Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan "2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı"na ilişkin detayları CNN Türk ekranlarında paylaştı. Türkiye'nin son 23 yılda AR-GE ve inovasyon alanında önemli bir altyapı oluşturduğunu vurgulayan Kacır, yeni dönemde yapay zekâ teknolojilerine daha fazla odaklanılacağını söyledi.
Türkiye'nin bugün 114 teknoparkta faaliyet gösteren 13 binden fazla teknoloji girişimine, 1.700'ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezine ve 300 binden fazla araştırmacıya sahip olduğunu belirten Kacır, bu birikimin yüksek teknoloji üretiminde önemli kazanımlar sağladığını ifade etti.
Eylem planının "Fark et, istifade et, üret ve yönet" olmak üzere dört temel başlık üzerine inşa edildiğini kaydeden Kacır, yapay zekânın yalnızca kullanılmasını değil, toplum ve insanlık için fayda üretmesini hedeflediklerini söyledi.
"TÜRKİYE, SON 23 YILDA AR-GE VE İNOVASYON ALANINDA BÜYÜK BİR ALTYAPI İNŞA ETTİ"
Bakan Kacır'ın açıklamaları şöyle;
"Az önce Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin 2026-2030 döneminde yapay zekâ alanında atacağı adımları içeren eylem planımızı kamuoyuyla paylaşmış oldu. Tabii Türkiye, son 23 yılda AR-GE ve inovasyon alanında gerçekten büyük bir altyapı inşa etti. Bugün 114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimiyle, 1.700'den fazla AR-GE ve tasarım merkeziyle, 300 binin üzerinde AR-GE insan kaynağıyla muazzam bir altyapı ve beşerî sermaye düzeyine eriştik. Bunlar, yüksek teknoloji üretiminde başta savunma sanayi olmak üzere elde ettiğimiz kabiliyetleri beraberinde getiriyor.
"DAHA FAZLA ODAKLANACAĞIMIZ BİR DÖNEMİN KAPISINI AÇMIŞ OLDUK"
Şimdi bütün bunlarla beraber yapay zekâya daha fazla odaklanacağımız bir dönemin kapısını açmış olduk. 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planımız kapsamında atacağımız adımları dört başlıkla özetliyoruz. 'Fark et, istifade et, üret ve yönet.' Bu dört başlık aslında atacağımız tüm adımların kamu tarafında, özel sektör tarafında, üniversitelerde, araştırma merkezlerinde ve toplumdaki karşılıklarını özetlemektedir.
"BİZ YAPAY ZEKANIN FAYDA ÜRETMESİNİ İSTİYORUZ"
Bu başlıkları belirlerken de şu yaklaşımı özellikle kıymetlendirdik. Biz yapay zekânın fayda üretmesini istiyoruz. Örneğin "kullan" demedik, "istifade et" dedik. Kullanmak, iyiye kullanmak ve kötüye kullanmak olarak değerlendirilebilir. Ama istifade etmek, yarar oluşturmak demektir. Fayda sağlamak demektir. Biz bütün bu teknolojileri insanlık yararına olduğu ölçüde kıymetli görüyoruz. Ve bütün bu adımlarımızı hem milletimizin hem de insanlığın yararına olacak şekilde tasarlıyoruz.
"İKİ YIL İÇERİSİNDE 5 MİLYON VATANDAŞIMIZI YAPAY ZEKÂ ALANINDA EĞİTMEYİ HEDEFLİYORUZ"
Bu alanda özellikle toplumsal farkındalık ve eğitimi önemsiyoruz. İki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımızı yapay zekâ alanında eğitmeyi hedefliyoruz. Yine 100 bin yapay zekâ profesyonelini de iki yıl içerisinde eğitecek, donatacak ve bu alana hazırlıyor olacağız. Tabii yapay zekânın gelişiminde veri çok kıymetli. Kendi verimize sahip çıkabilmek, bütün dijital ayak izimizi hem kamuda hem özel sektörde hem de toplumsal yaşamda kendi imkânlarımızla değere dönüştürecek adımlar atmak önemlidir. Bunun için özellikle kamunun veri setlerini yerli ve millî yapay zekâ geliştiricilerine açmaya dönük bir adım atacağız. Ve en az 2 bin kamu veri setini Türkiye'nin yerli yapay zekâ geliştiricilerinin istifadesine sunacağız. Tabii bunun yanında süper bilgisayar altyapısını önemsiyoruz. Veri merkezi altyapısını güçlendirmemiz gerektiğinin farkındayız. Buna dönük bir program ortaya koyuyoruz. Veri merkezi büyüme bölgeleri oluşturacağız. Enerji güvenliği olan, sürekli enerji temini sunduğumuz bu bölgelerle birlikte Türkiye'nin veri merkezi kapasitesini hâlihazırdaki yaklaşık 250 megavat düzeyinden 1 gigavat düzeyine yükselteceğiz. Tabii bunlarla birlikte özel sektör yatırımlarının hayata geçmesini hızlandıracağız. HIT-30 programındaki teşvik çağrılarımızla en az 10 milyar dolar düzeyinde bir özel sektör yatırımının bu alana yönelmesini mümkün kılacağız. Yatırım harcamaları içinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi yüzde 2'lik bir payı önümüzdeki dönemde yapay zekâ altyapılarına ayıracağız. Tüm bunlar Türkiye'nin kendi yapay zekâ çözümlerini geliştirmesine imkân tanıyacak.
"BİLGE' CUMHURBAŞKANIMIZIN KİŞİSEL YAPAY ZEKÂ ASİSTANI OLARAK DEVLETİMİZE HİZMET EDECEK"
Burada büyük dil modellerini ve sektörel dil modellerini önemsiyoruz. Bunun için önemli adımlar attık. TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitümüz bu konuda Türkiye'nin kendi dil modelini geliştirdi ve bu modele "Bilge" ismini verdi. Yerli yapay zekâ modelimizi bugün Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim ettik. Bilge bundan böyle Sayın Cumhurbaşkanımızın kişisel yapay zekâ asistanı olarak devletimize hizmet edecek. İnşallah Bilge'nin ve diğer yerli yapay zekâ çözümlerinin sektörel olarak yaygınlaşmasına dönük hızlandırıcı programları da önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz. Türkiye'yi nasıl enerji ve ulaştırmada bir merkez ülke hâline getirme gayreti içindeysek, dijital altyapılar, fiber altyapılar ve veri merkezleri konusunda da uluslararası iş birliklerini hızlandıracak, dostlarımızla ve komşularımızla birlikte ortak projeler geliştirecek ve bütün bunların merkezinde Türkiye'nin kapasitesinin yükselmesini sağlayacağız.
Bu hepimiz için heyecan verici bir yolculuk olacak. Yapay zekânın dönüştürücü gücünün farkındayız. Pek çok teknolojiden farklı olarak yapay zekâ neredeyse tüm alanları etkiliyor. Pek çok teknoloji sadece bir sahayı, bir alanı daha fazla tesir altına alırken, elektrik gibi ve internet gibi yapay zekâ da neredeyse her alanı hızla etkisi altına alıyor. Buna kayıtsız kalamayız. Sadece küresel çözümlerin kullanıcısı olamayız. Mutlaka kendi çözümlerini geliştiren, insanlık yararına çözümler üreten bir ülke olma rolümüzü güçlendirmeliyiz. Her alanda olduğu gibi burada da Millî Teknoloji Hamlesi'nin tam bağımsızlık iddiasını en güçlü şekilde hayata geçirmek için gayret göstermeliyiz."