ÖNDEN GİDEN ATLILARI

Abone Ol

İnancını hayatının merkezine koyarak yaşamaya çalışan biri olarak kendimi diğer insanlardan ve inananlardan ayırmadan inancımı anlamaya ve yaşamaya çalışıyorum.

Fakat yıllardır Müslümanlığın bu ülkenin kadim değeri olduğunu, Müslümanlık kaygısı olan ve olmayan herkese söylüyordum.

Müslümanların hayata bakışlarının ve hayat birikimlerinin çok sığ olduğunu okudukları kitabın çeşidi,adetleri,dinledikleri müzik ,görmek istedikleri mekan bunu doğruluyordu..Müslüman'ın esas meselesinin algılamak olduğunu,algılamanın da malzemesinin bilgi kültür ve bilinç olduğunu ifade ediyordum.

Yürüdüğümüz caddelerinin aslında çıkmaz sokaklar olduğunu yeni probleminde aynı caddenin başına dönmek olduğunu dostlarımla paylaştım.

Dini hikayelerde konuşarak hayatın kendisinden kaçtığımızı, dinleyicilerin de bindikleri dolmuşun rahatlığından, şoförün türküsünü söyleme zevkinden mest olduklarını görüyoruz. Müslümanca bir hayatı yaşamayı beceremeyip, Müslümanca konuşarak kendimizi aklamaya çalışıyoruz.

Evet,olan bitenler en çok bu ülkenin aydınının sınıfta kaldığını algılama kültürlerinin gerçeklerden ne kadar da uzak kaldığını gördük.

Aydınlar bir toplumun önden gidenleridir. Olanlar gösterdi ki aydınlar da yoldan sapmışlar.

Müslüman bilginlerin haya bilgisi, hayat bilgisi olanları aydınlatmaktan, toplumu rahatlatmaktan çok karanlığa küfretmemize yarıyor.

Bu ülkedeki Müslüman aydınların bilgilenme, yaşama tarzları, yaşanan hayatı kendi gerçekliği içinde Müslüman düşüncesi ile bize algılama imkanı sağlamıyor.

Dile, dine, insana, düşünceye psikolojiye, sosyolojiye ve hayata ait bilgimiz aslında bizi buraya getirdi.

Evet, insan olmamız neyi gerektirir?

Müslüman olmamız neyi gerektirir?

Bu ülkede yaşamamız neyi gerektirir?

Bu insanlarla yaşamamız neyi gerektirir?

Bu zamanda yaşamamız neyi gerektirir?vb.sorular...

Evet ilmin ve bilimin desteğinde, vahyin ışığında sorulması gereken soruları sormadan, cevaplarını oluşturmadan bütün tavırlarımızın akıbeti yaşananların bir benzeri olur.

Kısaca; duvar bize çarpmadı, biz duvara çarptık...

Evet...

İnsanda,

İnsan haklarında,

Kanunda,

Kurumda,

Devlette,

Millette,

Mezhepte,

Dinde,

Diyanette,

Kardeşlikte,

Müslümanlıkta,

İnanç'ta,

Sanat'ta,

Kültür'de,

Eğitimde,

Yönetim'de,

Cemaat'te,

Cemiyet'te,

Edebiyat'ta,

Dostluk'ta ve düşmanlıkta , oluşturduğumuz bilgi ve bilinç birikimimizle (olanlarda gözüktüğü gibi )duvara tosladık.

.