Adak orucu ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri, tutulan oruçların peş peşe tutulup tutulmayacağıdır.
Dinî kaynaklara göre adak, kişinin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti Allah’a söz vererek kendisine borç kılması anlamına geliyor. Bu nedenle yapılan adağın yerine getirilmesi vacip kabul ediliyor.

Peş Peşe Tutma Şartı Neye Bağlı?
Dinî hükümlere göre bir kimse örneğin 30 gün oruç tutmayı adadıysa, bu sayıda orucu yerine getirmesi gerekiyor. Ancak bu oruçların nasıl tutulacağı, adağın yapılma şekline bağlı olarak değişiyor.

Niyet Belirleyici Oluyor
Eğer kişi adağını yaparken oruçları peş peşe tutmaya niyet etmişse, bu durumda oruçlarını ara vermeden tutması gerekiyor. Ancak böyle bir niyet belirtilmemişse, oruçların aralıklı tutulmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor.
“Kişi adak sırasında nasıl bir niyet ortaya koyduysa, ibadetini de o doğrultuda yerine getirmelidir.”
Bir Yıl ve Daha Fazla Adak Oruçları
Bir yıl veya daha uzun süre oruç tutmayı adayan kişilerin de bu adağı yerine getirmesi gerekiyor. Ancak dinen oruç tutulması yasak olan günler bu sürenin dışında tutuluyor.
Kurban Bayramı’nın dört günü ve Ramazan Bayramı’nın ilk günü ile kadınların özel hâlleri bu kapsamda değerlendirilir. Bu günlerde tutulamayan oruçlar daha sonra kaza edilir.
Ramazan Ayı Detayı
Eğer kişi bir yıllık orucu peş peşe tutmayı şart koşmuşsa, bu sürece Ramazan ayı da dahil edilir ve ayrıca kaza gerekmez. Ancak peş peşe şartı yoksa, Ramazan ayında tutulan farz oruçlar adak yerine sayılmaz ve ayrıca kaza edilmesi gerekir.
Gücü Yetmeyenler Ne Yapmalı?
Adak orucunu yerine getiremeyecek duruma gelen kişiler için de çözüm yolu bulunuyor. Bu durumda her gün için bir fidye verilmesi gerekiyor. Eğer buna da güç yetmezse kişinin Allah’tan af dilemesi tavsiye ediliyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun açıklamalarına göre, adak ibadetlerinde esas olan niyet ve verilen sözün yerine getirilmesidir.

Adak Oruçlarının İfasına Dair Temel Esaslar
-
Adağın Bağlayıcılığı ve Mahiyeti Adak (nezir), kişinin aslında sorumlu olmadığı bir ibadeti Allah rızası için yapmayı taahhüt ederek kendisine vacip kılmasıdır. Şartlarına uygun bir adak yapıldığında, bu sözü yerine getirmek dini bir zorunluluk (vacip) haline gelir.
-
Peş Peşe Tutma (Tevali) Şartı Birden fazla gün oruç adayan kişinin bu oruçları aralıksız tutması, tamamen başlangıçtaki niyete ve sözün lafzına bağlıdır. Eğer kişi "Peş peşe tutacağım" diye niyet etmişse veya diliyle bunu belirtmişse, araya boşluk vermeden tutması gerekir. Ancak böyle bir şart koşulmamışsa, oruçlar ayrı zaman dilimlerinde, bölerek de tutulabilir.
-
Uzun Süreli Adaklar (Bir Yıl ve Üzeri) Bir yıl boyunca oruç tutmayı adayan bir kimse, bu ağır yükümlülüğü yerine getirmekle mükelleftir. Ancak İslam hukukuna göre oruç tutmanın yasak olduğu günler (Ramazan Bayramı'nın 1. günü ve Kurban Bayramı'nın 4 günü) bu hesaba dâhil edilmez. Kadınlar için de özel haller (hayız ve nifas) bu kapsamdadır. Bu günlerde tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilerek sayı tamamlanır.
-
Ramazan Ayı ile Çakışma Durumu Bir yıl oruç tutma adağında bulunurken "peş peşe" şartı koşan kişi için Ramazan ayı, adağın içindeki bir süreç olarak kabul edilir. Ramazan orucu asli bir farz olduğu için adaktan önceliklidir; dolayısıyla kişi Ramazan'da farz orucunu tutar ve bu süre adak süresinden eksilmez (ayrıca kaza gerekmez). Fakat "peş peşe" şartı yoksa, Ramazan'da tutulan farz oruçlar adak yerine geçmeyeceği için, Ramazan ayı sayısı kadar gün yılın geri kalanında kaza edilmelidir.
-
Güç Yetirememe ve Fidye Hükmü Adak orucuna başladıktan sonra yaşlılık veya iyileşme umudu olmayan bir hastalık gibi nedenlerle oruç tutamayacak hale gelen kişiler, tutamadıkları her gün için bir fidye (bir fakiri sabahlı akşamlı doyuracak miktar) verirler. Maddi imkânı buna da elvermeyen kişi, samimiyetle tövbe ederek Allah’ın affına sığınır.
-
Belirlenmiş (Muayyen) ve Belirlenmemiş (Gayri Muayyen) Adaklar Fıkhi bir detay olarak; eğer kişi "Şu ayın başında tutacağım" gibi belirli bir zaman dilimi belirtmişse, o zaman dilimine uyması gerekir. Eğer zaman belirtmeden sadece "Üç gün oruç tutacağım" demişse, ömrünün sonuna kadar dilediği zaman bu borcu ödeyebilir; ancak ibadetlerde acele etmek (müsaraat) her zaman tavsiye edilir.
-
Yolculuk ve Hastalık Durumu Adak orucu tutarken araya giren hastalık veya seferilik (yolculuk) durumu, eğer peş peşe tutma şartı varsa Hanefi mezhebine göre zinciri bozar ve oruca baştan başlanması gerekir. Şafii mezhebinde ise bu gibi zorunlu haller zinciri bozmaz, kalınan yerden devam edilebilir.
Nasihat: Adak, Allah ile yapılan bir ahittir. Bu nedenle yerine getirirken titizlik göstermek manevi huzur kapılarını açar. Ancak kişi, altından kalkamayacağı ağır yüklerin (yıllarca oruç tutmak gibi) altına girmekten kaçınmalıdır; zira İslam kolaylık dinidir. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!








