Dünya genelinde yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanırken, Çin’in izlediği enerji politikası dikkat çekmeye devam ediyor. Bir yandan güneş ve rüzgar enerjisinde rekor seviyede büyüme sağlayan ülke, diğer yandan kömür santrali kurulumunu da hızlandırıyor. Bu durum, “Çin neden hâlâ kömür yatırımı yapıyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Kömür Santrallerinde Son Yılların En Büyük Artışı
Enerji araştırma kuruluşlarının yayımladığı raporlara göre Çin, 2025 yılı boyunca 1 gigawatt ve üzeri kapasiteye sahip 50’den fazla büyük kömür santralini devreye aldı. Bu rakam, son on yılın ortalamasının oldukça üzerinde yer alıyor.
Toplamda ise yaklaşık 78 gigawatt yeni kömür enerjisi kapasitesi elektrik sistemine eklendi. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bu artış bazı büyük ülkelerin uzun yıllarda kurduğu kömür kapasitesine yakın seviyede bulunuyor. Tek bir büyük kömür santralinin bile yüz binlerce haneye elektrik sağlayabildiği düşünüldüğünde, bu yatırımın ne kadar büyük olduğu daha net anlaşılıyor.

Yenilenebilir Enerjide Dünya Liderliği Sürüyor
İlginç olan ise Çin’in kömür yatırımlarına rağmen yenilenebilir enerji alanında da rekor kırması. Resmi verilere göre ülke, 2025 yılında:
- 315 gigawatt güneş enerjisi
- 119 gigawatt rüzgar enerjisi
kapasitesini sisteme ekledi. Bu rakamlar, Çin’in temiz enerji üretiminde küresel liderliğini güçlendirdiğini gösteriyor.
Yenilenebilir kaynakların hızlı büyümesi sayesinde kömürün toplam elektrik üretimindeki payı küçük de olsa geriledi. Ancak kömür santralleri tamamen devre dışı bırakılmış değil.
Elektrik Talebi Hızla Artıyor
Uzmanlara göre Çin’in kömür yatırımlarının arkasında en önemli nedenlerden biri hızla artan elektrik ihtiyacı. 1,4 milyarlık nüfusa sahip ülkede yaşam standartlarının yükselmesiyle birlikte elektrik tüketimi de sürekli artıyor.
Özellikle:
- Klima ve beyaz eşya kullanımının yaygınlaşması
- Sanayi üretiminin büyümesi
- Veri merkezleri ve yapay zeka teknolojilerinin gelişmesi
elektrik talebini ciddi şekilde artırıyor.
Elektrik Kesintileri Endişesi Politikayı Etkiledi
Çin’de 2021 ve 2022 yıllarında bazı bölgelerde ciddi elektrik kesintileri yaşandı. Hatta bazı şehirlerde dönüşümlü elektrik uygulamasına gidildi. Bu durum, enerji güvenliğinin hükümet için öncelikli hale gelmesine neden oldu.
Özellikle kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminin düşmesi, enerji sisteminin ne kadar kırılgan olabileceğini ortaya koydu. Bunun ardından kömür santrallerine verilen izinlerde büyük artış yaşandı. 2025 yılında devreye giren birçok santral, aslında o dönem alınan kararların sonucu olarak ortaya çıktı.
Kömür “Yedek Güç” Olarak Görülüyor
Çin yönetimi kömürü tamamen terk etmeyi kısa vadede gerçekçi bulmuyor. Yetkililer, güneş ve rüzgar enerjisinin hava koşullarına bağlı olması nedeniyle kömür santrallerinin denge unsuru olarak gerekli olduğunu savunuyor.
Güneşli ve rüzgarlı günlerde yenilenebilir enerji üretimi artarken, üretimin düştüğü dönemlerde kömür santralleri devreye girerek enerji sisteminin kesintisiz çalışmasını sağlıyor.
Ayrıca raporlara göre 2025 yılında yaklaşık 83 gigawatt yeni kömür santralinin inşasına başlandı. Bu da önümüzdeki yıllarda kömür kapasitesinin bir süre daha artabileceğini gösteriyor.
Enerji Dengesinde Zor Bir Tercih
Uzmanlar Çin’in izlediği enerji stratejisini “denge politikası” olarak değerlendiriyor. Ülke bir yandan karbon salımını azaltmayı hedeflerken, diğer yandan ekonomik büyümeyi ve enerji güvenliğini riske atmak istemiyor.
Kısacası Çin, yenilenebilir enerji yatırımlarında dünya liderliğini sürdürse de, elektrik arzında yaşanabilecek krizleri önlemek için kömür santrallerini hâlâ önemli bir güvenlik sigortası olarak görüyor. Önümüzdeki yıllarda bu dengenin nasıl şekilleneceği ise küresel enerji politikaları açısından yakından takip edilecek.




