Turhan Şahin’în İnegöl’e dair hikayelerin yer aldığı kitabından İnegöl’ün Sorgu Hakimi adlı hikayesi hem güldüren hem de düşündüren bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor.
İNEGÖL’ÜN SORGU HAKİMİ
Yetmişli yılların sonlarıydı. İnegöllü bir grup genç, içlerinden birinin babasına ait bir otomobille şehir turu atıyorlardı. Müziğin sesinin biraz yüksek olmasından başka da bir kusurları yoktu.
Sokağın birinden biraz fazla geçmiş olacaklar ki, evinin odunlarını taşıyan elli yaşlarında bir kişi arabaya işaret etti, durdurdu ve “Buradan geçip durmayın.” dedi. Gençler tamam amca falan dediler ama içlerinden bir tanesi “Sana ne be amca, sen İnegöl’ün Sorgu Hakimi misin?” deyiverdi.
Yirmi dakika kadar sonra devriye gezen İnegöl’ün o gün için tek polis minibüsü gençlerin otomobilini durdurdu. Gençleri polis minibüsüne bindirdi. Bir polis memuru da gençlerin otomobilinin direksiyonuna oturdu. Minibüse bindirilen gençlerden biri çekine çekine “Polis Ağabey, ne oldu ki?” deyiverdi. Polis memuru da “Oğlum biz de bilmiyoruz, karakola gidince öğreneceğiz.” dedi.
Karakola vardıklarında bizim gençleri bir duvarın dibine dizdiler. Polisler de gençler gibi ne olduğunu tam bilmiyorlar, bekliyorlardı. Derken odun taşıyan adam kapıda göründü. Odun taşıyan adam gerçekten İnegöl’ün Sorgu Hakimiydi.