İnegöl'de Erkuş ailesi tarafından yaklaşık 145 yıldır sürdürülen fıçıcılık mesleği, beşinci kuşak temsilcisine aktarıldı. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi 81 yaşındaki Erdoğan Erkuş’un çocuk yaşta öğrendiği zanaatı bugün oğulları ve 21 yaşındaki torunu Eren Erkuş sürdürüyor.
Atölyede özenle seçilen keresteler işlendikten sonra ateş yardımıyla bükülerek geleneksel yöntemlerle fıçı haline getiriliyor. Aile, yaklaşık bir buçuk asırdır devam eden mesleği gelecek kuşaklara taşımayı amaçlıyor.

Erdoğan Erkuş mesleğe 1956-57 yıllarında başladı
Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Erdoğan Erkuş, fıçıcılığı çocuk yaşlarda babasının yanında öğrenmeye başladığını söyledi. Yaklaşık 70 yıldır mesleğini sürdüren Erkuş, ellerindeki kesik ve yaraların kendisine geçmiş yılları hatırlattığını ifade etti.
Mesleğe başlangıç sürecini anlatan Erkuş, “Bu mesleğe 1956-57 yıllarında başladım. Babamın zoruyla, bisikletin arkasında beni dükkâna getirip götürmesiyle bu mesleği öğrendim. Allah bin kere razı olsun. Ellerimde çeşitli kesikler, yaralar var. Ama bunlar benim için tatlı şeyler. Bunlara baktıkça eskileri anımsıyorum.” dedi.

Fıçıcılık geleneği Romanya’dan Türkiye’ye uzandı
Erkuş ailesindeki fıçıcılığın geçmişi, Romanya’dan Türkiye’ye göç eden büyük dedeye dayanıyor. Erdoğan Erkuş, dedesinin Türkiye’ye geldikten sonra farklı işlerde çalışmasına rağmen aileden gelen fıçıcılık mesleğini bırakmadığını anlattı.
Erkuş, o dönemlerde fıçı yapanların sayısının az olduğunu ve üretilen fıçılara yoğun talep bulunduğunu belirterek, ailesindeki zanaatın sonraki kuşaklara aktarıldığını söyledi.

Turşu, zeytin ve şalgam için fıçılar üretildi
Erdoğan Erkuş, 1923 doğumlu babasının da kendi babasının yanında çalışarak mesleği tüm ayrıntılarıyla öğrendiğini belirtti.
Ailenin geçmişte turşu, zeytin, şalgam ve farklı gıda ürünlerinin saklanması amacıyla fıçılar yaptığını kaydeden Erkuş, talebin yüksek olduğu dönemlerde üretimin gece gündüz sürdüğünü ifade etti.

Dördüncü kuşak Orhan Erkuş mesleği devraldı
Ailenin dördüncü kuşak temsilcisi 53 yaşındaki Orhan Erkuş da 1995 yılında askerden döndükten sonra babasının yanında çıraklığa başladı. Yıllar içinde fıçı yapımının tüm aşamalarını öğrendiğini belirten Erkuş, mesleğin ailelerinde yaklaşık 145 yıldır devam ettiğini söyledi.
Orhan Erkuş, “Dördüncü kuşak olarak bu fıçı mesleğini yapıyoruz. Babalarımızdan, atalarımızdan gelen bir meslek. 1995’te askerden geldikten sonra, 22 yaşında babamın yanında çıraklığını yaptım. Babam sağ olsun, mesleğin bütün detaylarını öğretti.” ifadelerini kullandı.

Her kereste fıçı yapımına uygun değil
Fıçı üretiminde en önemli aşamalardan birini kullanılacak kerestenin seçimi oluşturuyor. İnegöl çevresi ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden temin edilen keresteler, ustalar tarafından tek tek kontrol ediliyor.
Her ağacın fıçı yapımına uygun olmadığını belirten Orhan Erkuş, seçilen kerestelerin çeşitli işlemlerden geçirildiğini, ardından fıçının içinde ateş yakılarak ahşabın geleneksel yöntemle büküldüğünü ve bombeli biçimin verildiğini anlattı.

Beşinci kuşak da mesleği öğreniyor
Yaklaşık 145 yıllık aile geleneğinin beşinci kuşak temsilcisi ise 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Eren Erkuş oldu. Eğitimine devam eden Eren Erkuş, aynı zamanda dedesi, babası ve amcasının yanında çalışarak mesleğin inceliklerini öğreniyor.
Çocukluğundan itibaren atölye ortamında bulunduğunu anlatan Erkuş, kereste seçiminden ateşle şekillendirme aşamasına kadar fıçı üretiminin farklı bölümlerinde çalıştığını söyledi.
“Bu zanaatı devam ettirmeye çalışacağız”
Unutulmaya yüz tutan fıçıcılığı gelecek kuşaklara aktarmak istediğini belirten Eren Erkuş, mesleğin artık aileleri için bir gelenek haline geldiğini ifade etti.
Eren Erkuş, “Ben beşinci kuşağım, babam dördüncü kuşak, dedem üçüncü kuşak. İnşallah bu böyle benden sonraki nesillerde de devam edecek.” dedi.





