7 Ekim 2023’te başlayan Filistin-İsrail savaşı, aradan geçen süreye rağmen şiddetini artırarak sürüyor. İsrail'in Gazze’ye yönelik hava saldırıları ve bombardımanları nedeniyle şehir neredeyse tamamen yok oldu. Enkaz haline gelen sokaklar, yıkılmış evler ve kaybolmuş hayatlar, tarihe kara bir leke olarak geçmeye aday. Ancak şimdi, Gazze’yi bekleyen en büyük tehdit açlık ve susuzluk.
Açlıktan Ölümler Artıyor
Gazze’de kadınlar, çocuklar ve yaşlılar artık füzelerden değil, açlıktan ölüyor. Bölgedeki insanlar günlerdir yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulamıyor. Bir parça ekmek aramak için yola çıkan birçok kişi, o yolda hayatını kaybediyor. Dünya ise bu insanlık dramına seyirci kalıyor.
“Hiçbir Şey Yok!”
Gazze’de hastaneler çalışmıyor, elektrik yok, su yok, ekmek yok. Abluka altındaki halk, yaşamak için sadece un ve suyla günler geçirmeye çalışıyor. Un yardımı için yola çıkan Gazzeliler, dağıtım noktasında un bulamayınca yere dökülen unları toplamaya başladı. Son günlerde yalnızca açlık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 800’ü geçti.
Dünya Sessiz, Vicdanlar Suskun
Gazze’de yaşananlar yalnızca Filistin halkını değil, tüm insanlığı ilgilendiriyor. Uzmanlar, uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmasının soykırıma ortak olmak anlamına geldiğini vurguluyor. Kamuoyunun tepkisi ve uluslararası baskı olmadan bölgede insani yardımların ulaşması imkânsız hale geliyor.
“Kelimelerin tükendiği bu noktada, dünya artık sessizliğini bozmak zorunda. Sessiz kalmak, soykırıma ortak olmaktır.”
Gazze’de yaşanan bu açlık trajedisi, sadece savaşın değil, ihmalin, sessizliğin ve duyarsızlığın da bir sonucudur. İnsanlık bu sınavdan geçmek zorunda. Dünya olarak artık harekete geçmenin zamanı geldi; hatta çoktan geçiyor.





