Küresel ısınmaya bağlı deniz seviyesi artışı, deniz seviyesine yakın ada ülkelerinde yerleşim alanları ve yaşam koşulları açısından ciddi riskler oluşturuyor. Pasifik ve Hint Okyanusu’ndaki bazı devletler, nüfuslarının geleceğini güvence altına almak amacıyla göç anlaşmaları, yeni yerleşim alanları, arazi satın alımı ve yapay ada projelerine yöneliyor.

Tuvalu, Kiribati, Marshall Adaları, Maldivler ve Vanuatu’nun uyguladığı yöntemler birbirinden farklılık gösteriyor. Bazı ülkeler dış göç için anlaşmalar yaparken bazıları ise nüfusu ülke içinde daha güvenli bölgelere taşımayı planlıyor.

Tuvalu Avustralya ile göç anlaşması yaptı

Büyük Okyanus’ta bulunan ve ortalama yüksekliği deniz seviyesinden yaklaşık 2 metre olan Tuvalu, Avustralya ile “Falepili Anlaşması” imzaladı.

Anlaşma kapsamında her yıl belirlenen kontenjan dahilinde Tuvalu vatandaşlarına Avustralya’da daimi ikamet ve çalışma hakkı tanınıyor. Böylece ülke, iklim kaynaklı uzun vadeli risklere karşı nüfusun kademeli biçimde başka bir ülkeye yerleşebilmesinin önünü açmış oldu.

Kiribati Fiji’den arazi satın aldı

33 mercan adasından oluşan Kiribati’de tatlı su kaynaklarının tuzlanması ve kıyı erozyonu önemli sorunlar arasında yer alıyor.

Kiribati hükümeti, gelecekte ortaya çıkabilecek yerleşim ve gıda güvenliği ihtiyaçları için Fiji sınırları içerisindeki Vanua Levu Adası’ndan yaklaşık 20 kilometrekare arazi satın aldı.

5 Ülke Tamamen Boşaltılıyor Tahliye Planları Devreye Girdi (1)-1

Marshall Adaları’nda ABD seçeneği

Ortalama rakımı 2 metrenin altında bulunan Marshall Adaları’nda da yükselen deniz seviyesinin kıyı bölgelerini etkilediği belirtiliyor.

Ülkenin ABD ile yaptığı Serbest İttifak Anlaşması (COFA) kapsamında Marshall Adaları vatandaşları ABD’de vizesiz ikamet edebiliyor. Bu hak, nüfusun bir bölümünün kademeli şekilde ABD’ye yerleşmesine imkan sağlıyor.

Maldivler yapay adalara yöneldi

Dünyanın en düşük ortalama rakımına sahip ülkelerinden Maldivler ise iklim riskine karşı mühendislik projelerini öne çıkarıyor.

Ülkede nüfusun daha güvenli alanlarda toplanabilmesi amacıyla deniz seviyesinden daha yüksekte tasarlanan Hulhumale gibi yapay adalar geliştirildi.

Maldivler ayrıca uzun vadede başka ülkelerden arazi satın alınması ihtimaline karşı kaynak oluşturmak amacıyla fon modeli üzerinde de çalıştı.

Vanuatu’da iç tahliye uygulanıyor

Pasifik ülkesi Vanuatu’da ise deniz seviyesindeki yükseliş ve şiddetli tayfunların etkilediği kıyı yerleşimlerinin daha yüksek bölgelere taşınmasına yönelik programlar yürütüldü.

Bu kapsamda bazı köylerin ülke dışına değil, ada içerisindeki daha güvenli ve yüksek noktalara taşınması hedeflendi.

Kaynak: sozcu.com.tr