BU GURUR YETER

Nusret Vardar, İnegöl eğitimi adına önemli bir isim. Ömrünü eğitime adamış olan Vardar, İnegöl İmam Hatip Lisesi'nin kurucu müdürü.

Sadece 2 yıl müdürlük yapan Vardar'a, bugün sayıları onları geçen İmam Hatip Ortaokul ve Liseleri adına ilk olmanın gururu yeter.

EVİNDE ZİYARET ETTİK

Emekli eğitimci Nusret Vardar'ı Kent Konseyi Başkanı Haydar Cerrah ile birlikte evinde ziyaret ettik. Vardar'a İmam Hatiplerin kuruluş yıllarını sorduk.

Nusret Vardar, İnegöl İmam Hatip Lisesinin kuruluşundaki zorlukları paylaştı bizlerle. Biz de gazetemizin okuyucuları ile bu röportajımızı paylaşıyoruz.

Açılışına Şevket Kazan katıldı

İMAM HATİP LİSESİ İNEGÖL'DE NASIL KURULDU?

1974 yılında kurduk İmam Hatip Lisesi'ni. 74'ten çok daha önce İmam Hatip Okulunun açılması amacıyla şu anki lisenin olduğu yerde temel atıldı. O binanın 1.katı bitirildi.

Bir türlü bakanlık izin vermiyordu. Birkaç defa Ankara'ya gittik. Adalet Partisi iktidardaydı. Ahmet Türkel, Ticaret Bakanıydı. Muhterem bir insandı. Benim de dahil olduğum bir grupla Ankara'ya defalarca gittik.

Bir türlü netice alamadık. 1973 yılında seçimlerde Adalet Partisi çoğunluğu elde edemedi. Ecevit ile beraber rahmetli Necmettin Erbakan koalisyon hükümeti kurdular. İmam Hatip Okullarının orta kısımları da hemen hemen kapanmış durumdaydı.

Hükümetin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Üstündağ, köy enstitüsü kökenli bir zattı. Bakan olduğu dönemde 1974 yılında İnegöl'de okulun ismi 'Meslek Dersleri Ağırlıklı Ortaokul' adıyla açıldı. Müfredatta da Kuran-ı Kerim, Siyer ve Ahlak, Din Dersleri ile Arapça dersleriyle açıldı. Sonra müfredatıyla beraber İmam Hatip Okulları adıyla değişti. Birçok kimse İnegöl'de açılan okulun ortaokul olduğunu bilmez.

O zaman Adalet Bakanı Şevket Kazan okulun açılışına geldi. Ahmet Türkel de Bursa milletvekili olarak katıldı. 1974 yılında 'Meslek Dersleri Ağırlıklı İmam Hatip Ortaokulu' İnegöl'de açılmış oldu.

Ben o zamanlarda Bursa İmam Hatip Lisesi'nde öğretmendim. Sonra beni kurucu müdür olarak görevlendirdiler. Arkadaşlar ısrar ettiler, kaldık. 6 ay sonra da evi Bursa'dan getirdim. 2 yıl müdürlük yaptım. Sonra da emekli oldum.

Talim Terbiye inat etti

İMAM HATİPLERİN TÜRKİYE'DE AÇILIŞ HİKAYESİ NASILDI?

1951-1952 ders yılında Türkiye'de 7 ilde İmam Hatip Lisesi açıldı. Biz de 5 kişi olarak İstanbul'a gittik. İlkokula dayalı 7 sene olarak açıldı. İmam Hatip Okulları açılacağı zaman Türkiye'de camilerde imam bulunamaz hale geldi. Köylerde Cuma Namazı kılınamaz hale geldi. Komşu köylere gidiliyordu.

Cenaze için komşu köylerden hoca getiriliyordu. Böyle bir ortamda 1950'de seçime gidildi. 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti iktidara geldi. Millet camilerin doldurulması için hükümetten bir an önce okul açılmasını istedi. Kendi aralarında ilkokula dayalı 2 yıllık İmam Hatip Okulu açılmasına karar vermişler. 1948 yılı CHP kongresinde İmam Hatip Okulların açılması kararı var. Ankara'da İlahiyat Fakültesi açıldı o dönemde.

İstanbul'da da bir heyet kurulmuş, bina temin edilecek, öğretmen temin edilecek İmam Hatip Okulu için. İstanbul Lisesi'nden felsefe hocalığından emekli ama Cumhuriyetten önce medreselerde ve liselerde Arapça öğretmenliği yapan Celalettin Ökten isimli zat bu heyet içerisinde.

İmam Hatip Okullarının 7 yıl olarak açılmasını ısrarla istiyor ve savunuyor. Hükümetin amacı da 2 yılda amme cüzü, Cuma hutbesi okunacak kıvama gelsin. Cenazelerin teçhiz ve tekvini yapılsın. Bir an önce mihraplar dolsun.

