Diğer yandan İshak Paşa kethüdası Sofu Hacı Sinan Bey, Selânik valisi İnegöl’lü İshak Paşa’nın 1487 yılında ölmesi ve vasıyyti gereği İnegöl’e defnedilmesinden sonra -İshak Paşa vakıflarının nâzırı sıfatıyla- yetkili ve de etkili olarak İnegöl’ün yönetimine el koymuştur.
“İbrahim-zâdeler” diye anılan İshak Paşa âilesi, memûriyet vesilesiyle İnegöl’den ayrılınca Sinan Bey, bu âilenin bütün sorumluluğunu sırtına almış görünmektedir.
Zira İshak Paşa’nın büyük oğlu Halil İbrahim Bey, İshak Paşa’nın Selânik ve çevresindeki vakıflarını yönetmek üzere Selânik’e taşınmıştır. İkinci oğlu Pîrî Ahmet Çelebi, SultanII. Bayezid’in hususî defterdârı olduğu için İstanbul’da bulunmaktadır.
Küçük oğlu Şadî Bey / Paşa ise Yavuz Sultan Selim (1512-1520)in ünlü kumandanları arasında yer almış; Amasya sancak beyi olmuş ve Şâdî Paşa ünvanı ile Anadolu’da çıkan celâlî isyanlarını bastırmakta baş rolü oynamıştır; emekli olduğunda da kendisine Biga yöresi dirlik olarak verildiğinden İshak Paşa’nın küçük oğlu bu Şâdi Bey de İnegöl’den kopmuştur.
Bu nedenle İnegöl’de “İbrahim-zâdeler” diye anılan İshak Paşa âilesini,
İnegöl’de Kethüdâları Sofu Hacı Sinan Bey temsil etmiş ve yukarıda görüldüğü üzere uzun yıllar İshak Paşa’nın babası İbrahim Ağa tarafından kullanılan İsaören Köyü, Kethüdâ Sofu Hacı Sınan Bey’e mülk olarak verilmiştir.
Sinan Bey, İmar hareketini Merkez Mahalle’den başlatmıştır. Bu mahalleye önce kendi adına bir hamam, sonra bir mektep ve bir de cami yaptırmıştır. İnegöl’ün fethinden bu yana tekke ve zaviyeli mescid olarak kullanılan tesissin bulunduğu arsanın yola nâzır bölümüne de 4 adet dükkân yaptırarak icarı ile zaviyeli-mescidde görev yapan imam ve müezzinin ücretlerini karşılamıştır.
Diğer yandan Orhan Gazi’nin söz konusu zaviyeli mescidde imâmet hizmeti yapacak kişi için tahsis etmiş olduğu “İrmiyaz/Atış Alanı”ndaki “İldeniz Çiftliği” timar-eri tarafından kullanılmamış olduğundan İldeniz Çiftliği de “Hizmet Dirliği” olarak Noktacı Kasım Efendi’ye verilmiştir.
Yapılan alıntılarda görüldüğü üzere İnegöl’de hitabet hizmeti gören kişinin tasarruf etmesi için, ayrıca, bir de “Hatip Çiftliği” nin tahsis olunduğu görülmekte ve hitabet hizmetinin de Yakûp Efendi tarafından yürütüldüğü beyân edilmektedir.
Kethüda Sofu Hacı Sinan Bey, kendisine mülk olarak verilen İsâören Karyesi ile Koçi/Sungurpaşa Köyü’nde bulunan mezreaları Köprühisar’da inşa ettirdiği zaviye ile İnegöl Sinanbey Mahallesi’nde inşa ettirmiş olduğu mektebin işletme masraflarını karşılamak üzere vakfetmiştir.
Bu arada Kethüdâ Sofu Hacı Sinan Bey, Bursa’da Muradiye semtinde inşa
ettirmiş olduğu Beşikçiler Mescidi ile Beşikçiler Halveti Dergâhı’nı da halkın
hizmetine açmıştır.
Böylece Kethüda Sofu Hacı Sinan Bey, anlamlı bir şekilde,
kurduğu hayrî tesisler ile bir taraftan Bursa -merkeze uzanırken diğer taraftan da Yenişehir- Köprühisar’a uzanmıştır.
Yapılan bütün bu tespit ve açıklamadan sonra 1520’li yıllarda İnegöl kasabasında oluşan kentsel dokunun tasvir ve de tavsîfine geçmek mümkün olacaktır.
RECEP AKAKUŞ Hocanın eserinden düzenleyip yayına hazırlayan
Ayhan Talha Bayraktar