NASIL BİR ALLAH ?

Abone Ol

"Allah'ın dediği mi olacak, benim istediğim mi?"

Son günlerde düğünlere, mezuniyet törenlerine, cemiyetlere gittim.
Çarşı, pazarı ve Bankaları gezdim.
Gördüklerimi bir araya getirince şu acı gerçeği fark ettim:

Galiba biz, hayatımıza karışmayan bir Allah istiyoruz.
Düğünümüze karışmayan…
Eğlencemize sınır koymayan…
Kılık kıyafetimize yön vermeyen…
Faizimize, kazancımıza ve ticaretimize dokunmayan…
Çocuklarımızın eğitimine, hukukumuza, sosyal ve siyasi tercihlerimize hükmetmeyen bir Allah istiyoruz.

Sadece camilerde, cenazelerde ve kandil gecelerinde ve sıkıntılı zamanlarda hatırlanan;
Hayatın geri kalanında ise susması beklenen bir Allah...

Mekke müşrikleri de Allah'ın varlığını inkâr etmiyorlardı.
Allaha inanıyorlardı.
Onlar, Allah'ın hükmünü hayatlarına hâkim kılmayı kabul etmiyorlardı.

Aradan asırlar geçti. İsyanın şekli ise hiç değişmedi.

Bugün düğünlerimize bakın...
Nikâhla başlayan bir yuvanın ilk gecesinde Allah'ın razı olmadığı görüntüler yaşanıyor.
Tesettür emri hiçe sayılıyor. Hayâ perdesi yırtılıyor.
Kadın-erkek mahremiyetinin sınırları kaldırıldı.
İçkinin haram olduğu bilindiği hâlde kadehler kaldırılıyor.
Müzik, israf ve gösteriş ibadetin önüne geçiriliyor.
Sonra da o yuvadan huzur, bereket ve sadakat bekleniyor.

Sadece düğünlerde değil. Kazancımızda faiz var.
Ticaretimizde kul hakkı var. Sosyal hayatımızda gösteriş var.
Çocuklarımızın eğitiminde Allah'ın ölçüsü değil; modanın ölçüsü var.
Sonra da bereketin neden kaybolduğunu, huzurun neden azaldığını, boşanmaların neden arttığını konuşuyoruz.

Allah'ın hükmünün çıkarıldığı yere ne bereket iner ne de huzur yerleşir.
Dilimiz "Allah'a inanıyorum." diyor; hayatımız ise "Ama bana karışmasın." diyor.

İslam; sadece camide değil, alışverişte, ailede, düğünde, sokakta, ticarette, eğitimde ve hayatın her alanında; doğumdan ölüme kadar Allah'ın hükmüne teslim olarak yaşamaktır.

Asıl soru şu:
Sen gerçekten Allah'ın istediği gibi mi yaşıyorsun?
Yoksa Allah'ın senin istediğin gibi olmasını mı istiyorsun?

Selam ve dua ile...