Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan ve halk arasında “cam kemik hastalığı” olarak bilinen Osteogenesis imperfecta ile mücadele eden 37 yaşındaki devlet memuru Özgür Kurdaş, yıllarca yatağa ve tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşadı. Yüzme sayesinde ise suyun içerisinde kendisini daha özgür hissettiğini belirten Özgür, yaklaşık 2 yıl boyunca yüzdü.

Doğduğu ilk aylarda kırıkları tespit edilen, ilerleyen yıllarda kırıkları artan Özgür'e 7-8 yaşlarında Osteogenesis imperfecta teşhisi konuldu.

Hastalığı nedeniyle çocukluk ve gençlik döneminde çok sayıda kırık yaşayan Özgür Kurdaş, çeşitli tedaviler gördü. Çapa Tıp Fakültesi'nde kemiklerinin güçlenmesi amacıyla uygulanan tedavilerin ardından önce yatağa bağımlı yaşamdan kurtulduğunu, daha sonra yürüteç desteğiyle yürümeye başladığını ifade etti.

Özgür, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

“Ben cam kemik hastasıyım, Osteogenesis imperfecta. Doğduğumda ilk altı aylıkta kırığım keşfedildi. Aradan zaman geçtikçe kırıklarım artmaya başladı. Bunun üzerine yedi sekiz yaşlarındayken bir teşhis kondu. Bu teşhis neticesinde de cam kemik hastası olduğumu ortaya çıktı. O tarihten beri çeşitli tedaviler görmekteyim. Çapa Tıp Fakültesi'nde kemiklerimin güçlenmesi için bir takım tedaviler uygulanmakta. Bu tedaviler sayesinde önce yataklıktan kurtuldum. Ardından yürüteç desteğiyle yürümeye başladım. Bugün itibariyle çalışıyorum, yürüyorum. Ve kendi işimi kendim görebiliyor durumdayım.”

“YÜZERKEN GERÇEKTEN ÖZGÜR OLABİLİYORUM”

Özgür, yüzmenin kendisi için diğer fiziksel aktivitelerden farklı bir anlam taşıdığını söyledi.

“Elbette ki yüzmek, bana dışarıda olduğumdan çok daha rahat hissettiriyor. Ben yüzerken gerçekten özgür olabildiğimi çünkü bütün kaslarım aynı anda ve çok rahatlıkla hareket ediyor.”

Yürümenin kendisi için daha fazla efor gerektirdiğini belirten Özgür, suyun içerisinde ise daha rahat hareket ettiğini ifade etti:

“Normal adımlarımı atarken diğer insanlara göre tabii ki daha zor atıyorum, daha güç atıyorum, zorlanıyorum, bir efor sarf ediyorum ama yüzerken böyle bir efor sarf etmeme gerek kalmıyor aslında. Gerçekten yürümekten daha keyifli geliyor bana, yüzmek. Yani bugün ne olsaydın deseler, ben bir balık olmayı tercih ederdim. Çünkü çok daha sağlıklı hissediyorum suyun içerisinde. Bu sayede de işte, kemiklerim güçlendi ve hayatta sağlıklı insanlar arasında kendime bir yer bulabildiğimi düşünüyorum.”

2 YIL BOYUNCA YÜZDÜ

Özgür, günlük egzersizlerin yanı sıra yüzmeye de başladı. Yaklaşık 2 yıl boyunca yüzdüğünü belirten Özgür, suyun içerisinde bütün kaslarını daha rahat hareket ettirebildiğini söyledi.

Yıllarca yatağa bağımlı kalan Özgür, bugün yürüteç desteğiyle yürüyebiliyor. Kendisinin yaşadığı değişimde düzenli hareketin önemli olduğunu vurgulayan Özgür, benzer durumda olan kişilere de mesaj verdi:

“Ben de ilk başlarda yatalaktım. On üç yıl kadar yatalak kaldım. Ondan sonra tekerlek sandalye başladı. Sonrasında da yürütece geçebildim.”

