bir mü’min olmalı, okuma işini bir meslek olarak yapmamalıdır.

Dördüncü Kural:Hastaya okunan şeyler ya Kur’an ayetleri olmalı ya da hadisi şeriflerde okunması tavsiye edilen dualar olmalıdır. Birtakım rumuzlar, tılsımlarla okuma olmaz.Hasta üzerine okunup tesiri olan belli başlı ayetler şunlardır:

Fatiha sûresi, Bakara sûresinin ilk bölümü, Ayet’el Kürsi,  Bakara sûresinin sonu, Haşr sûresinin sonu,  Kalem sûresinin 51. ayeti,  İhlas, Felak, Nâs sûreleri.

Beşinci Kural: Cinlerden gelen hastalıkların varlığı doğrudur. Ancak cinlerle ilgili bu bilginin suistimali cinlerin verdiği zarardan daha fazla olabilmektedir. Cinlerden daha tehlikelisi bunu istismar edenlerdir. Hiçbir iyiliği dokunmadığı halde insanların dertleri ile geçim temin edenler için söylenebilecek ilk söz, onlardan uzak durmanın tavsiye edilmesidir. (Devam Edecek)

 

Tüm Yorumları Göster (0)