TİCARETTE YALAN OLMAZ !

Abone Ol

Allaha sonsuz hamd-ü senalar olsun. İnegöl'ümüz ticaret bakımından oldukça marifetli bir belde. Organize sanayimiz, mobilya üretiminde dünya çapında, ticaretimiz var. Hemen yanı başımızda pınarlarından billur sular akan dağlarımız ,yaylalarımız var. Coğrafi olarak ticaret bölgelerine yakınız ve her şeyden önemlisi yetişmiş nitelikli, insan gücümüz var. Elimizdeki nimetin kıymetini ve şükrünü eda etmemiz gerekiyor. Hal böyle iken ;

Müslüman yalan söyler mi ?

Söylemez.

Müslüman insanları kandırır mı ?

Kandırmaz.

Malum ticarette ve siyasette bolca yalan kol gezmekte. Maalesef...

Şunca yıldır hasbelkader mobilya sanayinde rızkımızı arıyoruz. Çok güzel örnekler olduğu gibi kötü örneklere de şahit oluyoruz. Ürün satabilmek için türlü taklalar atan mı dersiniz, pazarlarda vitrin yapan manavlar mı dersiniz...

Ölçü ve tartıda yapılan çeşit çeşit yanlışlıklar ve hileler...

Bir bakıyorsunuz üstte iri balıklar altta küçük balıklar. Vitrinin önünde en güzel meyveler arkada ufak tefekler. Kimi kandırıyorsunuz, kendinizi mi? Yahu bu kadar ufak şeyleri neden bu kadar önemsiyorsun diyebilirsiniz. Hayır bu bir milletin ahlaken geldiği noktadır ve en kötüsü bunun kanıksanmasıdır.

Efendim bu takımı bir vali ye, bir kaymakama ve bir de size satıyoruz, Başka örneği istesen de yok.

Bu halıyı dokuyan kör oldu , bir daha halı dokuyamadı. Eşi benzeri yok. Abla bu balıklar sabah namazını denizde kıldı. O kadar taze. Örnekleri siz çoğaltın...

Peki buna gerek var mı ? Böyle yapınca daha mı etkili oluyor? Daha mı çok kazanılıyor? Başkasının malını kötüleyerek insanları aldatmak... Helale haram katmak ve tüm serveti batırmak.. Hiç düşündük mü üzerimizdeki bereket neden kalktı? Peygamberimiz (AS) " Müslümanları kandıran bizden değildir" buyuruyor.

Verilen sözleri tutmamak, insanları kandırmak olmuyor mu? Neden sözler tutulmuyor? Daha çok kazanmak için. Daha çok ateş için... Daha çok cehennem için... İnsan cehenneme ateşini kendi götürürmüş.

Behlül Dana Hazretleri, bir gün bir yerden gelirken insanlar alaylı bir şekilde sormuşlar.

- Ey Behlül nereden geliyorsun ?

- Cehenneme gittim ateş almaya demiş.

- Eee hani nerede ateş yok elinde.

- Ben de şaşırdım cehennemde ateş olmamasına demiş. Meğer cehennemin ateşini insanlar kendileri götürecekmiş.

Allah'a sığınıp dosdoğru ol. Gerisini düşünme. İşinin gereğini yap, sonra da O'na sığın. Sen kendini parçalasan da rızkından ne bir eksik ve ne de bir fazla kazanabilirsin. Çünkü parayı-malı istediğime veririm diyor Cenab-ı Hakk. Allah var, sorun yok. Teslim olalım O'nun hükümlerine, hem daha mutlu hem daha zengin olalım. Çünkü O'nun servetinin sonu yok. Hem dünyevi hem uhrevi zenginlik...

Yalan ile , hile ile kandırmaca ile kazanılan para haramdır. Haram ile yetişen nesilden hayır gelir mi ?

Gelmez, gelmiyor da... İmam-ı Azam'ın anne ve babasının hikayesini bilmeyeniniz yoktur. Helal rızka bu kadar önem veren bir anne babanın evladı ancak İmam-ı Azam olabiliyor.

Tabi ki İnegöl'ümüzde harama tenezzül etmeyen esnafımız çoğunlukta. Ama arada çürük elmalar çıkmıyor değil. Allah onlara da hidayet versin. Amin.

.