Altın veya gümüşten yapılan ziynet eşyalarının veresiye ya da taksitli olarak satılıp satılamayacağı, İslam hukukunda “sarf akdi” hükümleri çerçevesinde değerlendiriliyor.
Buna göre altın, gümüş, Türk lirası ve döviz gibi para niteliği taşıyan varlıkların birbirleriyle değişiminde işlemin peşin yapılması gerekiyor.

Altın ve gümüş satışında peşin ödeme şartı
Sarf akdinin temel şartlarından biri, bedellerin akit sırasında karşılıklı olarak teslim edilmesidir. Taraflardan birinin bedeli vadeli bırakılması durumunda işlemin faiz türlerinden biri olan nesîe ribâsına dönüşeceği ifade edilmektedir.
Bu hüküm, klasik İslam hukuk kaynaklarında da ele alınmıştır. Kâsânî, Bedâ’i‘ adlı eserinde (5/148), Meydânî ise el-Lübâb eserinde (2/47) sarf akdinde peşinlik şartına dikkat çekmiştir.
“Altın ve gümüşü peşin olarak mübadele ediniz. Altın ve gümüşten peşin olmayanı peşin karşılığında satmayınız.” (Müslim, Müsâkāt, 81, 83 (14); Tirmizî, Büyû‘, 23)
Ziynet eşyası ile külçe altın arasında fark bulunmuyor
İslam hukukçularına göre altın ve gümüşün para olarak basılmış olması, işlenmemiş halde bulunması veya külçe şeklinde olması, sarf hükümlerine tabi olma bakımından farklılık oluşturmamaktadır.
Bu değerlendirme; İbnü’l-Münzir’in el-İşrâf (6/56), İbn Rüşd’ün Bidâye (3/212), İbn Kudâme’nin el-Muğnî (4/141), Mevsılî’nin el-İhtiyâr (2/40) ve Zekeriyyâ el-Ensârî’nin Esne’l-metâlib (2/22) adlı eserlerinde yer alan görüşlere dayandırılmaktadır.

Vadeli satış hangi durumda caiz olabilir?
Bu hükme göre altın veya gümüşten yapılmış ziynet eşyalarının Türk lirası ya da döviz karşılığında veresiye veya taksitli şekilde satın alınması caiz görülmemektedir.
Ancak ziynet eşyasında bulunan altın ya da gümüş miktarının bedelinin peşin ödenmesi şartıyla; işçilik, kıymetli taşlar veya benzeri unsurlara ait bedelin vadeli olarak tahsil edilmesinin caiz olduğu belirtilmektedir.

Konuya Dair Fıkhî Araştırmalar
-
İbn Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim’in İstisnai Görüşü: Hanbelî fakihi İbn Teymiyye ve öğrencisi İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye’ye göre; altın ve gümüş meşru bir sanatkârlıkla işlenip ziynet eşyası haline getirildiğinde, münhasıran "değer ölçüsü/para" (semen) olma niteliğini kısmen yitirir ve elbise veya ev eşyası gibi ticari mala (sil‘a / urûz) dönüşür. Bu müctehidlere göre, faiz hilesi kastı taşımamak kaydıyla işlenmiş ziynetin vadeli satışı caizdir.
-
Uluslararası Standartlar (AAOIFI Standardı No. 57): İslami Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kurumu (AAOIFI), 57 no'lu Şeriat Standardı'nda İbn Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim’in içtihadına dayanarak, sanatsal işçiliğin belirgin olduğu altın ve gümüş ziynet eşyasının vadeli/taksitli satışına cevaz vermiştir. Ancak standart, külçe veya maden para niteliğindeki işlemler için peşinlik şartını kesin olarak muhafaza eder.
-
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Tercihi: Türkiye'deki fetva kurulları cumhur-u ulemanın (Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve yaygın Hanbelî mezhebinin) görüşünü esas almaktadır. Çağdaş kâğıt ve kaydî paraların da "semeniyet" (alım gücü ve değer ölçüsü olma) vasfına sahip olması nedeniyle, altın ziynet eşyasının taksitle veya vadeli satılmasını nesîe ribâsı sayarak caiz görmemektedir.
-
Kredi Kartı ile Yapılan Kuyum Alımları: Kredi kartıyla yapılan tek çekim işlemler, günümüz fıkıh kurullarının çoğunluğu tarafından "hükmen kabz" (anında hesaba geçiş veya kesin taahhüt) olarak değerlendirilip peşin hükmünde kabul edilmektedir. Buna karşılık, kart üzerinden vadeli/taksitli işlem yapılması cumhurun yaklaşımına göre yine sarf akdindeki peşinlik kuralını ihlal etmektedir.
-
Kıymetli Taş ve Maden Ayrımı: Altın veya gümüş takıda yer alan pırlanta, elmas, zümrüt ve yakut gibi taşlar ribevî mallardan (sarf akdine tabi maddelerden) değildir. Dolayısıyla bu taşların bedeli faturada veya sözleşmede net şekilde ayrıştırıldığında, bunların taksitlendirilmesi ittifakla caizdir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!





