Hamdi Döndüren

Dürüst Yönetim-2

23 Ağustos 2019 / Cuma 18:52:58 | YAZARLAR | Hamdi Döndüren

Daha önceki yazılarımızda, bir İslâm toplumunda başkanın hangi yöntemlerle belirlenebileceğini ve başkanda aranan niteliklerden ilk ikisi üzerinde durmuştuk.

Aşağıda yeterlilik gibi diğer nitelikleri açıklayacağız.

3) YETERLİLİK:

İslâm Devlet Başkanının görevleri ağır olduğu için, bunları yerine getirebilecek güce ve yeterliliğe, sükûnet ve ağırbaşlılığa da sahip olması gerekir.

Çünkü hükümleri uygulama, cezâları infaz edebilme, hakları haksızlık yapanlardan alıp hak sahiplerine verme, cihadı sürdürme, kamu yararını gözetme, kısaca toplumu iyiye ve güzele doğru sevk edebilme yeteneğinin başkanda bulunması gerekir.

 Bu performansın oluşması belli seviyede ilim, irfan, fikir, kültür ve tecrübe birikimini gerektirir (12).

Bazı İslâm fakihleri adaletli yönetici bulunmazsa yukarıda belirtilen nitelikleri en çok taşıyan aday ba?kan seçilir, görü?ündedirler.

Aranan bu şartlara, günün gerektirdiği; belli bir yaşı aşmamış olmak veya belli bir tahsil düzeyine sahip olmak gibi şartlar da İslâm toplumu tarafından getirilebilir.

Diğer yandan Devlet başkanlığı makamının boş kalmaması için şartların bazı noktalarda hafifletilebileceğini İmam Gazzâlî (ö. 505/1111) şöyle belirtir:

 "Başkanda ilim şartı olmayınca, fitnesiz bir şekilde azli mümkün olursa, işlerini fetvâlarla yürütecek durumda olsa bile azledilir.

Ancak azil mümkün olmazsa meşruluğu kabul edilir... Bu ise zarûret yoluyla böyledir. Çünkü zarûretler sakıncalı olan şeyleri mübah kılar.

 Şartlarını tam olarak taşımayan birisinin İslâm Toplumuna başkan olması, toplumun her türlü işlerinin askıda kalmasından daha iyidir" (13).

Sonuç olarak İslâm Toplumunda geniş yetkilerle techiz edilmiş, merkezî otoriteyi temsil eden bir "başkanlık sistemi" nin amaçlandığı söylenebilir.

 Bu başkanın ve ona yardımcı olacak "şûra (danışma kurulu)" nın ise İslâm Toplumu tarafından en ehliyetli kişiler arasından seçimle işbaşına getirilmesi de İslâm'ın öngördüğü esaslardandır.

DİPNOTLAR:

 1) Bkz. Eş-Şûrâ, 42/38; Âli İmran,2/159 2) El-kurtubî, El-Cami' Li Ahkâmil-Kur'ân, I, 270; İbn Hüceym, El-Eşbâhye'n- nezâir, 5,211; El-Mâverdi, El-Ahkâmû's Sultâniyye, s. 6: İbn Haldûn, El-mükaddime, s. 193 3) El-Ferrâ, El-Ahkâmüs-Sultâniyye, s.20. 4) İbn Haldûn, a.g.e., s. 193 5) A.K. Üdeh, İslâm ve Siyasi Durumumuz, s. 111 vd; ez-Zühayli el-Fıkhu'1-Îslâmî ve Edilletüh, 2. baskı, Dımaşk 1405/1985, VI, 69 6) bk. İbn Haldun, a.g.e., s. 183vd. 7) el-Cassâs, Ahkâmü'l-Kur'ân, 1,70. 8)en-Nahl. 16/90. 9) el-Hucurât, 49/13. 10) Ebû Davud, Fiten, l. 11) İbn Ebî Şeybe, el-musannef,XII, 219. 12) bk. El-Kurtubî, a.g.e. I, 270; İbn Nüceym, a.g.e, s.211; el-Ferrâ', a.g.e, s.30; el-Mâverdî, a.g.e, s.6; İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, el-Meymeniyye baskısı. I, 384,385. 13) el-Gazzâlî, el-İktisad fî'l-İ'tikad, s. 239, 240.

Prof. Dr. Hamdi Döndüren

ALTINOLUK DERGİSİ-1994 - Ocak, Sayı: 095, Sayfa: 038

 

Tüm Yorumları Göster (0)