Celalettin Ökten o dönemde Ankara'ya gidiyor. O dönemde Eğitim Bakanı Tevfik İleri. Çok muhterem bir zat... Okuldan da arkadaşı... Celalettin Hoca neden okullar 7 sene olmalı onları anlatmış. Camiye doktor, mühendis, profesör gelecek, işçi gelecek. Her kesimden insanlar gelecek.

Kültür düzeyi yüksek insanlar olmalı. Tevfik İleri bunları dinleyince ben ikna oldum, gidip Başbakana anlatalım diyor. Başbakan ikna olmuş. Kabineyi toplamış onları da ikna ediyor ve 7 sene olarak açılmasına karar veriliyor.

Sonra müfredat hazırlanıyor. Tefsir, Hadis, Kelam, Akaid, Arapça, Kuran-ı Kerim, Din Psikolojisi.. Meslek dersleri ile beraber programı Talim Terbiye'ye veriyor. Talim Terbiye Kurulu bu programı onaylamıyor. Arapça olduğu için harf inkılabına aykırı diyormuş Başkanı. Fıkıh ne demek, Siyer ne demek diyormuş.

Hocanın aynen ifadesi: 'Diyanete gidiyorum diyorlar ki Fizik, Kimya, Felsefe bu derslere ne gerek var. Diyanetteki armut kafalılara kültür derslerinin önemini anlatamıyorum. Talim Terbiyedeki zındıklara da meslek derslerinin önemini anlatamıyorum"

Bakana gidiyor. Emir veriyor. Uygulamıyorlar, anayasaya aykırı diyorlar. Tevhid-i Tedrisat Kanuna aykırı diyorlar. Nihayet durumu Başvekile anlatıyorlar. Rahmetli Menderes diyor ki siz gidin ben habersizmiş gibi oraya geleceğim. Onlar oradayken emri vaki ile okulların açılmasını istiyor. Yazın ben imzalayacağım diyor. Böylece okullar açılıyor.

Sadece İstanbul'da Ortaokula dayalı hazırlık sınıfı açıldı. Okullar 7 yıllık. Orta kısmı 4 yıl, lise kısmı 3 yıl. 4 yılı yeterli görür hükümet de liseyi açmaz diye; ortaokulları hazırlığa açarak liseyi de açtılar. O da çok önemli bir olay. Eğer Celal Hoca olmasaydı, okullar 7 sene olmasaydı Türkiye böyle olmazdı.

Bugün bir çok ilde İlahiyat Fakülteleri var. 2 yıl olsaydı Ankara İlahiyattan başka İlahiyat olmazdı. Bugün doçent, profesör düzeyinde müftülerimiz var. O okullar 7 sene olmasaydı bunlar da yaşanmazdı. Celalettin Ökten hocamıza ben Türkiye'mizin çehresini değiştiren 'Meçhul Kahraman' diyorum.

1960 ihtilali geldi. İmam Hatip Liselerini kapatmaya çalıştılar ama yapamadılar. Buna tenezzül edemediler. Halk çok büyük teveccüh gösteriyordu. 74 yılında hükümet protokolüne rahmetli Erbakan İmam Hatip Okullarının açılmasını da koydu. Sonra sayıları sürekli arttı.

Hocalarımız çok değerli isimlerdi

Bizim dönemimizde hocalarımız çok özel insanlardı. Cemalettin Ökten hocamın ders devamsızlığını hatırlamıyorum. Eğer derse gelmezsem cenazeme gelirsiniz derdi. Hüsrev Aydınlar adında Hadis hocamız vardı. Fatih Camii'nde Sabah Namazlarından sonra Hadis okuturdu. Buhari okuturdu. Hadisleri rivayet eden kişilerle (Ravi) beraber hadisleri ezbere biliyordu.

Öğrencilerinden biri bizim derslerimize de geliyordu. O anlattı bize: 'Hocam Hüsrev Efendi'nin kızı hastalanmıştı. Çocuk hastalıktan kurtulamadı, vefat etti. Hoca, kızının öldüğü gün derse geldi. Mezarlığa dersi bitirip gitti. Mezarlıktan döndükten sonra da yine derse geldi. "Ders tatil edilmez." derdi.

Okul ilk açıldığı yıl bir iki ay hademe yok. Müdür okul çıkışı tuvaletleri temizlerdi. Neden öğrencilerine temizletmiyorsunuz dediklerinde 'Ben öğrencilerime okulda tuvalet temizlettim dedirtmem' diyor.

İstanbul'da İmam Hatip Okulu açıldığında 328 öğrenci var. Bu 328 öğrenci Türkiye'nin dört bir tarafından gelen arkadaşlarımızdı. 7 farklı bölgeden gelen öğrencilerdi. 328 öğrencinin 52 tanesi İnegöl'dendi. Bu da çok önemli...

Muhabir: Yazar Silinmiş