İslam fıkhında ibadetlerin geçerliliği açısından önemli bir yere sahip olan abdestte niyet meselesi, mezhepler arasında görüş ayrılıklarına konu oluyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun değerlendirmesi, bu farklı yaklaşımları ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Hanefî Mezhebine Göre Niyetin Hükmü
Hanefî mezhebine göre abdest alırken niyet etmek farz değil, sünnettir. Bu görüşün temel dayanağı, abdest âyeti olarak bilinen Kur’ân-ı Kerîm’deki el-Mâide sûresi 6. âyettir. Hanefî âlimler, bu âyette abdestin farzları arasında niyetin açıkça yer almamasını delil olarak kabul eder.
Hanefîlerin Dayandığı Gerekçeler
Hanefîlere göre abdest, namazın şartlarından biri olmakla birlikte, kendi başına müstakil bir ibadet sayılmaz. Ayrıca yine namazın şartları arasında yer alan necasetten taharet ve setr-i avret gibi hususlarda niyetin zorunlu olmaması da bu görüşü destekleyen unsurlar arasında yer alır.
Bu yaklaşımda abdest, esas ibadete bir vesile olarak değerlendirilir ve bu nedenle niyetin farz olmadığı ifade edilir.
Diğer Mezhepler Neden Niyeti Farz Kabul Ediyor?
Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise abdest alırken niyet etmek farzdır. Bu mezhepler, niyetin ibadetin özüyle doğrudan ilişkili olduğunu savunur.
Ayet ve Hadislerle Desteklenen Görüş
“Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti.” (el-Beyyine, 98/5)
Bu âyetin yanı sıra, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) meşhur hadisi de delil olarak gösterilir:
“Bütün ameller niyetlere bağlıdır…”
Bu delillerden hareketle, diğer mezhepler her ibadette olduğu gibi abdestte de niyetin bulunmasının zorunlu olduğunu belirtir.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Değerlendirmesi
-
Hanefî Mezhebine Göre Sünnettir: Hanefî fakihlerine göre abdest, namaz kılabilmek için bir ön hazırlık (vesile) ibadetidir; kendi başına müstakil bir ibadet değildir. Bu nedenle niyet edilmese bile, abdestin rükünleri (yıkama ve mesh işlemleri) yerine getirildiğinde abdest geçerli sayılır.
-
Diğer Üç Mezhebe Göre Farzdır: Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre niyet, abdestin kurucu unsurlarından biridir. Niyet edilmeden yapılan bir temizlik, şer'i anlamda abdest sayılmaz.
-
Kur'an-ı Kerim'deki Dayanaklar: Hanefîler, Mâide Suresi 6. ayette abdestin farzlarının (yüzü yıkamak, kolları yıkamak, başı meshetmek ve ayakları yıkamak) açıkça sayıldığını, burada niyetin geçmediğini savunurlar. Diğer mezhepler ise Beyyine Suresi 5. ayetteki "Dini Allah'a has kılarak kulluk etme" emrinin niyetle mümkün olacağını belirtirler.
-
Sünnetteki Dayanaklar: Niyetin farz olduğunu savunanların en güçlü delili, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1) hadis-i şerifidir. Hanefîler ise bu hadisin "amellerin tamlığı veya sevabı" ile ilgili olduğunu, geçerlilik (sıhhat) şartı olmadığını ifade ederler.
-
Vesile ve Maksat Ayrımı: Hanefî hukuk sisteminde, "necasetten taharet" (elbiseyi temizlemek) gibi durumlarda niyet aranmaz. Abdesti de bu tür bir temizlik kategorisinde değerlendirmişlerdir. Ancak abdestin sevap kazandırması için niyetin şart olduğu konusunda tüm mezhepler müttefiktir.
-
Niyetin Yeri ve Zamanı: Araştırmalara göre, niyeti farz gören mezheplerde niyetin kalben yapılması yeterlidir ve zamanı "yüzü yıkamaya başlarken" olmalıdır. Hanefîlerde ise elleri yıkarken (sünnet olan başlangıçta) niyet etmek daha faziletli görülür.
Abdest Fıkhı
Araştırmalarım sonucunda bu konuyla ilgili şu dikkat çekici ayrıntıları da ekleyebilirim:
-
Teyemmüm İstisnası: İlginç bir not olarak; Hanefîler abdestte niyeti farz görmezken, teyemmümde niyet etmeyi farz kabul ederler. Bunun sebebi, teyemmümde kullanılan toprağın aslında temizleyici bir özelliğinin olmayıp, niyet ve ibadet kastıyla temizlik aracı haline dönüşmesidir.
-
Modern Fıkhi Yorumlar: Günümüz fıkıh çalışmalarında, niyetin ibadeti sıradan bir temizlikten (serinlemek veya kirlenince yıkanmak gibi) ayırdığı vurgulanır. Bu nedenle niyet etmek, ibadet bilincini diri tutan psikolojik ve manevi bir boyuta sahiptir.
-
İhtiyatlı Davranış: Müslüman coğrafyasında farklı mezhepler bir arada yaşadığı için, "ihtiyat" (garantiye alma) prensibi gereği, hangi mezhepten olunursa olunsun abdestin başında niyet etmek en güvenli yoldur. Böylece tüm mezheplerin ittifakıyla geçerli bir ibadet yapılmış olur. ATB

İnanç haberleri için TIKLAYINIZ!
Astroloji ve Rüya haberleri için TIKLAYINIZ!
Kadın Aile haberleri için TIKLAYINIZ!
Kültür Sanat haberleri için TIKLAYINIZ!








