Programda konuşan Prof. Dr. Şerif Barış, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlattı. Barış, doğa kaynaklı afetlerin tekrar eden olaylar olduğunu belirterek, Marmara Bölgesi için büyük bir deprem beklentisinin sürdüğünü ifade etti.
6,2’lik Deprem Riski Ortadan Kaldırmadı
Prof. Dr. Barış, 23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin fayın küçük bir bölümünü kırdığını söyledi. Bu depremin, beklenen büyük Marmara depremi riskini tamamen ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Barış, söz konusu depremin beklenen senaryonun büyüklüğünü bir miktar aşağı çekmiş olabileceğini belirtti. Ancak İstanbul için asıl riskin yalnızca sarsıntıdan ibaret olmadığını ifade etti.
Deprem Sonrası Krizlere Dikkat
Programda, büyük bir deprem sonrası yaşanabilecek zincirleme sorunlar da gündeme geldi. Su barajlarının dayanıklılığı, organize sanayi bölgelerindeki yangın riski ve tsunami ihtimali uzmanlar tarafından değerlendirildi.
Özellikle deprem sonrası meydana gelebilecek su kesintilerinin halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği belirtildi. Uzmanlar, uzun süreli su sorunlarının salgın hastalık tehlikesini artırabileceğine dikkat çekti.
“İstanbul En Hazır İl”
Afet Yönetimi Uzmanı Ogün Şimşek ise İstanbul’un deprem hazırlıkları konusunda Türkiye’de öne çıkan illerden biri olduğunu söyledi. Şimşek, deprem hazırlığı açısından en hazır ilin İstanbul olduğunu ifade etti.
Programda, 2000 yılından bu yana hastaneler, okullar, altyapı sistemleri ve su hatlarıyla ilgili önemli çalışmalar yapıldığı aktarıldı. Tsunami kaçış güzergâhları ve güçlendirme projelerinin de sürdüğü belirtildi.
Bireysel Hazırlık Vurgusu
Uzmanlar, yapılan çalışmalara rağmen hiçbir şehrin depreme tamamen hazır kabul edilemeyeceğini vurguladı. Afetlerle mücadelede kamu kurumlarının yanı sıra vatandaşların bireysel hazırlıklarının da büyük önem taşıdığı ifade edildi.