“Benim tek artım şuydu aslında. Ben asla vazgeçmedim. Kastlarımı hep çalıştırdım, hep uğraştım, hep çabaladım. Bugün geldiğim noktada yürüyebiliyorum. Elbette ki bunları söylerken çok kolay ama uygularken çok zor. Çünkü çektiğimiz acılar, fiziksel acıların yanında duygusal acılar da mevcut. Fakat bunun tek bir sırrı var. Tek bir çıkar yolu var. Vazgeçmemek, uğraşmak, çabalamak, yatalak biri eğer beni izliyorlarsa lütfen vazgeçmeyin. En azından yattığınız yerde bile herhangi bir uzvunuzu hareket ettirebilir, kasınızı çalıştırabilirsiniz. Emin olun ki bunun mükafatını alacaksınız, ben aldım. Umarım sizler de alırsınız. Size bir nebze eğer buradan umut olabilirsem, ne mutlu bana. Lütfen vazgeçmeyin, lütfen pes etmeyin. Hayat herkes için çok zor. Hayat herkes için bir mücadele. Bizim mücadelemiz de fiziksel olarak bir mücadele. Bu mücadeleden vazgeçmeyelim. Yaşadığımız hayatın hakkını verelim diyorum arkadaşlar.”

YATAKTAN YÜRÜTECE UZANAN HAYAT

Özgür, eğitim hayatına da uzun süre evden devam ettiğini belirterek, ailesinin kendisine her aşamada destek olduğunu anlattı:

“Ben ilk on üç yaşına kadar yatalaktım. Yatağa bağımlı bir haldeydim. On üç yaşından sonraysa geçebildim. O zamana kadar sürecim evde eğitimle devam etti. Ondan sonra örgün bir hayata başladım. Ailem eğitim hayatım boyunca hep yanımdaydı. Okula götürmem de, getirmem de, hatta okuldaki eğitim esnasında bile. Daha sonrasında açık öğretim fakülteleri okuyarak mezun oldum. Bugün İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Evrak Kayıt Departmanı'nda çalışmaktayım. Normal KPSS'yi kazandık, girdik. Çalışıyoruz.”

Çalışmanın kendisi için önemli olduğunu belirten Özgür, şöyle devam etti:

“Yaptığımız işi seviyoruz. Hayatın içerisinde yer almak, çalışırken kendimi daha mutlu hissediyorum. Ağrılarımdan, acılarımdan, birçok şeyden uzaklaşmış oluyorum. İnsanoğlu bir şeyle uğraşabilmeli. Ben işimle uğraşıyorum, diyebilirim. Eğitimimle uğraşıyorum, diyebilirim. Fiziksel olarak evet hayat benim için birazcık zor ama ben kendimi geliştirmeye adadım. Ve bu anlamda da çalışıyorum, uğraşıyorum.”

Yaklaşık 1,5 yıl önce evlenen Özgür, eşinin tedavi sürecinde kendisine destek olduğunu söyledi:

“Evliyim. Yaklaşık bir buçuk yıl önce evlendim. Eşim öğretmen, kendim devlet memuruyum. İyi bir hayatımız var, şimdilik. İşte tedavi sürecimde eşim çok yanımda. Buradan ona da teşekkür ediyorum, sağ olsun.”

EVİNİ KENDİ İHTİYAÇLARINA GÖRE DÜZENLEDİ

Özgür, günlük yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmek için evindeki eşyaları da kendi ihtiyaçlarına göre düzenlediğini belirtti:

“Ev hayatım tamamen bana göre dizaynı, merdiveninden tuttunda içeride yıkandığım duşa kabine kadar. Bunun yanı sıra kullandığımız bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, kurutma makinesi tamamen bana göre dizayn edilmiş durumda. Bu sayede kendi başıma hiç kimseye ihtiyaç duymadan evdeki bütün ihtiyaçlarımı görebiliyorum, tek başıma hayatta kalabiliyorum. Bunun için çabalıyorum, uğraşıyorum.”

Özgür'ün yaşam öyküsünde yüzme, yıllarca hareket kısıtlılığı yaşayan bir kişinin su içerisinde kendisini daha özgür hissetmesini sağlayan önemli bir aktivite olarak öne çıkıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında